Öte yandan büyük konvoylar saldıranlara karşı daha çok savaş gemisini intikal edebilecekti.On the other hand, large convoys could deploy more warships against an attacker.
Daha sonra bunlardan çocuklarına intikal etti.From then on he raised the boys as his own children.
Ölümünden sonra bütün malı Devlet Hazinesine intikal edildi.After his death the property was sold out of the family.
4 Nisan 2003 tarihinde ilk ABD birlikleri Bağdat Uluslararası Havaalanına intikal eder.On the morning of April 3, 2003, US forces advanced on Saddam International Airport.
Bunun üzerine şimdiki yerleşim yerine intikal etmişler.There they were settled after some turmoil at their present location.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.These just become numbers that we refer to.
Hakkın Rahmetine intikal edince onu Kudsu Şerife götürmek için geldiler.And when he passed away they came to take him to the Holy Land (Jerusalem).
Onlara: "Daha önce ahirete intikal etmeyeceğinize dair yemin etmemiş miydiniz?" denilir.(But they will be told,): "Are you not those who used to swear: 'There is no reverse for us?'
Konu, bunun üzerine sivil mahkemeye intikal etti ve kendisi bu olaydan beraat etti.Dieser legte daraufhin Klage bei einem Zivilgericht ein und bekam vor diesem Recht.
Centuria tek bir birlik olarak savaşır, intikal eder ve üslenirdi.Sin embargo, la centuria luchaba como una unidad, marchaba como una unidad y acampaba como una unidad.
Başka bir hareketlilik konusu da tankı operasyon bölgesine intikal ettirmektir.Otra cuestión sobre la movilidad es la de conseguir llevar el carro de combate al teatro de operaciones.
Birisi vefat ettiği zaman; "ebedi maşrık"a intikal etti deyimi kullanılır.Quando è stupita di qualcosa ha l'abitudine di dire la parola "Gagantos".
Eğer referans yoksa, o zaman bu alıntı değil intikaldir.Если источник не указан, то это не цитата, а плагиат.
Daha sonra bunlardan çocuklarına intikal etti.Для этого он похищал чужих детей.
Ölümünden sonra bütün malı Devlet Hazinesine intikal edildi.После смерти дея все его имущество отходило в государственную казну.
Bunun üzerine şimdiki yerleşim yerine intikal etmişler.ولذلك تم تحويلهم إلى مكانهم الحالي.
Ölümünden sonra bütün malı Devlet Hazinesine intikal edildi.Aquando da sua morte, a sua propriedade passa a ser detida pelo tesouro do rei.»
Paşanın ölümünden sonra varislerine intikal eden köşk, bugün mevcut değildir.Voor de dood, die vandaag zo vele gedaanten heeft, ben ik niet bang.
Ölümünden sonra bütün malı Devlet Hazinesine intikal edildi.Після його смерті ці речі були виморочені царською скарбницею.
Amerika'da mahkemeye intikal etmiş şiddet eylemlerinin %95'i kadınlara karşıdır.În Mexic 77% dintre cazurile de omor în care victima este o femeie rămân nepedepsite.
Bazıları ise, Eugene (Palermo) gibi Hohenstaufen hükümetine kolaylıkla intikal etti.Néhányan azonban, mint a szicíliai görög, Palermói Eugene, könnyedén átpártolt a német kormányzathoz.
1951 yılında ise İzmir/Gaziemir'e intikal etmiştir .1951-ben került szedőnek a Szikra/Kossuth Nyomdába.
Daha sonra bunlardan çocuklarına intikal etti.Ως εχέγγυο άφησε πίσω της τα παιδιά της.
Birliğine bir gün sonra intikal etmesi için rica edilse de bu teklif kabul edilmedi.Όταν προσπάθησε να επικοινωνήσει μαζί της και πάλι εκείνο το βράδυ, δεν υπήρξε καμία απάντηση.
Bir kısım evrak da ambalaj kağıdı olarak esnafa intikal etmiştir.En ekstra advarsel ble også trykt på baksiden av sigarettpakker.
Mirasın üç ay sonundaki kesin intikaline kadar dava ertelenir.Sak om forlengelse reises ved tingretten senest tre måneder før forvaringstidens utløp.
