iri ile cümle
iri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.Las "mamás" grandes y gordas del Bronx solían venir y decirme: "¡Oye, niña, eso es!
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.Magas, molett, bronxi fekete csajok jöttek hozzám és azt mondták, "Hé te lány, ez az!",
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.Mame negre, mari şi grase din Bronx veneau şi spuneau: "Hei fato, asta e!"
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.Những người phụ nữ da đen to béo ở Bronx từng tới và nói, "Này cô gái, đó là nó!"
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.Wielkie, grube mamuśki z Bronksu przychodziły i mówiły: "Hej dziewczyno, to jest to!"
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.Τεράστιες μαύρες μαμάδες από το Μπρονξ έρχονταν και μου έλεγαν "Αυτό είναι κορίτσι μου!"
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.Великі товсті жіночки в Бронксі підходили до мене і казали: "Слухай, дівчино, це воно!"
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.Големи, дебели черни мами в Бронкс идваха и казваха: "Ей, момиче, това е!"
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.Крупные упитанные негритянки из Бронкса подходили ко мне и говорили: "Да, дорогуша, это именно то, что надо!"
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.מאמות גדולות ושמנות בברונקס היו באות ואומרות "היי ילדה, זהו זה!"
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.فالنسوة ذات البشرة السوداء في البرونكس كن يأتين ويقلن " يا فتاة .. هذا هو الذي نريد ان نقوله منذ مدة "
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.やってきて「その通りだわ!」と言いました その後、ソルボンヌのお洒落な若者達が言っていました
Bu adamların birkaçı iri yarıdır.1 số anh em cũng khá to con.
Bu adamların birkaçı iri yarıdır.Ada yang bertubuh besar.
Bu adamların birkaçı iri yarıdır.Algunos son hombres grandes.
Bu adamların birkaçı iri yarıdır.Alguns dos meus homens são muito grandes.
Bu adamların birkaçı iri yarıdır.C'est des costauds.
Bu adamların birkaçı iri yarıdır.De er ret store.
Bu adamların birkaçı iri yarıdır.Nekateri so veliki.
Bu adamların birkaçı iri yarıdır.Niektórzy z nich to osiłki.
Bu adamların birkaçı iri yarıdır.Unii din tipii ăştia sunt masivi.
Bu adamların birkaçı iri yarıdır.Момчетата ми са доста едри.
Bu adamların birkaçı iri yarıdır.Момчетата ми са доста едри.
Bu adamların birkaçı iri yarıdır.بعض هؤلاء الرجال ضخام الحجم
Bu benim telsiz cep telefonum. Iridyum uydu telefonu.Das hier ist mein drahtloses Taschentelefon, ein Iridium-Satellitentelefon.
Bu benim telsiz cep telefonum. Iridyum uydu telefonu.Este é o meu telefone sem fios, um telefone de irídio via satélite.
Bu benim telsiz cep telefonum. Iridyum uydu telefonu.Ez a drótnélküli zsebtelefonom, az Iridium műholdas telefon.
Bu benim telsiz cep telefonum. Iridyum uydu telefonu.Ini adalah saku telepon nirkabel saya, telepon satelit Iridium.
Bu benim telsiz cep telefonum. Iridyum uydu telefonu.Questo è il mio telefono senza fili in miniatura, il telefono satellitare Iridium.
Bu benim telsiz cep telefonum. Iridyum uydu telefonu.To jest mój telefon bezprzewodowy telefon satelitarny Iridium.
Bu benim telsiz cep telefonum. Iridyum uydu telefonu.Вот мой карманный беспроводной телефон, спутниковый телефон Иридиум.
Bu benim telsiz cep telefonum. Iridyum uydu telefonu.Це мій кишеньковий бездротовий телефон, супутниковий телефон Ірідіум.
Bu gördüğünüz cihaz Stanford'daki meslektaşlarımız tarafından gelişitirildi. Adı iRitim.iRhythm이라는 이 장비는 스탠포드의 동료가 개발했는데요,
Bu gördüğünüz cihaz Stanford'daki meslektaşlarımız tarafından gelişitirildi. Adı iRitim.זה פותח על-ידיי עמיתים בסטנפורד, הנקרא iRhythm --
Bu gördüğünüz cihaz Stanford'daki meslektaşlarımız tarafından gelişitirildi. Adı iRitim.لقد قام زملاء من جامعة ستانفرد ،بتطوير جهاز سمي ب" آيريذم"--
Bu gördüğünüz cihaz Stanford'daki meslektaşlarımız tarafından gelişitirildi. Adı iRitim.既存の技術をより安価により効率的に提供する
Bu Iriomote cinsi bir dağ kedisi ! Bu kediyi kim gemiye aldı? o kim?Qui a fait monter ce chat à bord? qui a fait ca? c'est lui!
Bu Iriomote cinsi bir dağ kedisi !Das ist eine Iriomote Katze!
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var. Bunlar derin denizlerde bulunan maddeler.Ez az anyag a mélyen húzódó tengerfenékre jellemző.
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.저기에 자갈들이 있습니다. 그리고 많은 모래가 있죠.
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.Vimos estas alternâncias entre sedimentos como estes — que contêm cascalho e seixos e um monte de areia
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.We zagen deze afwisselingen tussen de sedimenten die er zo uitzien - grind, keien en een hoop zand.
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.Widzieliśmy zmienność w osadach, która wygląda tak: tu jest żwir i otoczaki i trochę piasku.
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.Wir sahen Wechsel zwischen solchen Sedimentschichten hier - mit Kies, Steinen und Sand.
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.Υπάρχουν εκεί μέσα χαλίκια και πέτρες και ένας σωρός από άμμο.
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.כאן יש סוגים שונים של חצץ והרבה חול.
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.هناك الحصى موجودة وكمية من الرمل.
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.それに砂もありますね これは深海にある物質で
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Astfel, am putut să studiez cum se modifică comportamentul lor pe măsură ce colonia îmbătrânea şi se mărea.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Daardoor heb ik kunnen bestuderen hoe hun gedrag verandert naarmate de kolonie ouder en groter wordt.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Et grâce à cela, j'ai pu étudier comment leur comportement change quand la colonie vieillit et grossit.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Jestem też w stanie zbadać jak zmieniają się zachowania wraz z rozwojem kolonii.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.덕분에 저는 이 서식지들이 성장하여 규모가 커짐에 따라 어떻게 행동양식이 변화하는지 연구 할 수 있었습니다.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Und daher konnte ich untersuchen, wie sich ihr Verhalten verändert, wenn eine Kolonie altert und wächst.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Y por lo mismo he podido estudiar cómo cambia su comportamiento a medida que la colonia crece y envejece.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Так как колония стареет и развивается, я могу изучать изменение поведения муравьёв.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.ובגלל זה, התאפשר לי ללמוד כיצד ההתנהגות שלהן משתנה כשהמושבה מתבגרת וגדלה.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.وبهذه الطريقة، تمكنت من دراسة كيفية تغير سلوك النمل كلما نمت المستعمرة وزادت.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.彼らの行動の変化を研究することが出来るのです コロニーのライフサイクルを説明します
Bu türlerin en iri bireyleri, yani türün en dayanıklıları, Kaliforniya'nın kuzey sahillerinde bulunur.이 종의 나무 중에서도 특대급들은 캘리포니아의 북부해안에 자리잡고 있습니다.