Ana içeriğe geç
Sözlük

insanlarda ile cümle

insanlarda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Güvendiğiniz insanlardan, seveceğiniz yerler.Miesta, ktoré máte radi, od ľudí, ktorým dôverujete.
Güvendiğiniz insanlardan, seveceğiniz yerler.Místa, která máte rádi. Od lidí, kterým věříte.
Güvendiğiniz insanlardan, seveceğiniz yerler.Ställen du kommer att älska, från personer du litar på.
Güvendiğiniz insanlardan, seveceğiniz yerler.Μέρη που αγαπάτε, από άτομα που εμπιστεύεστε.
Güvendiğiniz insanlardan, seveceğiniz yerler.Местата, които харесвате, от хората, на които се доверявате.
Güvendiğiniz insanlardan, seveceğiniz yerler.Місця, які ви любите, від людей, яким ви довіряєте.
Güvendiğiniz insanlardan, seveceğiniz yerler.Узнавайте о новых местах от тех, кому доверяете.
Güvendiğiniz insanlardan, seveceğiniz yerler.それがプラス
Hala polisin en azından bizi kötü insanlardan koruduğu için gerekli olduğunu düşünüyoruz.Chúng ta có vẻ vẫn hiểu rằng ít nhất chúng ta cần lực lượng cảnh sát bảo vệ khỏi kẻ xấu.
Hala polisin en azından bizi kötü insanlardan koruduğu için gerekli olduğunu düşünüyoruz.우리는 몇몇 나쁜 사람들로부터 적어도 우리를 보호하기 위해 경찰이 필요하다고 여전히 생각하는 것 같습니다.
Hala polisin en azından bizi kötü insanlardan koruduğu için gerekli olduğunu düşünüyoruz.Nadal rozumiemy, że policja jest potrzebna, by nas chronić przed złoczyńcami.
Hala polisin en azından bizi kötü insanlardan koruduğu için gerekli olduğunu düşünüyoruz.Sembriamo ancora capire che almeno abbiamo bisogno della polizia per sentirci protetti dai malfattori.
Hala polisin en azından bizi kötü insanlardan koruduğu için gerekli olduğunu düşünüyoruz.Se pare că încă înţelegem că avem cel puţin nevoie de poliţie pentru a ne proteja de câţiva indivizi răi.
Hala polisin en azından bizi kötü insanlardan koruduğu için gerekli olduğunu düşünüyoruz.Todavía parecemos entender que al menos necesitamos la policía para protegernos de unos pocos malos.
Hala polisin en azından bizi kötü insanlardan koruduğu için gerekli olduğunu düşünüyoruz.Tunnumme vielä ymmärtävän, että tarvitsemme ainakin poliisia suojaksemme joitakin pahoja ihmisiä vastaan.
Hala polisin en azından bizi kötü insanlardan koruduğu için gerekli olduğunu düşünüyoruz.Zdá sa, že ešte stále máme jasno aspoň v tom, že potrebujeme políciu, aby nás chránila pred pár zlými ľuďmi
Hala polisin en azından bizi kötü insanlardan koruduğu için gerekli olduğunu düşünüyoruz.Zdá se, že pořád ještě máme jasno aspoň v tom, že potřebujeme policii, aby nás chránila před pár zlými lidmi.
Hala polisin en azından bizi kötü insanlardan koruduğu için gerekli olduğunu düşünüyoruz.Изглежда все още разбираме, че имаме нужда поне от полиция, която да ни защитава от няколкото лоши хора.
Hala polisin en azından bizi kötü insanlardan koruduğu için gerekli olduğunu düşünüyoruz.Мы все понимаем, что хотя бы полиция должна защищать нас от плохих людей.
Hala polisin en azından bizi kötü insanlardan koruduğu için gerekli olduğunu düşünüyoruz.נראה ששוררת בינתיים הבנה שאנו זקוקים לפחות למשטרה שתגן עלינו מפני כמה רעים.
