insanları ile cümle
insanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Biz insanların hayatlarını zenginleştirmek istiyoruz.We want to enrich people's lives.
Bu, insanların gizleyebileceği bir şey.That's something people can hide.
İnsanların endişelerini dinlemek istiyorum.I want to hear people's concerns.
Tom'un şarkı söylemesi kesinlikle insanları mutlu etti.Tom's singing certainly made people happy.
Tom insanları bir araya getirmeyi severdi.Tom loved bringing people together.
Tom insanları manipüle etmeye alışkındır.Tom is used to manipulating people.
İnsanların kafalarını karıştırmak istemedim.I didn't want to confuse people.
Bazı insanları anlamıyorum.I don't understand some people.
Tom insanları idare etmekten hoşlanıyor.Tom enjoys manipulating people.
İnsanları güçlendirmek istiyorum.I want to empower the people.
İnsanların keyifli olduklarını düşünüyorum.I think people are delighted.
İnsanların cesaretlendirilmeleri gerekir.People should be encouraged.
Tom insanları nasıl okuyacağını bilir.Tom knows how to read people.
Bu insanları kim besliyor?Who's feeding these people?
Bu insanların üstüne düşmekten vazgeç.Stop coddling these people.
İnsanların hayatlarını kurtarmak için kaçtılar.People ran for their lives.
İnsanlarımız disiplinlidir.Our people are disciplined.
İnsanları her gün yargılıyoruz.We judge people every day.
İnsanların onu yapmasını istiyorum.I want people to do that.
İnsanların kafası karışık.The people are confused.
Biz insanları önemsiyoruz.We care about people.
Bu insanları gülümsetti.It made people smile.
İnsanların tercihleri var.People have choices.
Bu insanları seviyorumI love these people.
İnsanlar insanları öldürürler.People kill people.
Avukatlarımızın yüzde doksanı insanlarımızın yüzde 10'una hizmet ediyor.Ninety percent of our lawyers serve 10 percent of our people.
İnsanları bu şekilde incitmeye nasıl cüret edersin!How dare you hurt people this way!
Bu insanların söylediği hiçbir şeye inanmıyorum.I don't believe anything those people say.
İnsanların neden böyle söylediklerini bilmiyorum.I don't know why people say that.
Yazılım, insanların daha üretken olmasına yardımcı olmak için yazılmıştır.Software is written to help people be more productive.
Yoksul insanların tembel olduğu bir efsanedir.It's a myth that poor people are lazy.
Bu, partiye gelen insanların bir listesi.This is a list of the people who came to the party.
Sadece insanların dikkatli olmasını istiyorum.I just want people to be careful.
Tom insanları küçük düşürmeyi sever.Tom likes humiliating people.
İnsanların özgür iradeleri var mı?Do people have free will?
İnsanların özgür irade sahibi olduklarını düşünüyorum.I think people have free will.
İnsanların özgür iradeye sahip olduklarını düşünmüyorum.I don't think people have free will.
İnsanların özgür iradeye sahip olduklarını düşünüyor musun?Do you think people have free will?
Şehir insanları çok sabırsızlar.City people are so impatient.
Işık kirliliği, dünyadaki insanların üçte birinin Samanyolu'nu görmelerini engeller.Light pollution prevents a third of the people on Earth from seeing the Milky Way.
İnsanları yere düşürmekten hoşlanıyor.He enjoys putting people down.
Tom insanları küçümsemekten hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to enjoy putting people down.
Bir sonraki şarkı insanların her zaman söylememi istediği şarkı.This next song is one that people always ask me to sing.
Benim işim diğer insanların yapmak istemedikleri şeyleri yapmaktır.My job is to do what other people don't want to do.
İnsanların nasıl tükeneceklerini düşünüyorsun?How do you think humans are going to become extinct?
Eğer ilgileniyorsanız, bazı insanları tanıyorum.If you're interested, I know some people.
İnsanların duygularını karıştıramazsın.You can't mess with people's feelings.
Fadıl insanların yaralanıp öldüğü bir olaya karıştı.Fadil was involved in an incident where people were injured and killed.
Bu insanların günlük yaşamı inanılmazdır.The daily life of these people is unbelievable.
İnsanları ekim ayında işe almaya başlayacağız.We'll begin hiring people in October.
Tom insanları nasıl rahatlatacağını bilir.Tom knows how to comfort people.
Tom şarkı söylemek ve insanları eğlendirmek için para alır.Tom gets paid to sing and to entertain people.
Odadaki bazı insanları tanıyorum.I know some of the people in the room.
Tom'un partisinde sadece bazı insanları tanıyordum.I only knew some of the people at Tom's party.
İnsanların daha fazla dikkat etmeleri gerek.People need to pay more attention.
Bütün bu insanları nasıl besleyeceğiz?How are we going to feed all these people?
Orada o insanları tanıyor musun?Do you know those people over there?
İnsanların benim için ne düşündüğüyle ilgilenmiyorum.I don't care what people think about me.
İnsanları onu yapmak için nasıl cesaretlendiriyorsunuz?How do you encourage people to do that?
İnsanların işe geri dönmesini sağlamak zorundayız.We have to make sure people get back to work.
İlgili Sayfalar