O da, insanlığın bütün bilgisine evrensel erişim artık avucumuzun içinde olduğu.もしこのスピーチが成功したら 皆さんは
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.Co najważniejsze, zapoczątkowalibyśmy proces, którego ludzkość nie zdoła opanować.
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.Concluzia este că am dat naștere unui proces care e în afara controlului umanității.
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.Důležité zde je to, že bychom tím zahájili proces, který bude mimo lidskou kontrolu.
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.Het belangrijke punt is dat we een proces gestart hebben dat de mensheid niet in de hand heeft.
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.중요한 점은 사람의 제어가 안되는 프로세스를 시작했다는 것입니다.
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.L'important est que nous aurons commencé un processus qui échappe au contrôle de l'humanité.
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.O ponto importante, é que teremos começado um processo que está fora do controlo da humanidade.
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.Quan trọng là chúng ta sẽ bắt đầu một quá trình nằm ngoài tầm kiểm soát của con người.
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.Tärkeä seikka on se, että tulemme aloittaneeksi prosessin, jota ihmiskunta ei pysty hallitsemaan.
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.Un punto importante è che avremo dato inizio a un processo su cui l'uomo non ha alcun controllo.
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.Το σημαντικό σημείο είναι ότι θα έχουμε ξεκινήσει μία διαδικασία που είναι εκτός ελέγχου από την ανθρωπότητα.
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.Важно здесь то, что мы запустим процесс, неподдающийся человеческому контролю.
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.Важното е, че ще сме започнали процес, който е отвъд човешкия контрол.
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.הנקודה החשובה היא שאנחנו התחלנו תהליך שיצא מחוץ לשליטת בני האדם.
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.النقطة المهمة هي أننا سنكون بدأنا عملية خارج نطاق تحكم البشرية.
Önemli olan nokta şu ki, insanlığın kontrolü dışında olan bir süreci başlatmış olacağız.このままでは近いうちに人類が制御できないような- 増幅プロセスが始まってしまうということです 氷床は数世紀に渡って解け続けるでしょうし
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.게임의 전제는 슈퍼컴퓨터가 인류의 생존이 23년 밖에 남지 않았다고 계산했다는 겁니다.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.A premissa era, um supercomputador calculou que os seres humanos j's só tinham mais 23 anos no planeta.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.Het plot was dat een supercomputer had berekend dat mensen nog maar 23 jaar over hadden op Aarde.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.La premisa era que una supercomputadora ha calculado que a los humanos le quedan sólo 23 años en el planeta.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.Le sujet était : un super-ordinateur a calculé que les humains n'avaient plus que 23 ans à vivre sur Terre.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.Och hypotesen var att en superdator har räknat ut att människor bara har 23 år kvar på planeten.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.Og præmissen var, at en supercomputer har regnet ud at menneskeheden kun har 23 år tilbage på planeten.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.Và giả thuyết là, một siêu máy tính đã tính toán rằng con người chỉ còn 23 năm còn lại trên hành tinh.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.Vycházela z toho, že superpočítač určil, že lidem na této planetě zbývá pouhých 23 let.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.Základom bolo, že superpočítač vypočítal, že ľudstvu na planéte Zem ostáva už len 23 rokov.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.Και η υπόθεση ήταν ότι ένας υπερυπολογιστής υπολόγισε ότι οι άνθρωποι έχουν μόνο 23 χρόνια ζωής στον πλανήτη.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.А предпоставката беше, че суперкомпютър е изчислил, че на хората им остават само 23 години на планетата.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.В качестве предпосылки, суперкомпьютер подсчитал, что человечеству осталось лишь 23 года на этой планете.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.За легендою, суперкомп'ютер підрахував, що у людей залишилося тільки 23 роки на цій планеті.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.והנחת היסוד היתה שמחשב-על חישב שלבני האדם נותרו רק 23 שנים על כדור הארץ.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.الفرضية كانت، أن حاسباً عملاقاً حَسَبَ أنه بقي للبشرية ٢٣ عام.
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor.スーパーコンピュータが算出したという設定です そのスーパーコンピュータの名は
Onlar bize, insanlığın ortak bir kalp atışı olduğunu söylüyorlar.Ellos nos dicen que hay un latir común en la humanidad.