Daha sonra bunlardan çocuklarına intikal etti.Ia segera membangunkan anak-anaknya.
Daha sonra bunlardan çocuklarına intikal etti.나중에 그녀는 자식들에 의해 구제되었다.
Olay yargıya intikal etmek üzeredir.כעת נעבור להוכחת המשפט עצמו.
Bunun üzerine şimdiki yerleşim yerine intikal etmişler.Поради тази причина е преместено на сегашното си място.
Motorize piyade, intikali motorlu taşıt araçlarıyla sağlanan piyade birlikleridir.Монголските войски включват главно моторизирана пехота.
Bu pozisyonların çoğu babadan oğula geçerdi ve tek bir aile içinde nesiller boyunca intikal edilirdi.Koriste ih većinom starije generacije pa bi mogli izumrijeti unutar jedne generacije.
Luftwaffe'ye bağlı unsurlar da bölgeye intikal ettirildi.S obranou samozrejme pomáhali aj jednotky Luftwaffe dislokované v oblasti.
Konu, bunun üzerine sivil mahkemeye intikal etti ve kendisi bu olaydan beraat etti.Zaradi tega je moral na sodišče, ki pa ga je oprostilo.
Centuria tek bir birlik olarak savaşır, intikal eder ve üslenirdi.Centurija buvo karinis vienetas, ir žygiuodavo, apsistodavo bei kaudavosi kaip vienetas.
Aşağıdaki bütün koşulları yerine getiriyorsanız, hiç bir varlık intikal vergisi ödemeniz gerekmez:Du behöver ändå inte betala överlåtelseskatt om alla följande villkor uppfylls:
Aşağıdaki bütün koşulları yerine getiriyorsanız, hiç bir varlık intikal vergisi ödemeniz gerekmez:Sinun ei kuitenkaan tarvitse maksaa varainsiirtoveroa, jos kaikki seuraavat ehdot täyttyvät:
Aşağıdaki bütün koşulları yerine getiriyorsanız, hiç bir varlık intikal vergisi ödemeniz gerekmez:Однако при выполнении всех следующих критериев вы не обязаны платить налог на переход собственности:
Aşağıdaki bütün koşulları yerine getiriyorsanız, hiç bir varlık intikal vergisi ödemeniz gerekmez:وعلى كل حال لا يجب عليك دفع ضريبة تحويل الأموال إذا وافيت كل الشروط التالية:
Aşağıdaki bütün koşulları yerine getiriyorsanız, hiç bir varlık intikal vergisi ödemeniz gerekmez:满足下列条件时,免征资产转让税。
Birlikler böylece gereken yere derhâl intikal edebiliyordu.군단이 필요할때면 쉽게 도움을 받을 수 있었습니다.
Birlikler böylece gereken yere derhâl intikal edebiliyordu.To pozwalało szybko przerzucać oddziały.
Birlikler böylece gereken yere derhâl intikal edebiliyordu.אפשרו לכוחות להגיע במהירות לאן שהיו זקוקים להם.
Birlikler böylece gereken yere derhâl intikal edebiliyordu.مما يسمح للعسكر بالتنقل بسرعة حيثما أحتيج منهم ذلك.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.Aceste persoane devin doar niște numere la care facem referință.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.Ce sont simplement devenus des nombres auxquels on se réfère.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.Chỉ mới là những con số mà chúng ta nhắc tới.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.Ezek csak számokká válnak amire hivatkozunk.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.Hal ini menjadi tak lebih dari angka-angka yang kita rujuk.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.Het worden gewoon cijfers om naar te verwijzen.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.Isto são só números de que falamos.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.이것은 단지 우리가 언급한 숫자들일 뿐입니다.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.Oni stają się tylko liczbami, do których odnosimy się.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.Questi diventano solo numeri ai quali ci riferiamo.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.Sie sind nur noch Zahlen, auf die wir verweisen.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.Stali sa len číslami, o ktorých hovoríme.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.Staly se pro nás čísly, na která se odkazujeme.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.Todo se convierte en números de los que hablamos.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.Αυτά είναι απλά νούμερα στα οποία αναφερόμαστε.
Bunlar sadece bize intikal eden rakamlar.Това са станали просто числа, на които се позоваваме.