Evren, muazzam sayıda farklı frekanslarda titreşen ufacık-tefecik enerji ipliklerinden inşa edilmiştir.다양한 주파수로 진동하는 미세한 에너지 실들이 무수히 많이 존재하는 모습으로 말이죠.
Evren, muazzam sayıda farklı frekanslarda titreşen ufacık-tefecik enerji ipliklerinden inşa edilmiştir.Nagyszámú parányi táncoló energiaszálból áll, melyek különböző frekvenciákon rezegnek.
Evren, muazzam sayıda farklı frekanslarda titreşen ufacık-tefecik enerji ipliklerinden inşa edilmiştir.Nó được xây dựng bởi một số lượng lớn các sợi năng lượng dao động siêu nhỏ, dao động với các tần số khác nhau.
Evren, muazzam sayıda farklı frekanslarda titreşen ufacık-tefecik enerji ipliklerinden inşa edilmiştir.Той е построен от огромен брой такива малки тънки нишки вибрираща енергия, вибриращи с различни честоти.
Evren, muazzam sayıda farklı frekanslarda titreşen ufacık-tefecik enerji ipliklerinden inşa edilmiştir.הוא בנוי ממספר עצום של הסיבים הקטנטנים הללו של אנרגיה רוטטת, שרוטטת בתדרים שונים.
Evren, muazzam sayıda farklı frekanslarda titreşen ufacık-tefecik enerji ipliklerinden inşa edilmiştir.مكونة من عدد هائل من هذه الخيوط الطاقية المهتزة المتناهية الصغر، تهتز ببترددات مختلفة.
Evren, muazzam sayıda farklı frekanslarda titreşen ufacık-tefecik enerji ipliklerinden inşa edilmiştir.エネルギーの繊維が、異なる振動数で震えることによって 作り出されているのです 異なる振動数は異なる粒子を作り出します
Genç bir kimyacı çok dayanıklı bir iplik icat ettiğinde, büyük bir gelişme kaydedildiğine inanır.Veří, že se uskutečnil velký pokrok.
Genç bir kimyacı çok dayanıklı bir iplik icat ettiğinde, büyük bir gelişme kaydedildiğine inanır.Πιστεύει ότι έκανε μια μεγάλη ανακάλυψη.
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Haar wagen-spaken gemaakt van lange spinners 'poten;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Hänen waggon-pinnoja teki pitkän uistinta "jalat;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Hendes vogn-eger lavet af lange spindere 'ben;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Hennes vagn-ekrar gjorda av långa spinnare "ben;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Her Tovorna avto-napere iz dolgih vrtalnike kraki;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Her Waggon-küllős készült hosszú Spinners lábát;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Ihr Wagen-Speichen lange Spinner "Beine gemacht;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Il suo vagone-raggi fatto di filatori gambe lunghe ';
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Její voze-paprsky z dlouhých nohou přadleny ";
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Jej voze-lúče z dlhých nôh práčky ";
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Jej wóz-szprychy wykonane z długie nogi obrotówki ";
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Seu vagão-raios feitos de pernas longas spinners ";
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Son char-rayons en jambes longues filatures;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Su carro radios hechas de piernas hilanderos largo ';
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Waggon-ακτίνες της έκανε τα πόδια μακρύ κλώστες "?
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Ее вагон-спицы изготовлены из ноги долго прядильщиков ';
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Нейният вагон-спици на краката, дълги предачите;
İplik SertliğiIntensitet for tråd
İplik UzunluğuLengde på tråd
İplik YoğunluğuTetthet for tråd
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.És a palást alsó peremére csinálának gránátalmákat, kék, és bíborpiros, és karmazsinszinû sodrott fonálból.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.Fecero sul lembo del manto melagrane di porpora viola, di porpora rossa, di scarlatto e di bisso ritorto
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.In za rob suknje so naredili margaranovih jabolk iz višnjevega, zagorelordečega in karmezinovega sukanca.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.청색 자색 홍색실과 가는 베실로 그 옷 가장자리에 석류를 수 놓고
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.Nas abas do manto fizeram romãs de azul, púrpura e carmesim, de fio torcido.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.Nơi trôn áo , thắt những trái lựu bằng chỉ xe mịn màu tím , đỏ điều , đỏ sặm ;
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.Nơi trôn áo, thắt những trái lựu bằng chỉ xe mịn màu tím, đỏ điều, đỏ sặm;
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.Och på kåpans nedre fåll satte man granatäpplen, gjorda av mörkblått, purpurrött och rosenrött tvinnat garn.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.On mit sur la bordure de la robe des grenades de couleur bleue, pourpre et cramoisi, en fil retors;
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.På overkjortelens kant nedentil satte de granatepler av tvunnet blå og purpurrød og karmosinrød ull.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.Pe marginea mantiei au făcut nişte rodii de coloare albastră, purpurie şi cărmizie, din fir răsucit;
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.Και εκαμον επι των κρασπεδων του ποδηρους ροδια εκ κυανου και πορφυρου και κοκκινου και βυσσου κεκλωσμενης.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.по подолу верхней ризы сделали они яблоки из голубой, пурпуровой и червленой шерсти ;
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.По полите на мантията направи нарове от синьо, мораво, червено и препреден висон.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.ויעשו על שולי המעיל רמוני תכלת וארגמן ותולעת שני משזר׃
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.وصنعوا على اذيال الجبة رمّانات من اسمانجوني وارجوان وقرمز مبروم.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.在 袍 子 底 邊 上 、 用 藍 色 紫 色 朱 紅 色 線 、 並 撚 的 細 麻 作 石 榴
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.在 袍子 底 邊上 、 用藍 色 紫色 朱紅色 線 、 並撚 的 細麻 作 石榴
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Akkor vegyen a pap czédrusfát, izsópot és karmazsint, és vesse a tehénnek égõ részei közé.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Derefter skal Præsten tage Cedertræ, Ysop og karmoisinrødt Uld og kaste det på Bålet, hvor Kvien brænder.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Eleazar zal cederhout, hysop en scharlaken nemen en dat in het vuur gooien.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.e o sacerdote, tomando pau do cedro, hissopo e carmesim, os lançará no meio do fogo que queima a novilha.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.In duhovnik vzemi cedrovega lesa in izopa in karmezinove volne in vrzi to v plamen, ki požira junico.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.동시에 제사장은 백향목과 우슬초와 홍색실을 취하여 암송아지를 사르는 불 가운데 던질 것이며
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Luego el sacerdote tomará madera de cedro, hisopo y lana carmesí, y los echará en el fuego en que arde la vaca
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Och prästen skall taga cederträ, isop och rosenrött garn och kasta det i elden vari kon brännes upp.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Og presten skal ta sedertre og isop og karmosinrød ull og kaste det i ilden, der hvor kvigen brennes.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Preotul să ia lemn de cedru, isop şi cîrmîz, şi să le arunce în mijlocul flăcărilor cari vor mistui vaca.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Und der Priester soll Zedernholz und Isop und scharlachrote Wolle nehmen und auf die brennende Kuh werfen
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.и пусть возьмет священник кедрового дерева и иссопа и нить из червленой шерсти и бросит на сожигаемую телицу;
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.После свещеникът да вземе кедрово дърво, исоп и червена прежда , и да ги хвърли всред горящата юница.