insanlarına ile cümle
insanlarına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Biz bugünün genç insanlarına vatanseverlik aşılamalıyız.We must instill patriotism into the young people of today.
O ülkenin hükümeti insanlarına baskı yapmaktadır.The government of that country oppresses its people.
Ea'ya şehir büyüklerine ve insanlarına ne söylemesi gerektiğini sordu.He asked Ea what he should say to the city elders and the population.
Yayınlanan ilk makalesi, Rusça idi ve başlığı "Rus Bilim İnsanlarına Yardım"dı.His first paper published in Russian was titled "Aid to Russian Scientists".
416 - Dor-lómin Marach Evinin İnsanlarına verilir.416: Dor-lómin is granted to the House of Marach.
Bu kitap Japon insanlarına Amerikan kampüs hayatını anlatmak amacıyla yazılmıştı.This book has been pivotal to understanding African American women's lives.
Bizon avına dair bilinen en erken gelenek Folsom insanlarına aittir.The earliest known of these bison-oriented hunting traditions is the Folsom tradition.
Bu tür fikirlerin aslında geçerliliği yok, bilim insanlarına güvenemezsiniz.These sorts of ideas don't really have any validity, that you can't trust the scientists.
Jackson çalışması, hikâye anlatımında Sierra Leone'deki Coronco insanlarına odaklandı.The study Jackson performed focuses on storytelling with the Coronco people in Sierra Leone.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.But Deng Xiaoping instinctively understood the importance of offering choices to his people.
Bu o zamanların insanlarına inanılmaz gelen bir şey.It's something that was unimaginable to people then.
"Genç Bilim İnsanlarına Mektuplar"dan sizlere birkaç not sunmak olacak."Letters to a Young Scientist."
Almanlar'a, dünyanın en dürüst insanlarına.Here's to the Germans, the most honest people in the world.
Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına.For they don't speak peace, but they devise deceitful words against those who are quiet in the land.
Ea'ya şehir büyüklerine ve insanlarına ne söylemesi gerektiğini sordu.He asked Ea what he should say to the city elders and the population.
Bilim insanlarına göre, manastır 50 yıl kadar varlığını sürdürdü.According to scientists, the monastery was inhabited for as much as 50 years.
Bilim insanlarına fikirlerini incelemek için yeni bir araç sundular.They gave scientists a new tool for the examination of their ideas.
Flores, esas olarak Buenos Aires şehrinin zengin insanlarına ait kır evlerinden oluşuyordu.Flores was mainly composed of country houses from the wealthy people of the City of Buenos Aires.
Ödül, yalnızca İngiliz vatandaşı ve sakinleri olan seçkin bilim insanlarına verilir.The award is only given to eminent scientists who are British citizens and residents only.
Tarihler, Prens Kiril Tumanov ve diğer modern bilim insanlarına dayandırılmaktadır.The dates are as per Prince Cyril Toumanoff and other modern scholars.
Copley Madalyası 1731 yılından beri her yıl bilim insanlarına verilmektedir.Die Copley-Medaille wird seit 1731 jährlich an einen Wissenschaftler vergeben.
Venedik ismi, milattan önce 10. yüzyılda burada yaşayan Veneti insanlarınan gelmektedir.Son nom provient du peuple qui habitait la région avant le Xe siècle, les Veneti.
Ganji açlık grevindeyken dünyanın özgür insanlarına iki mektup yazdı.Mentre era in sciopero della fame, Ganji ha scritto due lettere alle persone libere di tutto il mondo.
Copley Madalyası 1731 yılından beri her yıl bilim insanlarına verilmektedir.С 1731 — Медаль Копли, вручается ежегодно за достижения в какой-либо из областей науки.
416 - Dor-lómin Marach Evinin İnsanlarına verilir.416 — Дор-Ломин отходит Дому Мараха.
Ganji açlık grevindeyken dünyanın özgür insanlarına iki mektup yazdı.وقد كتب “غانجي” أثناء إضرابه عن الطعام رسالتين إلى أحرار العالم.
Copley Madalyası 1731 yılından beri her yıl bilim insanlarına verilmektedir.Copley Medal, waarin opgenomen een lijst van alle winnaars sinds 1731.
