irade ile cümle
irade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ne şekilde bunu yapmak istiyorlarsa, kendi iradelerince kendi hayatlarını farklılaştırmaya çalışıyorlar.Lahko delajo po lastni volji, na kateri koli način, z željo po spremembi svojih življenj.
Ne şekilde bunu yapmak istiyorlarsa, kendi iradelerince kendi hayatlarını farklılaştırmaya çalışıyorlar.Seja qual for a maneira como o queiram fazer, à sua escolha, estão a tentar tornar as suas vidas diferentes.
Ne şekilde bunu yapmak istiyorlarsa, kendi iradelerince kendi hayatlarını farklılaştırmaya çalışıyorlar.Wie auch immer sie das möchten, freiwillig, versuchen sie, ihre Leben zu verändern.
Ne şekilde bunu yapmak istiyorlarsa, kendi iradelerince kendi hayatlarını farklılaştırmaya çalışıyorlar.Způsob provedení je na nich, mají naprostou volnost a zkoušejí, jaké to je žít svůj život trochu jinak.
Ne şekilde bunu yapmak istiyorlarsa, kendi iradelerince kendi hayatlarını farklılaştırmaya çalışıyorlar.Z własnej woli próbują zmienić swoje życie.
Ne şekilde bunu yapmak istiyorlarsa, kendi iradelerince kendi hayatlarını farklılaştırmaya çalışıyorlar.באיזה אופן בו הם רוצים לעשות זאת, מרצונם, הם מנסים להפןך את חייהם לשונים,
Ne şekilde bunu yapmak istiyorlarsa, kendi iradelerince kendi hayatlarını farklılaştırmaya çalışıyorlar.أيا كانت الطريقة التي يريدون ان يفعلونها، على حسب رغبتهم الخاصة، أنهم يحاولون ان يجعلوا حياتهم مختلفة،
Ne şekilde bunu yapmak istiyorlarsa, kendi iradelerince kendi hayatlarını farklılaştırmaya çalışıyorlar.自分たちの生活を変えようとしています 世界にも広がっています
Ödüllendirmeye ve primlere abartıyla başvurmak, ahlaki irademizin yerini alıpAz akaratot aláaknázza, ha folytonos az ösztönzésre várunk.
Ödüllendirmeye ve primlere abartıyla başvurmak, ahlaki irademizin yerini alıp도덕적 자발성도 사라져 버렸습니다. 인센티브에 대한 과도한 의존 때문입니다.
Ödüllendirmeye ve primlere abartıyla başvurmak, ahlaki irademizin yerini alıpMoralisk vilja undermineras av att ständigt hänvisa till incitament.
Ödüllendirmeye ve primlere abartıyla başvurmak, ahlaki irademizin yerini alıpוהרצון המוסרי מתערער עקב השימוש הבלתי-פוסק בתמריצים
Ödüllendirmeye ve primlere abartıyla başvurmak, ahlaki irademizin yerini alıpومما يُفسد الإرادة الأخلاقية الاحتكام المستمر للحوافز
Ödüllendirmeye ve primlere abartıyla başvurmak, ahlaki irademizin yerini alıp私たちの「正しい行為をしたい」という思いを奪い 倫理的意志は揺らいでいくでしょう
Oraya eğer iradenizle gitmeye kalkarsanız, büyük dalgalarla karşılaşırsınız ve sonra sizi kıyıya atarlar.Qualsiasi cosa tu faccia per arrivarci con la volontà creerà grandi onde che ti rispingeranno indietro.
Öyleyse, özgür bir iradeye sahip miyim?Aber habe ich dann einen freien Willen?
Öyleyse, özgür bir iradeye sahip miyim?És ha igen, akkor van szabad akarat?
Öyleyse, özgür bir iradeye sahip miyim?Lalu, apakah saya bebas menentukan jalan hidup saya sendiri?
Öyleyse, özgür bir iradeye sahip miyim?Ma allora, esiste il libero arbitrio?
Öyleyse, özgür bir iradeye sahip miyim?Maar heb ik dan een vrije wil?
