ipotek ile cümle

ipotek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Banka onun binasına ipotek koyuyor.The bank holds a mortgage on his building.
Evimi ipotek ettirdim.I mortgaged my house.
Mary'nin geleceğini ipotek altına alıyorsunuz.You are mortgaging Mary's future.
O, bir ev satın almak için bankadan ipotek karşılığı para aldı.He took out a mortgage from the bank in order to buy a house.
Tom evini ipotek etti.Tom mortgaged his house.
Sami bir ipotek şirketi için çalıştı.Sami worked for a mortgage company.
Ve tabii ki bu aktif, sorunlu ipoteklerle destekli. -And now of course, this asset right here is backed by toxic mortgages.
Bu ipoteklerin üzerinde olan şey ise birinci kayıp dilimi.And it's the equity tranche on these mortgages.
Ve diyelim ki 4 milyar liralık ipotekli borç yükümlülüğüm var. -I have $4 billion in residential CDOs, collateralized debt obligations.
Güvenli ipotek hakkında videolarım var.I have a whole video on mortgage backed securities.
İpotekli borç yükümlülükleri güvenli ipoteklerden türetilmiştir.CDOs, collateralized debt obligations, are derived from mortgage backed securities.
Yaptığınız şey bu ipotekleri senetlere bölüyorsunuz. -So what you do is, you slice them into tranches.
İlgili ipotekleri de yatırım bankasına devrediyorlar. .Let's say I'm some type of the Investment Bank.
Yani bunlar birlikte paketlenmiş bir sürü ipotektir. -Which are just a bunch of mortgages that are packaged together.
Bizim örneğimizde, teminatlar konut kredilerinin ipotekleriydi.So we did the situation with mortgages, but you could do it with a bunch of assets.
Bina ipotekli.The building went bankrupt.
Enron'u, Madoff'u, ipotek krizini düşünün.Think Enron, Madoff, the mortgage crisis.
Diyelim ki sadece gerçek ipotek nasıl çalıştığını gösteren bir örnek göstermektedir.Let's just show an example of how the actual mortgage works.
Herhangi bir ipotek ödemeleri ödemezsiniz.You don't pay any mortgage payments.
Ve sonra biz p ayarlamak için gidiyoruz aylık eşit ödeme, aylık ipotek ödemesini.And then we're going to set p is equal to your monthly payment, your monthly mortgage payment.
Şimdi bu ipotek, sadece iki ödeme ihtiyacı şimdi yapılır.Now this mortgage only needs two payments, so now you are done.
Bu gerçek aslında nasıl çözebilir ipotek ödeme.This is how you can actually solve for your actual mortgage payment.
Yani bunun gibi, biz anlamaya başardık bizim gerçek ipotek ödeme.So just like that, we were able to figure out our actual mortgage payment.
Aynı standarttan kastım, GSE'ye uyan ipotek kredileri vardı.They had the standards of, we call them, conforming loans.
Mesela ipotek için kağıt işini yaptıkları için 5 bin dolar alabilirler. .Maybe they'll get like $5,000 for just doing the paperwork for my mortgage.
Bear Stearns bu işlemi aynı anda milyonlarca ipotek için yapar. .And Bear Stearns is doing this for millions of mortgages at a time.
Daha fazla kişi ipoteklere yatırım yapmak istedi ve Countrywide da şöyle düşündü:Well, more money wanted to invest in people's mortgages.
Ve tabii Countrywide'daki ipotek komisyoncuları bu işten çok memnun kalırlar. .Of course, the mortgage brokers at Countrywide, they love it.
Borç bitti, ipotek yapıldıysa onu da kaldırdılar, ev artık tamamen benim.I would have paid off the loan.
Öyleyse her ipotek 1000 dolar tutacak.So each security cost $1,000.
Halka hoş görünmek için ülkenin geleceğini ipotek etmeyeceğim."Our strategy is leading the country out of the crisis inherited from the past.
Kehoe aylar önce ipotek ve ev sahibi sigorta ödemelerini durdurmuştu.[1]Kehoe had ceased making mortgage and homeowner's insurance payments months earlier.[5]
Ertesi gece, Ravi taksiyi ipotek eder ve geneleve geri döner.The next night, Ravi mortgages the taxi and goes back to the brothel.