Onlar bize, insanlığın ortak bir kalp atışı olduğunu söylüyorlar.Sie sagen uns, daß es ein gemeinsamer Herzschlag für die Menschheit.
Onlar bize, insanlığın ortak bir kalp atışı olduğunu söylüyorlar.ولون لنا أن هناك ضربات القلب شيوعا للبشرية.
Onlar bize, insanlığın ortak bir kalp atışı olduğunu söylüyorlar.世界の注目は 我々を引き裂くものに多く集まります
Onların çok haklı olarak ortak insanlığımız ve insan ruhu adına bizden istedikleri nedir?Cái gì mà chúng ta có quyền đòi hỏi bản thân, từ lòng nhân từ của ta và tâm linh con người?
Onların çok haklı olarak ortak insanlığımız ve insan ruhu adına bizden istedikleri nedir?Ce este ceea ce avem tot temeiul să ni-l cerem în baza umanităţii comune şi a spiritului uman?
Onların çok haklı olarak ortak insanlığımız ve insan ruhu adına bizden istedikleri nedir?Czego mamy pełne prawo wymagać od siebie, przez wzgląd na człowieczeństwo i z głębi ludzkiego ducha?
Onların çok haklı olarak ortak insanlığımız ve insan ruhu adına bizden istedikleri nedir?우리의 인간성과 인류 정신에서 비롯된, 우리가 스스로에게 물어볼 권리라는 건 뭘까요?
Onların çok haklı olarak ortak insanlığımız ve insan ruhu adına bizden istedikleri nedir?Wat mogen wij met het volste recht van onszelf vragen, vanuit onze medemenselijkheid en bezieling?
Onların çok haklı olarak ortak insanlığımız ve insan ruhu adına bizden istedikleri nedir?Чего мы имеем право требовать от самих себя, исходя из нашей человечности и людского духа?
Onların çok haklı olarak ortak insanlığımız ve insan ruhu adına bizden istedikleri nedir?Що ми маємо право вимагати від самих себе, виходячи з нашої людяності та людського духу?
Onların çok haklı olarak ortak insanlığımız ve insan ruhu adına bizden istedikleri nedir?מהו הדבר שזכותנו המלאה לדרוש מעצמנו, מתוך אנושיותנו המשותפת ומתוך הרוח האנושית?
Onların çok haklı olarak ortak insanlığımız ve insan ruhu adına bizden istedikleri nedir?ومالذي يجب ان نطلبه نحن من انفسنا من منظور تشاركنا الانساني .. ومن مفهوم الروح الانسانية المشتركة
Onların çok haklı olarak ortak insanlığımız ve insan ruhu adına bizden istedikleri nedir?自らに求めることの できるものとは何でしょうか? 皆さんはご存じですね
Onun değişimleri tüm insanlığı etkileyecek.Het broeikaseffect was al meer dan een eeuw een bekend gegeven.
Onun değişimleri tüm insanlığı etkileyecek.I suoi cambiamenti coinvolgeranno tutta l'umanità.
Onun değişimleri tüm insanlığı etkileyecek.이 변화는 모든 인류에 영향을 끼칠테니까요.
Onun değişimleri tüm insanlığı etkileyecek.O efeito de estufa tinha sido bem compreendido há mais de um século.
Onun değişimleri tüm insanlığı etkileyecek.Schimbările acesteia vor afecta întreaga umanitate.
Onun değişimleri tüm insanlığı etkileyecek.Se ha estudiado al detalle el efecto invernadero durante más de un siglo.
Onun değişimleri tüm insanlığı etkileyecek.Seine Veränderungen werden die gesamte Menschheit betreffen.
Onun değişimleri tüm insanlığı etkileyecek.Sen muutokset vaikuttavat koko ihmiskuntaan.
Onun değişimleri tüm insanlığı etkileyecek.Ses changements affecteront l'ensemble de l'humanité.
Onun değişimleri tüm insanlığı etkileyecek.Skleníkový jev dobře chápeme už déle jak jedno století.
Onun değişimleri tüm insanlığı etkileyecek.Sự thay đổi của trái đất sẽ ảnh hưởng đến mọi mặt của loài người.
Onun değişimleri tüm insanlığı etkileyecek.Te zmiany wpłyną na całą ludzkość.