Fizyolojiyle ilgilenen bilim insanlarına "fizyolog" denir.De aanhangers van het fysiocratisme noemt men fysiocraten.
Bu kütüphane büyük bilim insanlarına da ev sahipliği yapmıştır.Uczynił z biblioteki poważny ośrodek naukowy.
Bu uygulamalarla uğraşan bilim insanlarına "genetik mühendisi" denir.Den som arbetar med ingenjörsvetenskap kallas ingenjör.
416 - Dor-lómin Marach Evinin İnsanlarına verilir.416 — Дор-Ломін віддано Дому Мараха.
Gezegenin insanlarına müdahalede bulunulamaz.Не втручатися у соціальний розвиток планети.
Vagon insanlarına göre işkence de bir sanattır.Din punctul de vedere al esteticii, tâmplarul este un artist.
Bizon avına dair bilinen en erken gelenek Folsom insanlarına aittir.Tradisi paling awal yang dikenali dari kegiatan perburuan bison adalah tradisi Folsom.
Venedik ismi, milattan önce 10. yüzyılda burada yaşayan Veneti insanlarınan gelmektedir.威尼斯这个名字源于公元前十世纪居住在该地区的古威尼蒂人。
Her yıl Rockefeller Üniversitesi sanatsal başarı elde etmiş bilim insanlarına Lewis Thomas Ödülü vermektedir.同年,洛克菲勒大學授予他關於科學寫作的劉易斯·托馬斯獎。
Bu uygulamalarla uğraşan bilim insanlarına "genetik mühendisi" denir.Ľudia vykonávajúci inžinierstvo sa nazývajú inžiniermi.
Bu uygulamalarla uğraşan bilim insanlarına "genetik mühendisi" denir.Znanstvenik, ki se ukvarja z genetiko, se imenuje genetik.
Fizyolojiyle ilgilenen bilim insanlarına "fizyolog" denir.Füsioloogia uurijaid nimetatakse füsioloogideks.
Almanlar'a, dünyanın en dürüst insanlarına.Por los alemanes, el pueblo más honesto del mundo.
Almanlar'a, dünyanın en dürüst insanlarına.За самый честный народ!
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.Aber Deng Xiaoping verstand instinktiv die Wichtigkeit den Menschen eine Auswahl zu geben.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.Ale Deng Xiaoping instinktivně chápal důležitost nabídnutí volby lidem.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.Ale Deng Xiaoping instynktownie rozumiał, jak ważne jest zostawienie ludziom możliwości wyboru.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.Dar, Deng Xiaoping a înţeles instinctiv importanţa oferirii de opţiuni poporului.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.하지만 덩샤오핑은 직감적으로 국민들에게 선택의 여지를 줘야한다는 것을 알고 있었습니다.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.Maar Deng Xiaoping begreep instinctief het belang van het bieden van keuzes aan zijn mensen.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.Ma Deng Xiaoping istintivamente capì l'importanza di offrire scelte alla propria gente.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.Mais Deng Xiaoping avait instinctivement compris l'importance d'offrir des possibilités de choix à son peuple.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.Men Deng Xiaoping förstod instinktivt det viktiga i att ge valmöjligheter till sitt folk.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.Men Deng Xiaoping forstod instinktivt vigtigheden af at tilbyde muligheder til hans folk.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.Namun Deng Xiaoping secara naluriah paham akan pentingnya menawarkan pilihan kepada rakyatnya.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.Pero Deng Xiaoping comprendió instintivamente lo importante que era ofrecerle distintas opciones a la gente.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.Αλλά ο Ντενγκ Σαοπένγκ ενστικτωδώς κατάλαβε τη σημασία του να προσφέρει επιλογές στους ανθρώπους του.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.Але Ден Сяопін нутром відчув, що людям потрібно дати вибір.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.Но Дън Ксяопин инстинктивно разбирал важността да се предлагат избори на неговия народ.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.Но Дэн Сяопин интуитивно понимал важность выбора, предоставляемого своим людям.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.אבל דנג קסיופינג הבין אינסטינקטיבית את החשיבות של הצעת אפשרויות חלופיות לאנשיו.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.لكن دنغ شياو بينغ يفهم غريزيا أهمية تقديم خيارات لشعبه.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.国民に選択肢を与えることの重要性でした そこで 中国の全ての国民に