Agrafili insanlar bir beyin hasarı nedeniyle yazı yazamazlar.People with agraphia can't write due to a brain injury.
Rus Çarı Büyük Peter eğlenmek için insanların dişini çekerdi.Peter the Great, Czar of Russia, used to take out people's teeth for fun.
Öyle insanlardan uzak durmalısın.You should stay away from people like that.
Öyle insanlarla takılmamalısın.You shouldn't hang out with people like that.
Yeni insanlarla nasıl tanışabiliriz?How can we meet new people?
Dünya deniz suyu ile çevrilidir ama yağmur başarısız olursa insanlar açlıktan ölecek.Earth is surrounded by sea water but if rain fails people will starve.
Çoğunlukla, insanlar kendilerine söylediğine inanırlar.More often than not, people believe what you tell them.
Her zaman insanların içinde en iyiyi görmeye çalış.Always try to see the best in people.
Maria daha yavaş konuşursa, insanlar onu daha iyi anlayabilir.If Maria spoke less hastily, people would be able to understand her better.
Tom biraz daha yavaş konuşursa, insanlar onu daha iyi anlayabilir.If Tom spoke a little slower, people would be able to understand him better.
Senin türden insanlarla konuşmam.I don't talk to people of your kind.
Onlar dün gördüğünüz insanlar mı?Are they the people you saw yesterday?
Ben genellikle onun gibi insanları rahatsız etmem.I usually don't bother with people like him.
Genellikle onun gibi insanlara dikkat etmiyorum.Usually I don't pay attention to people like him.
Duygusal yönden perişan insanlarla nasıl konuşacağımı bilmiyorum.I don't know how to talk to emotionally distraught people.
Sosyal garip insanlar güvensizlikleri geliştirmek eğilimindedir.Socially awkward people tend to develop insecurities.
Minnesota'daki insanlar hoştur.People in Minnesota are nice.
Tüm bilge insanlar iyidir ama tüm iyi insanlar bilge değildir.All wise men are good, but not all good men are wise.
Listemdeki insanların çoğuna zaten telafi yaptım.I've already made amends to most of the people on my list.
Henüz zarar verdiğim bütün insanlardan özür dilemedim.I haven't yet made amends with all the people I've hurt.
Bu kamyon insanların düşündüğü şeyi taşımıyor.That truck is not transporting what people think.
Onlarca dili akıcı olarak konuşan insanlar beni şaşırtır.People who speak dozens of languages fluently astonish me.
Mutfakta çalışacak yeni insanlara ihtiyacımız var.We need to find new people to work in the kitchen.
Yaltakçı insanlar beni rahatsız hissettiriyor.Obsequious people make me feel uncomfortable.
Dakik olmayan insanlardan hoşlanmaz.She doesn't like people who are not punctual.
Festival arefesinde insanlar nehrin yanında bir yürüyüş için dışarı çıkarlar.On the eve of the festival, people go out for a walk by the river.
Buradaki insanlar çok hasta!The people here are very ill!
Senin gibi insanları sevmiyorum.I don't love people like you.
Böyle basit suçlar yüzünden insanları hapse atmamamız lazım.We shouldn't be imprisoning people for such petty crimes.
Sentinel yerlilerinin oldukça sert insanlar olduğu söylenilmektedir.It is said that the Sentinelese are extremely fierce people.
Sentinel yerlileri insanlar Hint Okyanusu'nda bir adada yaşamaktadır.The Sentinelese people live on an island in the Indian Ocean.
Kolay rencide olan insanlara ne söyleyeceğinize dikkat etmelisiniz.You've got to be careful what you say to people who are easily offended.
Alıngan insanlara söyleyecekleriniz konusunda dikkatli olmak zorundasınız.You've got to be careful what you say to people who are easily offended.
Facebook'ta konuştuğum insanların çoğu öğrenci.Most of the people I chat with on Facebook are students.
Odaya girdim, insanlarla doluydu.I entered the room, which was full of people.
Yalnızlık insanların kaderi değil.Humans aren't meant to be alone.
Youtube'da aptalca şeyler yapan insanların bir sürü videoları var.There are many videos on YouTube of people doing stupid things.
Aptal insanlarla uğraşmak için en iyi yol nedir?What's the best way to deal with stupid people?
İsrail Devleti insanların develerle gezdiği büyük bir çöl değildir.The state of Israel is not a big desert where people get around on camels.
Benim Facebook'ta sohbet ettiğim insanların çoğu Brezilyalı değildir.Most of the people I chat with on Facebook are not from Brazil.
Benim WhatsApp'ta sohbet ettiğim insanların çoğu Brezilyalı değildir.Most of the people I chat with on WhatsApp are not from Brazil.
Oditoryumdaki insanlar oldukça sessizdiler.The people in the auditorium were pretty quiet.
Bu insanlar profesyonel.These people are professionals.
Her yerde insanlar vardı.There were people everywhere.
Bazı insanlar hala korkuyorlar.Some people are still afraid.
Şu insanlar terörist mi?Are those people terrorists?
O insanlar şaşırtıcı.Those people are amazing.
Bazı insanlar bir şey üstlenmemen gerektiğini söylüyor.Some people say you should never assume anything.
Bazı insanlar okudukları her şeye inanırlar.Some people will believe anything they read.
Bazı insanlar her şeye inanacaklar.Some people will believe anything.
Bazı insanlar ona inanırlar.Some people believe that.
Bazı insanlar arabayla geldi. Diğerleri otobüsle geldi.Some people came by car. Others came by bus.
Bazı insanlar ağlamaya başladılar.Some people started crying.
Bazı insanlar dans etmeye başladılar.Some people started dancing.
Ölen insanların hepsi gönüllü itfaiyecilerdi.The people that died were all volunteer firefighters.
Sevmediğim insanlarla sık sık konuşmak zorundayım.I often have to talk to people I don't like.
Bence köpekler tıpkı insanlar gibi acı hissediyorlar.I think dogs feel pain just like people do.
Bazı insanlar kendini kapana kısılmış gibi hissetti.Some people felt trapped.
Tom insanlara yardım etmeyi severdi.Tom loved helping people.
Ben yaşlı insanları severim.I like older people.