insanları ile cümle

insanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kim bir kişiyi öldürürse o bütün insanları öldürmüş gibidir.Anyone who takes a life takes the life of all humanity.
Kim bir kişinin hayatını kurtarırsa bütün insanları yaşatmış gibi olur.Anyone who saves a life, saves the life of all humanity.
"Bana diğer insanların seninle ilgili anlattıklarını anlatma."Don't tell me what other people have told you about yourself.
"Belki de, insanların çalışmadığı saatlerde de bankaları açık tutmalıyız.Maybe we should keep the bank open when people come home from work.
Muhtemelen, insanların size şimdiye odaklanmanızı önerdiklerinizi duydunuz.You've probably heard people suggest that you should stay focused on the present.
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Well, how often do people's minds wander?
Bu insanların ne yaptıklarına nasıl bağlı?How does that depend on what people are doing?
O insanların hangi yolla size gelip, anlatabileceğini öğrenmek zorundasınız.You have to learn how to get these people to come and talk to you.
Ancak ortada, insanların bölünmede karşı tarafa taşınabileceği 300 günlük bir süre vardı.But there was a 300-day period where people could move across the partition.
Bu insanları ayrıca kontrolü ele geçirmek için at koştururken göreceksiniz.You have all these people jockeying for control.
Sen insanların yabaniliklerini onlardan alamazsın ve onlardan arkadaşlık beklentisine giremezsin.You cannot take people's aliens away from them and expect to be anybody's friends.
Bu yaptığımız bize insanları yoğun bakıma götürmenin farklı bir yolunu gösteriyor.Here is a way we can get people to critical care.
İnsanların işlevselliğe ihtiyacı varken pek çok ürün görünüşü için üretiliyor. Bu, büyük bir israf!Many products are made for looks, when many people need utility, it's a real waste.
Renklerin nasıl oluştuğunu ve insanların nasıl gördüğünü gerçekten biliyorlar mı?Do they really know what colors are and how human beings see?
Buradaki en önemli şey ise: İnsanların gerçeklikten ne kadar uzak olduğunu gördün mü?And most important: did you see how far from reality these people are?
İnsanların beş duyusu var ve birini kötüye kullandılar.Humans have five senses and have abused one of them.
Odaya girdiklerinde insanların davranışları değişiyor.People's demeanor changes when they go in there.
Sana insanların saçlarını evde yapmanı söyledim!I told you that if you're going to do people's hair, do it at home!
Hazımsızlık problemi yaşayan insanların gösterdiği bir davranış mı yoksa bu?It's not a reaction from constipation?
Ama bu insanları yanımıza çekmeliyiz çünkü bu eğitimle ilgili.But we have to draw those people in, because this is about education.
Elbette, insanlardan elde edilmiş bu yeni akıllar... insanlarınkinde farklıdır.Of course, those new minds that are created from humans will be different from humans.
Bay Rainsford, Tanrı, bazı insanları şair olarak yaratır.Mr. Rainsford, God made some men poets.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.You take half-drowned men from ships you've wrecked... and drive them out to be hunted.
Ve diğer insanların hayatlarının özneleri ve nesneleri oluyoruz.And we become the subjects and objects of other people's lives.
İnsanları daha özgürleştirecek internet siteleri yapıyorlar.They've invented websites that will allow people to be free.
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95 percent of the people we kill need to be killed, right?
Evsiz insanların bir umudu yok."The real homeless don't have hope."
Yapman gereken... insanları şaşırtmak ve onları heveslendirmek.You have to... you have to surprise and you have to provoke.
Beni geçmişte sevmeyen insanları etkilemek için avlanma ile başa çıkamadığımdan.Because I didn't cope with the hunting for impressing people who didn't like me from the past.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.The majority of the people from whom I learned didn't know English.
Bu insanların hayatına nasıl baktığınıza göre değişir.It depends upon how you look at the life of the people.
Un değirmenleri bu kadar küçük miktari öğütmez. Lütfen fakir insanların problemlerini anlayınPlease understand the problem of poor people.
Şu eksen üzerinde de, hayat (beklentisi) kalitesi, ve insanların sağlığı.And on that axis I have life expectancy, the health of people.
Ama 1950'lerde hiçbir şey insanları 1950 yılı kadar çok ilgilendirmedi.But nothing got people interested in 1950 like the year 1950.
Yani, bir anatomi uzmanı eline testereyi alıp, insanların ses yolunu yandan görülmesini sağlamıştır.An anatomist took a saw and [sound] allowing it to see in cross section the human vocal tract.
Tüm insanların eşit olduğuna inanmamızı zorlaştırır.It makes our recognition of our equal humanity difficult.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.The way we portray working people on TV -- it's laughable.
Ve EOL'a destek veren bilim insanları bir soruyu cevaplıyorlar:And the scientists who are contributing to EOL are answering a question,
Terliksi hayvanın aksine, insanların çok fazla seçeneği vardır.Unlike a paramecium, humans have more choice.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.People have very different aptitudes.
Bu tür eğitimler insanları motive ediyor.Now, with that kind of training, it gives people motivation.
Biz kimiz ki fakir insanların en iyi tedaviyi alamayacaklarına karar veriyoruz?Who are we to decide that poor people cannot get the best care?
İnsanların ancak şu anda nasıl göründüklerine bakabiliyoruz.You have to take a snapshot of how people are now.
Ama buna ramen, hala insanların plasebo ile karşılaştırmalı deneyler yaptığını görüyorsunuz.And yet, repeatedly, you consistently see people doing trials still against placebo.
SUNUCU:İnsanların emek harcadıkları şeylerden bahsetmişkenINTERVlEWER: Speaking of allocation of society's resources,
Moshe bana, bunun için insanların milyarlarca doları heba ettiğini söylüyor.He told me that the world is wasting billions of dollars on this.
Burası insanların gasp edildiği bir suç bölgesiydi.The same spot, it was a crime spot where people were being robbed.
Ayrıca, insanları bunu yapmaya iten şey sürüş maliyetidir.And it's the cost of driving that's making people want to be able to do this.
Ya da insanların ebeveynlerine duydukları sevgiyi düşünün.Or, consider the love humans have for a parent.
İnsanların ses portrelerini yaratmaktan çok hoşlanıyorum.So I really enjoy creating, like, sound portraits of people.
Yani, bir çok insan bana böyle bir projeye ne tür insanları alıyorsunuz diye soruyor.And a lot of people ask me, you know, what kind of people do you get for a project like this?
Bu, insanların bizim gezegenimizdeki varoluş süresinin iki katı.That's twice as long as humans have been on this planet.
İnsanları daha farklı yapan konuşma yetisi.Now what makes humans different is human language.
Bu, insanların inanılmaz bir başrolü oynadığı müthiş bir hikaye.And it's a story in which humans play an astonishing and creative role.
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.Now these changes don't just affect people who want to censor messages.
Ama verilen ödün benden yanaydı diye düşündüm çünkü insanların çoğu sandalyelerini ayarlamıyorlar.But the compromise, I felt, was in my favor because most people don't adjust their chairs.
Benim göstermek istediğim sandalyenin insanları ikame edebildiği gerçeğiydi.And I did want to demonstrate the fact that the chair can accommodate people.
Küresel ısınma halihazırda insanları etkiliyor.Global warming is already affecting people.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.It would be immoral to leave these young people with a climate system spiraling out of control.
"Tanrıya değil, bilime inanıyorum" diyen insanların inanç sistemi.It's the kind of belief system of people who say I don't believe in God, I believe in science.

İlgili Sayfalar