Hala polisin en azından bizi kötü insanlardan koruduğu için gerekli olduğunu düşünüyoruz.نحن ما زلنا نعتقد اننا نحتاج الشرطة فحسب لكي تحمينا من الاشخاص السيئين
Hala polisin en azından bizi kötü insanlardan koruduğu için gerekli olduğunu düşünüyoruz.我哋似乎仍然認為 我哋起碼需要警察保護我哋 免受壞人傷害
Hala polisin en azından bizi kötü insanlardan koruduğu için gerekli olduğunu düşünüyoruz.最低限必要だと 私達は理解しています きっぷを切られたり 少々うっとうしい所があっても
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Su 100 persone scarcerate, 60 vi ritorneranno.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Sur cent prisonniers qui sont libérés, 60 retourneront en prison.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.감금 된 100명의 사람들이 풀려나면, 60명은 감옥으로 다시 돌아옵니다.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.100 bebörtönzött emberből, akit kiengednek, 60 vissza fog kerülni a rácsok mögé.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Av de 100 inspärrade som blir släppta, kommer 60 att återvända till fängelset.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Cứ mỗi 100 tù nhân được giải phóng, 60 người sẽ quay lại tù.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Dari seratus tahanan yang telah dibebaskan 60 akan kembali masuk ke penjara.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.De cada cien encarcelados que son liberados, 60 volverán a prisión.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Dintr-o sută de prizonieri care sunt eliberaţi, 60 se vor întoarce în închisoare.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Em cada 100 detidos que são libertados, 60 regressarão à prisão.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Na 100 zwolnionych, 60 wróci do więzienia.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Sadasta vapautetusta vangista 60 palaa vankilaan.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Van de honderd gevangenen die worden vrijgelaten, zullen 60 terugkeren naar de gevangenis.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Von 100 Inhaftierten, die entlassen werden, werden 60 wieder rückfällig.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Zo stovky väzňov, ktorí sú následne prepustení, sa ich 60 vráti späť do väzenia.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Στους εκατό φυλακισμένους που απελευθερώνονται, οι 60 επιστρέφουν στη φυλακή.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Зі 100 звільнених ув'язнених 60 вернуться у в'язницю.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Из 100 освобожденных заключенных 60 вернутся в тюрьму.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.От 100 затворени хора, които са освободени, 60 ще се върнат в затвора.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.מתוך 100 עצורים אשר ישוחררו, 60 יחזרו לבית הכלא.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.من جملة مائة شخص يتم تسريحهم، يعود 60 منهم الى السجن.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.刑務所に戻ってきます 教育、職業訓練、社会復帰の
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.A ponejprve jsem se těchto lidí začala bát, cítit k nim negativní emoce.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.A po prvý raz som sa začala báť tejto skupiny ľudí a cítiť niečo zlé voči ním všetkým.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.Ensimmäistä kertaa aloin tuntea pelkoa ja negatiivisia tunteita tätä ihmisryhmää kohtaan.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.És először életemben elkezdtem félni ezektől az emberektől, negatív érzéseim voltak velük szemben.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.In tako sem se prvič začela bati te skupine ljudi in čutiti negativna čustva do cele skupine ljudi.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.생애 처음으로 이 사람들을 두려워하기 시작했고 가난한 모든 사람들에게 부정적인 감정을 가지게 되었습니다.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.Và lần đầu tiên, tôi bắt đầu sợ nhóm người này và cảm giác tiêu cực tới cả nhóm.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.И за първи път започнах да се страхувам от тази група хора и да изпитвам негативни емоции към цяла група хора.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.І вперше я почала відчувати страх до цієї групи людей та відчувати негативні емоції стосовно цієї групи людей.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.והתחלתי לחשוש מקבוצת האנשים הזו ולחוש תחושות שליליות כלפי קבוצת אנשים שלמה.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.وللمرة الاولى بدأت اخاف مجموعة الاشخاص تلك - الفقراء - وبدأت اشعر بمشاعر سلبية تجاه مجموعة كبيرة من البشر
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.貧しい人たちに対する恐れと 不快感を感じるようになりました 脳裏に浮かんだのは一列に並んだ人々が
Hayatındaki insanlardan biri bunu anlayabildi mi?Adakah seseorang dalam hidupmu tahu mengenai itu?
Hayatındaki insanlardan biri bunu anlayabildi mi?A fost în stare cineva din viaţa ta să îşi dea seama?
Hayatındaki insanlardan biri bunu anlayabildi mi?Alguém na tua vida foi capaz de o dizer?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
insanlarda ile cümle - Sayfa 42 - insanlarda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App