Dilimizle Rabbi, Babayı överiz. Yine dilimizle Tanrıya benzer yaratılmış insana söveriz.به نبارك الله الآب وبه نلعن الناس الذين قد تكوّنوا على شبه الله.
Dilimizle Rabbi, Babayı överiz. Yine dilimizle Tanrıya benzer yaratılmış insana söveriz.我 們 用 舌 頭 頌 讚 那 為 主 為 父 的 、 又 用 舌 頭 咒 詛 那 照 著 神 形 像 被 造 的 人
Dilimizle Rabbi, Babayı överiz. Yine dilimizle Tanrıya benzer yaratılmış insana söveriz.我 們用 舌頭頌讚 那 為主為 父 的 、 又 用 舌頭咒詛 那 照著 神 形像 被 造 的 人
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Cela fait bizarre d'être accusé d'avoir fondé cette organisation néo-nazie.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Det føles underligt at blive anklaget for at grundlægge den nynazistiske organisation.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Det känns konstigt att anklagas för att ha startat VAM.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Det känns konstigt att anklagas för att ha startat VAM.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Dziwnie się czuję będąc oskarżany o zakładanie takich organizacji.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Es fühlt sich komisch an, beschuldigt zu werden, eine Neo-Nazi Organisation gegründet zu haben.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Es fühlt sich komisch an, beschuldigt zu werden, eine Neo-Nazi-Organisation gegründet zu haben.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.E tare ciudat să fiu acum acuzat că am fondat acea organizaţie neo-nazistă.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Furcsának tűnik, hogy megvádoltak annak a neonáci szervezetnek az alapításával.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Furcsának tûnik, hogy megvádoltak annak a neonáci szervezetnek az alapításával. Nagyon nehéz.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Het voelt raar om beschuldigd te worden van het oprichten van die neo-Nazi organisatie.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Het voelt raar om beschuldigd te worden... van het oprichten van die neo-Nazi organisatie.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.그런데도 신-나치 집단의 배후라고 비난받으니 기분이 묘하네.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Me siento raro de ser acusado de fundar una organización neo-Nazi.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Rasanya aneh dituduh sebagai pendiri organisasi neo-Nazi.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Sembra strana l'accusa di fondare una organizzazione neonazista.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Thật lạ khi bị buộc tội là thành lập tổ chức phát xít mới.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Thật lạ khi buộc tội việc thành lập nó
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Tuntuu merkilliseltä tulla syytetyksi tuon uusnatsijärjestön perustamisesta.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Νιώθω περίεργα να κατηγορούμαι... ότι ίδρυσα αυτή τη νεο-ναζιστική οργάνωση.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Он чувствует себя странным быть обвиненным в основания, что неонацистские организации.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Шантаво е да ни обвиняват, че сме основателите на тази организация.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.מרגיש לי מוזר להיות מואשם .בייסוד ארגון נאו-נאצי
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.إنه شعور غريب أن يتم إتهامك بتأسيس منظمة نازية الجديدة
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.意味ない
Doğal olarak, kaç insana hayatımızda yer verebiliriz ki?È naturale: quante persone possiamo ricordarci?
Doğal olarak, kaç insana hayatımızda yer verebiliriz ki?Este natural, câţi oameni putem căra după noi?
Doğal olarak, kaç insana hayatımızda yer verebiliriz ki?Klar, denn wie viele Leute können wir behalten?
Doğal olarak, kaç insana hayatımızda yer verebiliriz ki?Một cách tự nhiên, chúng ta có thể liên tục mang theo bao nhiêu người?
Doğal olarak, kaç insana hayatımızda yer verebiliriz ki?Naturalmente, ¿cuanta gente podemos llevar?
Doğal olarak, kaç insana hayatımızda yer verebiliriz ki?Naturligtvis, hur många människor kan vi fortsätta stötta?
Doğal olarak, kaç insana hayatımızda yer verebiliriz ki?Natuurlijk, hoeveel mensen kunnen we blijven meedragen?
Doğal olarak, kaç insana hayatımızda yer verebiliriz ki?Φυσικά, πόσοι άνθρωποι μπορούμε να συνεχίσουμε την μεταφορά;
Doğal olarak, kaç insana hayatımızda yer verebiliriz ki?載せられるというのか? だが彼らは名を成そうとする
Dua eden pek çok insana soruyorum: 'Tanrı dualarına cevap vermezse ne olacak?' diyorum.Ho parlato con persone che pregano gli ho detto:"Supponiamo che Dio non risponda alle vostre preghiere".