Öldüğü zaman kalkanı bir Yahudiye ipoteklendi.Zum Zeitpunkt seines Todes war er dem jüdischen Volk verhasst.
Millet iradesine ipotek koyma peşindeler" şeklinde yorumlamıştır.Donc il refuse d'être associé à eux "par capillarité" comme il dit.
Cinayet ile suçlanan Ed, Riedenschneider'ı yeniden tutmak için evini ipotek ettirir.Ed es enjuiciado por el asesinato e hipoteca su casa para volver a contratar a Riedenschneider.
İktisadi siyaset açısından Ruhr bölgesi çeyizi ağır bir ipotek olarak duruyordu.Com'era prevedibile, la legge di Rullo incontrò una forte ostilità.
Öldüğü zaman kalkanı bir Yahudiye ipoteklendi.Таким образом, вместо парня был повешен бесчестный еврей.
Öldüğü zaman kalkanı bir Yahudiye ipoteklendi.Bij het overlijden van leden werd een zielemis opgedragen.
Haçlı olabilmek için düklüğünü kardeşi William'a 10,000 marks karşılığı ipotek etti.为了筹集参加十字军东征的费用,罗贝尔将自己的公爵领地以10000马克抵押给他的兄弟威廉。
Cinayet ile suçlanan Ed, Riedenschneider'ı yeniden tutmak için evini ipotek ettirir.Ed je optužen pa stavlja kuću pod hipoteku kako bi opet angažirao Riedenschneidera.
Aynı standarttan kastım, GSE'ye uyan ipotek kredileri vardı.Eles tinham padrões de, podemos chamá-los, em conformidade com empréstimos.
Aynı standarttan kastım, GSE'ye uyan ipotek kredileri vardı.Ellas tenían el estandard, de lo que llamamos, "Conforming loans" (prestamos conformes)
Aynı standarttan kastım, GSE'ye uyan ipotek kredileri vardı.Měly standardy, které nazýváme v souladu s úvěry.
Aynı standarttan kastım, GSE'ye uyan ipotek kredileri vardı.Είχαν τα πρότυπά τους σύμφωνα με τα δάνεια.
Aynı standarttan kastım, GSE'ye uyan ipotek kredileri vardı.Вони мали стандарти, ми їх називаємо відповідними позиками.
Aynı standarttan kastım, GSE'ye uyan ipotek kredileri vardı.あなたは、20%の頭金を持っている必要があり、
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Alţii ziceau: ,,Punem zălog ogoarele, viile şi casele noastre, ca să avem grîu în timpul foametei.``
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Anderen hadden hun akkers, wijngaarden of huizen moeten verpanden om aan geld voor voedsel te komen.
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Andre sagde: "Vore Marker, Vingårde og Huse må vi give i Pant for at få Korn under Hungersnøden!"
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Andre sa: Våre marker og vingårder og hus må vi sette i pant; la oss få korn til å stille vår hunger!
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.D`autres disaient: Nous engageons nos champs, nos vignes, et nos maisons, pour avoir du blé pendant la famine.
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.혹은 말하기를 우리의 밭과 포도원과 집이라도 전당 잡히고 이 흉년을 위하여 곡식을 얻자 하고
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Och några sade: »Våra åkrar, vingårdar och hus måste vi pantsätta; låt oss få säd till att stilla vår hunger.»
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Toiset sanoivat: "Peltomme, viinitarhamme ja talomme meidän täytyy pantata saadaksemme viljaa nälkäämme".
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.ויש אשר אמרים שדתינו וכרמינו ובתינו אנחנו ערבים ונקחה דגן ברעב׃
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.وكان من يقول حقولنا وكرومنا وبيوتنا نحن راهنوها حتى نأخذ قمحا في الجوع.
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.有 的 說 、 我 們 典 了 田 地 、 葡 萄 園 、 房 屋 . 要 得 糧 食 充 飢
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.有的 說 、 我們典 了 田地 、 葡萄園 、 房屋 . 要得 糧食 充飢
Bear Stearns bu işlemi aynı anda milyonlarca ipotek için yapar. .A Bear Stearns tohle udělá s milionem hypoték naráz.

İlgili Sayfalar