insanlarına ile cümle
insanlarına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Denn sie trachten Schaden zu tun und suchen falsche Anklagen gegen die Stillen im Lande
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.For de taler ikke fred, men optenker svik mot de stille i landet.
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.대저 저희는 화평을 말하지 아니하고 평안히 땅에 거하는 자를 거짓말로 모해하며
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Lebo nehovoria na pokoj, ale na pokojných zeme vymýšľajú ľstivé veci.
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Mert nem beszélnek békességet, hanem a kik békességesek e földön, azok ellen álnok dolgokat koholnak.
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Miru namreč ne govore, temuč zoper mirne v deželi izmišljajo zvijačne stvari.
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Neboť nemluví ku pokoji, ale proti pokojným na zemi slova lstivá vymýšlejí.
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Poiché essi non parlano di pace, contro gli umili della terra tramano inganni
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Pois não falaram de paz, antes inventam contra os quietos da terra palavras enganosas.
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Porque no hablan paz, y contra los mansos de la tierra traman engaños
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Sillä he eivät puhu rauhan puheita, vaan miettivät petoksen sanoja maan hiljaisia vastaan.
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Thi de taler ej Fred mod de stille i Landet udtænker de Svig;
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Ty det är icke frid som de tala; nej, svekets ord tänka de ut mot de stilla i landet.
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Vì chúng nó chẳng nói lời hòa bình; Nhưng toan phỉnh gạt các người hiền hòa trong xứ.
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Vì chúng_nó chẳng nói lời hòa_bình ; Nhưng toan phỉnh gạt các người hiền_hòa trong xứ .
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Zij zijn niet op vrede uit. Zij maken slechte plannen, gericht tegen hen die in rust en stilte leven.
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Διοτι δεν ελαλουν ειρηνην, αλλα εμελετων δολους κατα των ησυχαζοντων επι της γης
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.Защото не говорят за мир, Но измислюват лъжливи думи против тихите на земята.
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.כי לא שלום ידברו ועל רגעי ארץ דברי מרמות יחשבון׃
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.لانهم لا يتكلمون بالسلام وعلى الهادئين في الارض يفتكرون بكلام مكر.
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.因 為 他 們 不 說 和 平 話 . 倒 想 出 詭 詐 的 言 語 、 害 地 上 的 安 靜 人
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.因為 他 們不說和平 話 . 倒 想出 詭詐 的 言語 、 害 地上 的 安靜人
Dunedain hanımı akrabalarına elvada diledi, ve tüm insanlarınaPoté se paní Dúnadanů rozloučila se svými příbuznými a se vším svým lidem.
Dunedain hanımı akrabalarına elvada diledi, ve tüm insanlarınaSå sagde Lady Gilraen farvel til sin slægt, og til hele sit folk.
Ekuador'un kaynaklarının insanlarına yardım için kullanılacağına emin olmak istiyordu.Hans primære mål som præsident var, at sikre Ecuadors resurser som hjælp til landets folk.
Ekuador'un kaynaklarının insanlarına yardım için kullanılacağına emin olmak istiyordu.Naprawdę go lubiłem. Był charyzmatyczny i naprawdę oddany swemu krajowi.
Ekuador'un kaynaklarının insanlarına yardım için kullanılacağına emin olmak istiyordu.Εκουαδόρ θα βοηθούσαν τους ίδιους τους κατοίκους του.
Ekuador'un kaynaklarının insanlarına yardım için kullanılacağına emin olmak istiyordu.. التأكد من استخدام موارد الاكوادور لمساعدة الشعب
"Genç Bilim İnsanlarına Mektuplar"dan sizlere birkaç not sunmak olacak."Cartas a un joven científico".
"Genç Bilim İnsanlarına Mektuplar"dan sizlere birkaç not sunmak olacak.제가 준비하는 책에 나온 말들인데요, 제목은 "젊은 과학자에게 보내는 편지" 입니다
"Genç Bilim İnsanlarına Mektuplar"dan sizlere birkaç not sunmak olacak."Lettres à un jeune chercheur"
"Genç Bilim İnsanlarına Mektuplar"dan sizlere birkaç not sunmak olacak."Писма до млад учен".
"Genç Bilim İnsanlarına Mektuplar"dan sizlere birkaç not sunmak olacak.והן מתוך ספר שאני כותב הנקרא "מכתבים למדען הצעיר".
"Genç Bilim İnsanlarına Mektuplar"dan sizlere birkaç not sunmak olacak.و هي من كتاب أعده حاليا اسمه: "رسائل إلى العالم الشاب"
"Genç Bilim İnsanlarına Mektuplar"dan sizlere birkaç not sunmak olacak.拾ったものです 長年の教職と多くの分野の科学者を指導した経験が
Jackson çalışması, hikâye anlatımında Sierra Leone'deki Coronco insanlarına odaklandı.El estudio de Jackson se centra en la narrativa de Coronco, Sierra Leona.
Jackson çalışması, hikâye anlatımında Sierra Leone'deki Coronco insanlarına odaklandı.L'étude de Jackson se concentre sur le storytelling avec les Coronco au Sierra Leone.
Jackson çalışması, hikâye anlatımında Sierra Leone'deki Coronco insanlarına odaklandı.lo studio di Jackson si focalizza sul racconto delle storie con gli abitanti di Coronco in Sierra Leone.
