irade ile cümle

irade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Bởi vì nó cần ý chí để làm điều đúng đắn.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Bolo treba vôľu, aby urobili, čo je správne.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Es brauchte den Willen das Richtige zu tun.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.För att det krävde viljan att göra det rätta
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Fordi det krævede viljen til at gøre det rigtige.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Karena untuk itu diperlukan kemauan untuk melakukan hal yang benar
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.옳은 일을 하는데 "의지"가 필요했으니까요.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Mert kell hozzá akarat jót cselekedni.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Omdat het vroeg om de wil te doen wat goed is.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Parce que cela a demandé la volonté de faire ce qui est bien.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Pentru că a fost nevoie de efort să facă ceea ce este corect.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Perché serviva la volontà di fare la cosa giusta.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Ponieważ wymagało to woli, by postąpić właściwie.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Porque requirió la voluntad de hacer lo correcto.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Protože byla potřeba vůle udělat správnou věc.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Επειδή χρειάστηκε θέληση, για να κάνει το σωστό.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Защото се изисква воля, да бъде направено правилното нещо.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Потому что потребовалась воля, чтобы всё сделать правильно.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Тому що треба була неабияка сила волі, щоб зробити добру справу.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.כי זה דרש רצון לעשות את הדבר הנכון.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.فهو يأخذ بالإرادة لفعل الشيء الصحيح.
Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.膨大な技術力が求められました
Çünkü özgür irade sahibiyiz.자유의지로 선택할 수 있습니다
Çünkü özgür irade sahibiyiz.lub przekleństwem.
Çünkü özgür irade sahibiyiz.- oder verflucht - mit freiem Willen.
Çünkü özgür irade sahibiyiz.Έχουμε ευλογηθεί ή καταραστεί, με την ελεύθερη βούληση.
Çünkü özgür irade sahibiyiz.או קוללנו, בבחירה חופשית.
Çünkü özgür irade sahibiyiz.أو لُعِنّا بحرية الإرادة
Çünkü özgür irade sahibiyiz.環境に優しい未来を選択できるのです
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Além disto, esta é uma tradição estatal muito antiga, uma velha tradição da arte de governar.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Bovendien is dit een zeer oude staatstraditie, een zeer oude traditie van staatsmanschap.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Co więcej, od wieków panuje tu tradycja związana ze sprawowaniem władzy.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Darüber hinaus ist es ist eine sehr alte Staatstradition, eine sehr alte Tradition von Staatskunst.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.De plus, il existe une très vieille tradition d'état et de gouvernance avisée.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Desuden er dette en meget gammel statstradition, en meget gammel tradition i statskunst.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.굉장히 낡은 국가의 전통이자 국가 통치의 오랜 관습입니다.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Lisäksi valtiolliset perinteet ovat hyvin vanhoja, vanhaa hallitsemisen perintöä.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Más aun, ésta es una tradición estatal muy antigua, una tradición muy antigua del arte de gobernar.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Navíc je to velice stará tradice státu, velice stará tradice státnictví.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Non solo, è una tradizione statale molto antica, una tradizione molto antica di concezione statale.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Selain itu, ini adalah tradisi negara yang sangat tua, tradisi kenegaraan yang sangat tua.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Şi mai mult, aceasta e o tradiţie veche a statului, o foarte veche tradiţie în arta statului.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.To pa je tudi stara tradicija, umetnosti vodenja države.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Továbbá, ez egy nagyon régi államhagyomány, egy nagyon régi hagyománya az államszervezésnek.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Επιπλέον, αυτή είναι μια πολύ παλιά κρατική παράδοση, μια πολύ παλιά παράδοση της τέχνης της πολιτικής.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Більш того, це є дуже стара державна традиція, дуже стара традиція політичної прозорливості.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Более того, это очень старая государственная традиция, очень старая традиция построения государства.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.Нещо повече, това е много стара държавна традиция, много стара традиция за управление на държавата.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.יותר מזה, זוהי מסורת מדינית עתיקה, מסורת שלטונית עתיקה מאד.
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.والاكثر من هذا وهو تقليد قديم جداً يتعلق بالانشاءات الحكومية
Dahası, bu çok eski bir devlet geleneği, devlet iradesi geleneği.とても古い国政の一つです もう少し説明が必要であれば
Değilse, o zaman, o saatte yaptığı son. Dolayısıyla bu beden Bear ve irademizi katılacak:다른, 그는이 발견되었을 때, 그 시간은 마지막이다. 따라서이 육체을 부담하고, 우리의 의지를 참석 :
Değilse, o zaman, o saatte yaptığı son. Dolayısıyla bu beden Bear ve irademizi katılacak:אחר, כאשר הוא נמצא, שעה שהוא האחרון שלו. דובי ולכן הגוף הזה, ואת הרצון שלנו להשתתף:
Değilse, o zaman, o saatte yaptığı son. Dolayısıyla bu beden Bear ve irademizi katılacak:آخر ، عندما وجد ان ساعة الأخيرة. وبالتالي تتحمل هذه الهيئة ، وحضور إرادتنا :
Değilse, o zaman, o saatte yaptığı son. Dolayısıyla bu beden Bear ve irademizi katılacak:慈悲が殺人、殺すものを赦免。 [退場する。]
Dolayısıyla bu beden Bear ve irademizi katılacak:Bærer derfor dette organ, og deltage i vores vilje:
Dolayısıyla bu beden Bear ve irademizi katılacak:Bär damit dieser Körper, und besuchen unseren Willen:
Dolayısıyla bu beden Bear ve irademizi katılacak:Bear därför denna kropp, och gå på vår vilja:
Dolayısıyla bu beden Bear ve irademizi katılacak:Bear joten tämä elin, ja osallistua meidän tulee:
Dolayısıyla bu beden Bear ve irademizi katılacak:Bear preto toto telo, a navštevovať našu vôľu:

İlgili Sayfalar