Bazı insanlar havuza atladı.Some people jumped into the pool.
Tom insanlardan uzak durur.Tom keeps to himself.
Bazı insanlar kendilerini öldürdüler.Some people kill themselves.
Sigara içmenin sağlıksız olduğunu bilmemize rağmen, insanlar hala sigara içiyor.Even though we know smoking is unhealthy, people still smoke.
Siz insanlar hiçbir şey bilmiyorsunuz.You people know nothing.
Bazı insanlar gülmeye başladılar.Some people started laughing.
Bazı insanlar asla öğrenmezler.Some people never learn.
Bazı insanlar öyledir.Some people like that.
Bazı insanlar asla dinlemezler.Some people never listen.
Buradaki insanlar seni seviyor.People here love you.
O adadaki insanlar çok fakirler.People on that island are very poor.
Bazı insanlar taş atmaya başladılar.Some people started throwing rocks.
Bu köydeki insanların şebeke suyu yok.People in this village have no running water.
Öğretmenler özel insanlardır.Teachers are special people.
Bazı insanlar öyle düşünebilir.Some people might think so.
Bazı insanlar öyle düşünüyor.Some people think so.
Tom her zaman insanlara güvenir, hatta güvenmemesi gereken insanlara bile.Tom always trusts people, even people he shouldn't.
Bekleme salonundaki insanların bazıları TV izliyorlardı.Some of the people in the waiting room were watching TV.
O, cildinin renginden dolayı insanların onu neden reddettiğini anlayamadı.She couldn't understand why people rejected her because of the color of her skin.
Ruslar köle kökenli insanlardır.Russians are people of slave origin.
Üç gözlü insanlar için herhangi bir gözlüğünüz var mı?Do you have any glasses for three-eyed people?
Mary insanları eşleştirmekte çok iyidir.Mary is very good at matching people.
Bazı insanlar gücü yetmediği için doktora gitmez.Some people don't go to a doctor because they can't afford to.
Bu ilaca ihtiyacı olan insanların çoğu onları alamıyor.Many of the people that need these drugs can't afford them.
Yaklaşan insanların sesini duyabiliyorduk.We could hear the sound of people approaching.
Bazı insanlar bu tür bir şeyi can sıkıcı buluyor.Some people find this kind of thing annoying.
Toplantıdaki diğer insanlar kabul etmedi.Other people at the meeting didn't agree.
Bazı insanlar bunu üstlenebilir.Some people might assume that.
Diğer insanların durumuyla ilgili şakalar yapmamalıyız.We shouldn't make jokes at other people's expense.
Niye insanlar saçlarını boyarlar?Why do people dye their hair?
Tom insanların onu tanımayacağını umarak, sakalını kesti ve saçını sarıya boyadı.Tom shaved off his beard and dyed his hair blonde, hoping people wouldn't recognize him.
Hiç kimse gerçekten özgür değildir, çünkü bağımsızlıklarının kölesi olan insanlar var.Nobody is truly free, because there are people who are slaves of their independence.
Bazı insanlar karılarının başka biriyle evlenmesini önlemek için evlenirler.Some people only get married to prevent their wives from marrying somebody else.
Bu örümcek insanları nadiren ısırır.This spider rarely bites humans.
Tüm insanlar eşittir.All people are equal.
Diğerleri yenilik ararken, bazı insanlar uygunluk tercih eder.Some people prefer conformity, while others seek novelty.
Sınır geçişi insanlarla doluydu, onların çoğu mültecilerdi.The border crossing was crowded with people, many of whom were refugees.
50 yaşında olsa bile, Mary hâlâ insanların dikkatini çekebiliyor.Even at 50, Mary can still turn heads.
Nefretiniz insanların şahsına değil, yaptıklarına olmalı.You shouldn't hate people. You should only hate what they do.
Bazı insanlar sahip olduklarından asla memnun değildir.Some people are never satisfied with what they have.
Bazı insanlar sahip olduklarıyla asla tatmin olmazlar.Some people are never satisfied with what they have.
Etrafımızdaki insanları kabul etmeyi öğrenmeliyiz.If you marry a chicken follow the chicken, if you marry a dog follow the dog.
Çoğu insan için ödül başka insanlardan gelir, kendilerinden değil.For most people, reward comes from other people, not from themselves.
Akıllı insanlar çok küçük bir azınlık ise insan için umut nedir?What is the hope for humankind if the smart people are a very small minority?
Bazı insanlar Mary'nin zehirlendiğini düşünüyor.Some people think Mary was poisoned.
Kurtarma işçisi insanları kurtarmak için bir helikopterle felaket bölgesine gitti.The rescue worker went into the disaster zone with a helicopter to save people.
Web, yaşlı insanların anlamadığı yeni ekonominin bir parçasıdır.The Web is part of the new economy that older people don't understand.
Tom insanlara yardım etmeyi sevdi.Tom loved to help people.
Tom insanlarla iyi geçinirdi.Tom was good with people.
Ocak, Şubat ve Mart aylarında doğan insanlar; lütfen buraya toplanın.People born in January, February, and March, please gather over here.
Kurtlar genellikle insanlara saldırmazlarWolves usually don't attack people.
Para insanlar için birçok felaketlerin nedenidir.Money is for people the cause of many disasters.
Uygun radyasyon koruması olmadan, insanlar derin uzayda dışarı çıkamaz.Without proper radiation protection, humans can't venture out in deep space.
Kutsal yazılar, çöl insanlarından geliyor.The holy writings come from desert people.
Hükümet sonunda insanları dinliyor.The government listens to the people in the end.
Her zaman korkan insanların işe yaramaz olduğunu düşünüyorum.I think people who are always afraid are useless.
Savaş insanları sadece fiziksel olarak değil aynı zamanda zihinsel olarak da sakatlar.War maims people, not only physically but also mentally.
Sivrisinekler koyu giysiler giyen insanlar için daha çekici görünmektedir.Mosquitoes seem to be more attracted to people wearing dark clothes.
Tom yan odadaki insanların söylediği her şeyi duyabiliyordu.Tom could hear everything the people in the next room were saying.
Tom'un onlar konuşurken insanların sözünü kesme gibi kötü bir alışkanlığı var.Tom has a bad habit of interrupting people while they're talking.