Jackson çalışması, hikâye anlatımında Sierra Leone'deki Coronco insanlarına odaklandı.Studiul realizat de Jackson se axează pe povestirile spuse de tribul kuranko, din Sierra Leone.
Jackson çalışması, hikâye anlatımında Sierra Leone'deki Coronco insanlarına odaklandı.Джексон исследует, как рассказывают истории в племени Коронко в Сьерра-Леоне.
Jackson çalışması, hikâye anlatımında Sierra Leone'deki Coronco insanlarına odaklandı.Проучването, което Джаксън прави, се фокусира върху разказването на истории в общността Коронко в Сиера Леоне.
Oysa ben insanlarına özgürlük vermeyen toplumun fakirliğini düşündüğümde, bu binalara hayranlıkla bakmıyorum.Gdy pomyślę o społeczeństwie, które nie daje ludziom wolności, przestają mi się podobać.
Oysa ben insanlarına özgürlük vermeyen toplumun fakirliğini düşündüğümde, bu binalara hayranlıkla bakmıyorum.가난으로 인해 사람들을 구속하는 그런 사회가 만든 건물을 저는 존경하지 않습니다.
Oysa ben insanlarına özgürlük vermeyen toplumun fakirliğini düşündüğümde, bu binalara hayranlıkla bakmıyorum.Ma quando penso alla povertà di una società che non dà libertà al suo popolo, quegli edifici non li ammiro.
Oysa ben insanlarına özgürlük vermeyen toplumun fakirliğini düşündüğümde, bu binalara hayranlıkla bakmıyorum.אך כשאני חושב על העוני של חברה שלא מעניקה חופש לאזרחיה, אינני מעריץ מבנים אלה.
Oysa ben insanlarına özgürlük vermeyen toplumun fakirliğini düşündüğümde, bu binalara hayranlıkla bakmıyorum.و لكن حين أفكر بفقر المجتمع الذي لا يعطي لناسه الحرية لا أعجب بـهذه المباني
Oysa ben insanlarına özgürlük vermeyen toplumun fakirliğini düşündüğümde, bu binalara hayranlıkla bakmıyorum.貧困を考えるとき、私はこのような建物を 称賛することができません つまり、困難もあるが、民主主義を信じています
Petrolden gelen karın insanlarına yardım için gideceğinden emin olmak evet...biz ABD'de bunu beğenmedikAtt se till att vinsterna från oljan gick till att hjälpa befolkningen. Tja... Vi gillade inte det i USA.
Petrolden gelen karın insanlarına yardım için gideceğinden emin olmak evet...biz ABD'de bunu beğenmedikChcę jedynie, by mój kraj traktowano uczciwie.
Petrolden gelen karın insanlarına yardım için gideceğinden emin olmak evet...biz ABD'de bunu beğenmedikEt bien... Nous ne l'avons pas apprécié aux Etats-Unis.
Petrolden gelen karın insanlarına yardım için gideceğinden emin olmak evet...biz ABD'de bunu beğenmedik- for at sikre sig, at profitter fra olie gik til at hjælpe folket. Det kunne vi ikke lide i USA.
Petrolden gelen karın insanlarına yardım için gideceğinden emin olmak evet...biz ABD'de bunu beğenmedikGut... Uns in den USA gefiel das nicht.
Petrolden gelen karın insanlarına yardım için gideceğinden emin olmak evet...biz ABD'de bunu beğenmedikHotel je poskrbeti, da bi dobički od prodaje nafte koristili ljudem. To nam ni bilo všeč.
Petrolden gelen karın insanlarına yardım için gideceğinden emin olmak evet...biz ABD'de bunu beğenmedikPara garantir que os lucros do petróleo fossem para ajudar Bem, nós nos EUA não gostamos disso.
Petrolden gelen karın insanlarına yardım için gideceğinden emin olmak evet...biz ABD'de bunu beğenmedikДа се увери, че печалбите от петрол отиваха в помощ на народа. Е... Това не ни хареса, тук в САЩ.
Petrolden gelen karın insanlarına yardım için gideceğinden emin olmak evet...biz ABD'de bunu beğenmedikЧтобы убедиться, что прибыль от нефти направлена на помощь людям Что ж... Нам, в США, это не понравилось.
Suudi ülkesine ve insanlarına hakaret, ve hatta Twitter'da #Oslohain'i diye bir etiket başlattılar.배신이라고 했으며 그들은 심지어 트위터에서 #OsloTraitor(오슬로의 배신자) 라는 해시태그를 시작했습니다.
Suudi ülkesine ve insanlarına hakaret, ve hatta Twitter'da #Oslohain'i diye bir etiket başlattılar.Pengkhianat bagi negeri dan bangsa Saudi, juga memulai rangkaian hestek #PengkhianatOslo di Twitter.
Suudi ülkesine ve insanlarına hakaret, ve hatta Twitter'da #Oslohain'i diye bir etiket başlattılar.Pojawiło się 10 tys. tweetów z hashtagiem #OsloTraitor
Suudi ülkesine ve insanlarına hakaret, ve hatta Twitter'da #Oslohain'i diye bir etiket başlattılar.Ze begonnen een hashtag #OsloVerrader.