Evet, bana bunu yapanlardan intikamımı alacaktım!¡Juré que me vengaría de los que me hicieron esto!
Evet, bana bunu yapanlardan intikamımı alacaktım!Sim, eu iria vingar-me daqueles que me tinham feito isto!
Evet, bana bunu yapanlardan intikamımı alacaktım!Sì, mi sarei vendicato contro coloro che mi avevano ridotto così!
Evet, bana bunu yapanlardan intikamımı alacaktım!Zemszczę się na tych, którzy mi to zrobili.
Evet, bana bunu yapanlardan intikamımı alacaktım!Θα εκδικούμουν, αυτούς που μου το έκαναν αυτό!
Evet, bana bunu yapanlardan intikamımı alacaktım!Да, я отомщу тем, кто так со мной поступил!
Gerçekten neye ihtiyaçları vardı? Hırsa, aşka, birazcık nefrete belki biraz intikama ihtiyaçları vardı.Potřebují vášeň, lásku, trochu nenávisti, možná trochu pomsty?
Hades'ten intikam almak için geri döner.복수를 하기 위해 매 년 봄을 가져온다고 말할 수도 있었겠지요.
Hades'ten intikam almak için geri döner.כדי לנקום בהאדס באמצעות "כוחות האביב" שלה.
Hades'ten intikam almak için geri döner.لتنتقم من هاديس ( أخ زيوس ) ، بقوسها الزنبركى .
Hades'ten intikam almak için geri döner.毎年春には戻ってくるのです。 彼女は春の風によりハーデスの領域を冷やし、
Hangi hayvan bütün hayatını tutsak olarak geçirmek ister ki... ... eğer seçme şansı olsaydı? İNTİKAMMikä eläin valitsisi koko elämän kestävän vankeuden jos se voisi valita? kosto
Her şeyden nefret eder de ondan. İntikamını almış oluyor böylece.Mert gyűlöli a világot... ...és a maga módján így áll bosszút rajtuk.
Her şeyden nefret eder de ondan. İntikamını almış oluyor böylece.Pentru că urăşte lumea... ... şi aşa se răzbună pe ea.
Hırsa, aşka, birazcık nefrete belki biraz intikama ihtiyaçları vardı.Benötigten sie Leidenschaft, Liebe, ein wenig Hass, vielleicht etwas Rache?
Hırsa, aşka, birazcık nefrete belki biraz intikama ihtiyaçları vardı.Czy potrzebowali pasji, miłości, trochę nienawiści, może małego rewanżu?
Hırsa, aşka, birazcık nefrete belki biraz intikama ihtiyaçları vardı.Они нуждаются в страсти, любви, ненависти, а может быть в небольшой мести?
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Az Intolerancia, a kirekesztés és a bosszú lettek a forradalom utóhatásának ikonjai.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Intolérance, exclusion et vengeance sont devenus les icônes [des conséquences] de la révolution.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Intolerância, exclusão e vingança tornaram-se os ícones da pós-revolução.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Intoleranţa, excluderea şi răzbunarea au devenit embleme ale urmărilor revoluţiei.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Intoleranz, Ausschluss und Rache wurden zu den Ikonen der [Folgezeit] der Revolution.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Intolleranza, esclusione e vendetta sono diventati i simboli del dopo-rivoluzione.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.비관용, 배타성, 그리고 복수는 혁명 [후유증]의 아이콘이 되었습니다
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Netolerance, vyloučení a odplata se staly ikonami následků revoluce.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Neznášanlivosť, vylúčenie a pomsta sa stali ikonami dôsledkov revolúcie.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Nietolerancja, wykluczenie i zemsta stały się nowymi ikonami rewolucji.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Onverdraagzaamheid, uitsluiting en wraak werden de kenmerken van de nasleep van de revolutie.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Tính không dung thứ, loại trừ và báo thù trở thành biểu tượng của thời (hậu) khởi nghĩa.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Нетерпимость, дискриминация и месть стали главными последствиями революции.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Нетърпимост, отлъчване и отмъщение маркираха последствията на революцията.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.חוסר סובלנות, הדרה ונקמה הפכו לסמלים של מה שנשאר לאחר המהפכה.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.التعصب والإقصاء والإنتقام أصبحوا رموز ما بعد الثورة
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.それが革命戦争の残した「余波」です 私は今日 男女の候補者の「ジッパーリスト」と 選挙での成功について話すために来たのではなく
İngiltere ise Avusturyalıların denizleri kontrol edip intikam almak istediklerini biliyordu.영국은 그들이 일종의 물을 지배한다는 의식이 있었고
İngiltere ise Avusturyalıların denizleri kontrol edip intikam almak istediklerini biliyordu.Oni se jen chtěli pomstít.
İngiltere ise Avusturyalıların denizleri kontrol edip intikam almak istediklerini biliyordu.Wielka Brytania jest świadoma, że kontroluje morza,
"İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,아프가니스탄의 부패를 살펴보고 싶어요. 경찰관을 사칭해 보는 겁니다.
"İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,דרך עבודה שלי שנקראת "גמול" שבה אני מתחזה לקצין משטרה,
"İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,من خلال عمل يسمى "الاسترداد" وانتحال شخصية ضابط شرطة،
"İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,警官の真似をしてカブールの 路上に偽の検問所をつくって 車を止めるんですけど
İntikam almanın tek bir yolu var.Ezt csak egy módon teheti meg.
İntikam almanın tek bir yolu var.Il n'y a qu'une seule façon de te venger de mon grand-père.
İntikam almanın tek bir yolu var.Υπάρχει μόνο ένας τρόπος για πάρεις εκδίκηση.
İntikam almanın tek bir yolu var.هناك طريقة واحدة للانتقام
"İntikam Ateşi""Chama de Vingança"
"İntikam Ateşi""HÆVNENS FLAMME"
"İntikam Ateşi""Hämndens flamma"
"İntikam Ateşi"Koston liekki.
"İntikam Ateşi"LAS LLAMAS DE LA VENGANZA
"İntikam Ateşi""Η Φλόγα της Εκδίκησης"
"İntikam Ateşi""Пламя мести"
Intikam daha ölümden daha pursu'd olabilir mi?Bisa dendam akan pursu'd lebih jauh dari kematian?
Intikam daha ölümden daha pursu'd olabilir mi?Czy zemsta jest pursu'd dalej niż śmierć?
Intikam daha ölümden daha pursu'd olabilir mi?Kan hævn være pursu'd længere end døden?
Intikam daha ölümden daha pursu'd olabilir mi?Kan hämnd vara pursu'd längre än döden?
Intikam daha ölümden daha pursu'd olabilir mi?Kann Rache weiter als der Tod pursu'd werden?
Intikam daha ölümden daha pursu'd olabilir mi?Kan wraak verder dan de dood worden pursu'd?
Intikam daha ölümden daha pursu'd olabilir mi? Kötü Condemned, ben seni tutuklamak;복수는 더 이상 죽음보다 pursu'd 수 있습니까? 악당을 선고, 나는 그대 놓는다 않습니다;
Intikam daha ölümden daha pursu'd olabilir mi? Kötü Condemned, ben seni tutuklamak;Μπορεί η εκδίκηση να είναι pursu'd περαιτέρω από το θάνατο; Καταδικασμένος κακοποιός, να κάνω τη σύλληψη σου?