Dua eden pek çok insana soruyorum:Μιλαω με ανθρωπους που προσευχονται
Dua eden pek çok insana soruyorum:Казвам на хората, които се молят: "Представи си, че Бог не отвърне на молитвата ти", а те отвръщат:
Duruşundan güven hissediliyor. Ve tabi boyutundan da, eserin boyutu normal insana göre oldukça büyük.C'è un senso di fiducia nella sua postura, e naturalmente nella scala, è enorme.
Duruşundan güven hissediliyor. Ve tabi boyutundan da, eserin boyutu normal insana göre oldukça büyük.Jego postura wskazuje na pewność siebie, a w tej skali jest to niewiarygodny widok.
Duruşundan güven hissediliyor. Ve tabi boyutundan da, eserin boyutu normal insana göre oldukça büyük.Pocit jistoty v jeho póze a v tomto rozsahu je obrovský.
Duruşundan güven hissediliyor. Ve tabi boyutundan da, eserin boyutu normal insana göre oldukça büyük.Poziția corpului indică încredere, iar, desigur, considerând scara la care a fost proiectată, este enormă.
Duruşundan güven hissediliyor. Ve tabi boyutundan da, eserin boyutu normal insana göre oldukça büyük.У його позі відчувається впевненість, а також у його величезних розмірах.
Eğer bunu başaramazsak, doğal olarak yanlızca kısıtlı sayıda insana yetebilirsiniz.Naturalmente, se não o conseguirmos só se poderá cuidar de uma quantidade limitada de pessoas.
Eğer bunu başaramazsak, doğal olarak yanlızca kısıtlı sayıda insana yetebilirsiniz.Naturalmente, si fracasamos en eso sólo se puede cuidar de una cantidad limitada de personas.
Eğer bunu başaramazsak, doğal olarak yanlızca kısıtlı sayıda insana yetebilirsiniz.Naturellement, si nous échouons, le nombre de personnes dont on pourra prendre soin sera limité.
Eğer bunu başaramazsak, doğal olarak yanlızca kısıtlı sayıda insana yetebilirsiniz.Sollte uns das nicht gelingen, können wir auch nur für eine begrenzte Anzahl Menschen sorgen.
Eğer bunu başaramazsak, doğal olarak yanlızca kısıtlı sayıda insana yetebilirsiniz.Разбира се, ако не постигнем това, ще може да се погрижим само за ограничен брой хора.
Eğer domuzlar için yemek pişirirseniz, sanki insana pişiriyormuş gibi, domuzlar için de güvenli olur.Ak varíte jedlo pre prasatá tak, akoby ste ho varili pre ľudí, je to preukázateľne bezpečné.
Eğer domuzlar için yemek pişirirseniz, sanki insana pişiriyormuş gibi, domuzlar için de güvenli olur.Dacă gătești pentru porci așa cum gătești pentru oameni, e o hrană sigură.
Eğer domuzlar için yemek pişirirseniz, sanki insana pişiriyormuş gibi, domuzlar için de güvenli olur.Ha főtt étellel etetjük a disznót, mint az embereket, akkor az biztonságos.
Eğer domuzlar için yemek pişirirseniz, sanki insana pişiriyormuş gibi, domuzlar için de güvenli olur.Jeśli gotujesz jedzenie dla świń w ten sam sposób, co dla ludzi, jest ono bezpieczne.
Eğer domuzlar için yemek pişirirseniz, sanki insana pişiriyormuş gibi, domuzlar için de güvenli olur.여러분들이 마치 사람들에게 하듯이 돼지를 위해서 음식을 만든다면, 그것은 안전합니다.
Eğer domuzlar için yemek pişirirseniz, sanki insana pişiriyormuş gibi, domuzlar için de güvenli olur.Om du tillagar grisarnas mat, precis som du lagar mat till människor, blir den säker.
Eğer domuzlar için yemek pişirirseniz, sanki insana pişiriyormuş gibi, domuzlar için de güvenli olur.Pokud vaříte jídlo pro prasata, stejně jako ho vaříte pro lidi, znamená to, že jídlo je bezpečné.
Eğer domuzlar için yemek pişirirseniz, sanki insana pişiriyormuş gibi, domuzlar için de güvenli olur.Se il cibo per i maiali è stato cotto, proprio come per gli umani, non ci sono pericoli.
Eğer domuzlar için yemek pişirirseniz, sanki insana pişiriyormuş gibi, domuzlar için de güvenli olur.Wenn man das Futter für seine Schweine kocht, so wie wir Essen für Menschen kochen, dann ist es ungefährlich.
Eğer domuzlar için yemek pişirirseniz, sanki insana pişiriyormuş gibi, domuzlar için de güvenli olur.Αν μαγειρεύαμε τροφή για τα γουρούνια με τον ίδιο τρόπο που μαγειρεύουμε για τους ανθρώπους, είναι ασφαλές.