Öyleyse, özgür bir iradeye sahip miyim?No ale mám potom slobodnú vôľu?
Öyleyse, özgür bir iradeye sahip miyim?På den anden side, har jeg en fri vilje?
Öyleyse, özgür bir iradeye sahip miyim? Peki ya ben kimim?Cine sunt eu?
Öyleyse, özgür bir iradeye sahip miyim? Peki ya ben kimim?Mám svobodnou vůli?
Öyleyse, özgür bir iradeye sahip miyim? Peki ya ben kimim?Men finns då fri vilja?
Öyleyse, özgür bir iradeye sahip miyim? Peki ya ben kimim?Quem sou eu, já agora?
Öyleyse, özgür bir iradeye sahip miyim?Але в такому разі, чи я маю свободу вибору?
Öyleyse, özgür bir iradeye sahip miyim?Если я просто биологический механизм, почему я наделён сознанием?
Öyleyse, özgür bir iradeye sahip miyim?Но тогава, имаме ли свободна воля?
Özgür irade var mı?" Ben de diyorum ki:"Beh', ci sono delle scelte da fare, esiste il libero arbitrio? e io rispondevo:
Politik irade üzerine bolca konuşulur.Alors, les gens parlent de volonté politique.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.Az emberek beszélnek a politikai akaratról.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.Deci, oamenii vorbesc de voința politică.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.그래서 사람들은 정치적 의지에 대해 말합니다.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.La gente habla de la voluntad politica.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.Le persone parlano di volontà politica.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.Mensen praten over politieke wil.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.Mówi się o woli politycznej.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.So viel also zu politischem Willen.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.Vì vậy, người ta nói về lợi ích chính trị.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.Έτσι, οι άνθρωποι μιλούν για πολιτική θέληση.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.Люди говорят о политической воле.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.Хората говорят за политическа воля.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.אנשים מדברים על רצון פוליטי.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.هكذا، يتحدث الناس عن الإرادة السياسية.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.ガリアルの大量死に際して多くの方を喚起してきました
ROMEO üzüntü içinde hasta bir adam, onun iradesini Teklif로미오, 자신의 의지를 확인 슬픔에 아픈 사람을 입찰 -
ROMEO üzüntü içinde hasta bir adam, onun iradesini TeklifROMEO Bid bolan človek na žalost ti njegov bodo -
ROMEO üzüntü içinde hasta bir adam, onun iradesini TeklifROMEO Bid chorego człowieka w smutku się jego woli, -
ROMEO üzüntü içinde hasta bir adam, onun iradesini TeklifROMEO Bid ein kranker Mann in Trauer um seinen Willen -
ROMEO üzüntü içinde hasta bir adam, onun iradesini TeklifROMEO Bid um homem doente de tristeza faça a sua vontade, -
ROMEO üzüntü içinde hasta bir adam, onun iradesini TeklifROMEO Bid un uomo malato di tristezza fare la sua volontà, -
ROMEO üzüntü içinde hasta bir adam, onun iradesini TeklifROMEO Bied een zieke man in verdriet te maken zijn wil, -
ROMEO üzüntü içinde hasta bir adam, onun iradesini TeklifROMEO Bud en sjuk människa i sorg göra hans vilja, -
ROMEO üzüntü içinde hasta bir adam, onun iradesini TeklifROMEO Byd en syg mand i sorg gøre hans vilje, -
ROMEO üzüntü içinde hasta bir adam, onun iradesini TeklifROMEO candidature à un malade dans la tristesse faire son testament, -
ROMEO üzüntü içinde hasta bir adam, onun iradesini TeklifROMEO Licit egy beteg ember szomorú, hogy ő is, -
ROMEO üzüntü içinde hasta bir adam, onun iradesini TeklifROMEO Nabídka nemocný muž ve smutku, aby jeho vůli, -
ROMEO üzüntü içinde hasta bir adam, onun iradesini TeklifROMEO oferta a un hombre enfermo de tristeza que su voluntad, -
ROMEO üzüntü içinde hasta bir adam, onun iradesini TeklifROMEO oferta un om bolnav în tristeţe face voia Lui, -