insanları ile cümle
insanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
İnsanları güldürmeyi severim.I love to make people laugh.
İnsanların benim garip olduğumu düşündüklerini biliyorum.I know people think I'm odd.
İnsanların onu garip bulduklarını biliyorum.I know people find that odd.
İnsanların bunu görmelerini istiyorum.I want people to see it.
İnsanların onu kullanacaklarını düşünüyorum.I do think people will use it.
İnsanların kendilerini savunma hakları vardır.People have the right to defend themselves.
Tom bazı insanların yaralandığını söyledi.Tom said some people got hurt.
insanların kürdan kullanmalarından nefret ediyorum.I hate it when people use toothpicks.
Tom insanların ne düşünecekleri hakkında korkuyordu.Tom was afraid of what people would think.
"Tali hasar "sermayeyi korumak için masum insanları öldürmek için bir örtmecedir."Collateral damage" is a euphemism for killing innocent people to protect capital.
İnsanların kuyruktakilerin önüne geçmesi kabalıktır.It's rude for people to cut in line.
İnsanların yapmanı istedikleri her şeyi yapmak zorunda değilsin.You don't have to do everything people ask you to do.
Yaratıcı insanların canlı hayal güçleri vardır.Creative people have vivid imaginations.
Zengin insanların şişman kedileri vardır.Rich people have fat cats.
Farklı kültürlerden insanların az çok kişisel alana ihtiyacı vardır.People in different cultures need more or less personal space.
Boston'daki insanların yardım edeceğine inanıyorum.I believe people in Boston will help.
İnsanların düşündüğü şeyden korkmuştum.I was scared of what people would think.
İnsanların değişim yeteneğine sahip olduğuna inanıyor musunuz?Do you believe that people are capable of change?
Biz farklı insanlarız.We are different people.
Bu, insanların güvende hissettiği bir yer.It's a place where people feel safe.
Bugün buradaki insanların çoğunun burada olmayı tercih etmeyeceğini düşünüyorum.I think many of the people here today would rather not be here.
İnsanların internet olmadan nasıl çeviri yapabildiklerini hayal bile edemiyorum.I can't imagine how people were able to translate without the internet.
Bazı insanların latekse alerjisi vardır.Some people are allergic to latex.
Biz hepimiz insanların yaz mevsiminde daha çok gittiğini biliyoruz.We all know that people leave more in the summer.
Neden diğer insanların ne düşündüğünü önemsiyorsun?Why do you care what other people think?
Tom insanları güldürmeyi sevdi.Tom liked to make people smile.
Tom insanların etrafında olmayı seviyor.Tom loves to be around people.
O diğer insanların işine karışma fırsatını kaçırmaz.He does not pass up any opportunity to meddle in other people's business.
Michael Jackson'ın müziği pek çok ülkenin insanları tarafından sevilir.Michael Jackson's music is enjoyed by people of many countries.
Kültür onları birleştirirken politika insanları böler.Politics divides people, while culture unites them.
Bu banka gizlice onların izni olmadan insanların isimlerine banka hesaplarını açtı.This bank secretly opened bank accounts in people's names without their permission.
Para insanları değiştirir.Money changes people.
İnsanların bizimle çalışmasına ihtiyacımız var.We need people to work with us.
Yoksul insanların etrafında olmaktan hoşlanmam.I don't like being around poor people.
Zengin insanların etrafında olmaktan hoşlanmam.I don't like being around rich people.
İnsanları onu yapmak için zorlayamayız.We can't force people to do that.
İnsanların duygusal yaşamları gittikçe daha istikrarsız hale geliyor.People's emotional lives are becoming more and more unstable.
Onun insanların gerçekten düşündükleri şey olduğunu sanmıyorum.I don't think that's what people really think.
Bu insanları buradan çıkarmalıyız.We have to get these people out of here.
Tom üst kattaki insanları duyabiliyordu.Tom could hear people upstairs.
Bu kasabadaki insanları seviyorum.I love the people in this town.
İnsanların kot giydiğini gördüm.I saw people wearing jeans.
Tom insanların onun hakkında bilmesini istemiyor.Tom doesn't want people to know about that.
Tom, insanların onun hakkında kötü şeyler söyleyeceğini biliyordu.Tom knew that people were going to say bad things about him.
Kedi insanların evlerinde yaşayan vahşi bir hayvandır.The cat is a wild animal that inhabits the homes of humans.
Ben sadece insanları konuşturmayı tercih ederim.I'd rather just let people talk.
Bazı insanların Noel şarkıları söylediğini duydum.I heard some people singing Christmas carols.
İnsanların büyük beyinleri var.Humans have big brains.
O bütün fakir insanların bacalarını düşürür ve çorapları taşmasına doldurur.He tumbles down all the poor people's chimneys, and fills up the stockings to overflowing.
Bankalar insanları soyuyor ve insanlar bankaları soyuyor.The banks rob people, and people rob the banks.
Dil, insanların yaşadığı dünyadır.Language is the world in which the people live.
Helsinki'deki martılar insanların elinden dondurma çalar.The seagulls in Helsinki steal ice cream out of people's hands.
Politika insanları böler ama kültür onları birleştirir.Politics divides people, but culture unifies them.
İnsanları onu yapmaya ikna etmek zorundayım.I have to convince people to do that.
Bu insanların çoğunu oldukça iyi tanıyorum.I know most of those people pretty well.
Gerçekten steroidler insanları öldürüyor mu?Are steroids actually killing people?
İyi, tecrübeli insanlarımız var.We've got good, experienced people.
Sizin gibi insanların burada olmaması gerekir.People like you shouldn't be here.
İnsanların onun ben olduğunu bilmelerini istedim.I wanted people to know it was me.
Bu insanların gitmesini dilerdim.We wish these people would leave.
İlgili Sayfalar