Bir insana en sevdiği kişi gibi gözükebilir.Nejlepší je, když člověk umí mít rád.
Rahatsız edilmedikçe insana saldırmaz.Na člověka nezaútočí, nejsou-li vyprovokováni.
İnsana özenir, insanmış gibi davranır.Chování jako k lidské bytosti.
Bununla birlikte, sonuç olarak az sayıda insana uygulandı.Ale pouze malému počtu domorodců se to skutečně podařilo.
Öldürmez ama insana bedenen zarar verir.Nezabíjí, ale těžce ohrožuje svým jedem.
Bu insandan insana değişen bir özelliktir.Jaké jsou příčiny této proměny jedince?
Bir bitkiden, hatta bir bakteriden insana kadar her canlı varlığın bir ruhu vardır.Orice făptură vie de la o plantă sau bacterie până la om, are un suflet.
Hastalık insandan insana geçmez.Boala nu se răspândește de la om la om.
Aktif ancak tedavi edilmemiş tüberkülozu olan bir kişi yılda 10-15 insana hastalık bulaştırabilir.O persoană cu tuberculoză activă dar netratată poate infecta 10–15 (sau mai mulți) alți oameni într-un an.
Vücut sıcaklığı, insana benzer ve ortalama 35,9 °C 'dir.Temperatura de bază a corpului este de °°°35,9 ºC, similar cu cea a unui om.
Ölümün bilinmezliği insana hayatın bilinen acılarından daha heyecanlan verici geliyor." demiştir.Incertitudinea ei este mai încântătoare decât orice suferință a vietii””.
Ayrıca cinayet mahalinde Dupin, insana ait olmayan kıllar bulur.La locul crimei, Dupin găsește un fir de păr care nu pare a fi uman.
Ayrıca harici iyiler ve zenginliklerin, insana mutluluk sağlamayacağını da söylemiştir.Și ai nevoie și de foarte mult noroc, ca să nu-ți facă altcineva viața un iad.
Günah insana ölüm getirir ve herkes bu ölümü hak etmektedir.Iisus, Viața, Gustând moartea acum, Pe toți oamenii de moarte i-a izbăvit Și viața tuturor le-a dăruit.
Mantık, bilge bir insana doğruyu yanlıştan ayırt etme özelliği kazandırır.”Nu, eu spun că incertitudinea este singurul răspuns apropriat pentru oameni."
Mitoloji ve efsaneler MÖ 5. yüzyılda bir insandan bir insana organ ve doku nakli yapıldığını kaydederler.Faptul că cineva își comanda un portret indica în secolul al XV-lea o anume demnitate și un rang social.
Yanılmak insana mahsustur.A greși e omenește.
Din insanal özün doğaüstü gerçekleşmesini oluşturuyor, çünkü insanal öz gerçek gerçekliğe sahip bulunmuyor.A vallás az emberi lényeg fantasztikus megvalósulása, mert az emberi lényegnek nincs igazi valósága.
Maymun ve insansı maymunların da pornografiye insana benzer tepkiler verdiği ortaya çıkmıştır.Hím és nőstény szúnyogok is azonos reakciót mutattak.
İnsandan insana ilk başarılı kalp nakli ameliyatını gerçekleştirdi.Az első sikeres magyarországi szívtranszplantáció elvégzője.
Hastalık insandan insana geçmez.A betegség emberről emberre nem terjed.
İnsana sebepsiz saldıran hayvanlar mümkünse yakalanmalıdır.Például emberre támadó vadállatot meg kell ölni, ha rábukkannak.
Rahatsız edilmedikçe insana saldırmaz.Ha nem zavarják, az emberre nem támad.
İnsana yakın çevrede yaşar.A mi az embert környékezi.
İnsana zararı yoktur.Emberveszteség nem volt.
Ayrıca harici iyiler ve zenginliklerin, insana mutluluk sağlamayacağını da söylemiştir.Rájön, hogy önmagában a jólét nem teszi boldoggá az embert.
Aktif ancak tedavi edilmemiş tüberkülozu olan bir kişi yılda 10-15 insana hastalık bulaştırabilir.Egy tbc-ben szenvedő, kezeletlen személy évente kb. 20 embert fertőzhet meg.
Jainizm insana ait en yüce mükemmelliğin ortaya çıkarılmasına uğraşır.Be akarja bizonyítani az Úrnak műve tökéletlenségét.
Ayrıca cinayet mahalinde Dupin, insana ait olmayan kıllar bulur.A tett helyszínén pedig Dupin egy olyan hajszálat talál, mely nem emberinek tűnik.
İnsana fayda sağlamak.Emberi fogyasztásra alkalmas.
Hayatın insana nasıl bir oyun oynayacağı her zaman aşinadır.Először is ki kell választani, hogy melyik játékmóddal kíván játszani az ember.
İnsanazor'un Ultimate halidir.Ez a Charmander végső formája.
Örneğin bir insana saldırmış olduklarına dair bugüne kadar hiçbir inandırıcı kanıt gösterilememiştir.Eddig csak egyetlenegy bebizonyított nagy pörölycápa támadás történt, az is emberi provokáció miatt.
Bu tarz bir insana karşı kibar olmaya gerek yok.Az ilyen fajta személlyel nem kell udvariaskodni.
Bu tarz bir insana karşı kibar olmaya gerek yok.Az ilyen fajta személlyel nem kell udvariasnak lenni.
İnsana yakın çevrede yaşar.Ihminen olemisen äärellä.
İnsana nadir saldırır.Se hyökkää erittäin harvoin ihmisen kimppuun.
Hastalık insandan insana geçmez.Tauti ei tartu ihmiseen.
Onlarca genç insana açılan kucak.Nuolivirta pelasi kymmeniä nuorten maaotteluita.
Günah insana ölüm getirir ve herkes bu ölümü hak etmektedir.Näin synnin seuraus, kuolema, levisi kaikkiin ihmisiin.
Ayrıca, evrelerinin hepsi de insana saldırır.Ja haastaessani itseni haastan myös yleisöni.
Hastalığın insandan insana bulaştığı görülmemektedir.Näyttää siltä, että tauti ei voi tarttua ihmisestä toiseen.
Robot deyince insan benzeri makineler akla gelse de robotların çok azı insana benzer.Robotit ovat niin ihmisen kaltaisia, että robotteja luullaan ihmisiksi ja ihmisiä roboteiksi.
Tüm dişler gibi insandan insana boyutu, şekli, rengi değişebilir.Kuten muillakin hampailla, näiden hampaiden koko, muoto ja väri vaihtelevat henkilön mukaan.
Ölümün bilinmezliği insana hayatın bilinen acılarından daha heyecanlan verici geliyor." demiştir.Jos kuolema on todellakin Yhden lahja ihmisille, on se katkera ottaa vastaan!»
Bu durum onun her kesimden insana hitap eden bir sanatçı olduğunu gösteriyordu.Hänen mukaansa jokaisen taiteilijan tulisi etsiä sitä.
Onun için İranlılar ilk insana Kil Şah adını veriyorlardı.Roomalaiset kutsuivat alkuhärkää nimellä urus.
Binlerce insana istihdam sağlayan 100'den fazla işletmeye sahipti.Lisäksi hän haastatteli yli sataa Jobsin tavalla tai toisella tuntenutta ihmistä.
Örneğin bir insana saldırmış olduklarına dair bugüne kadar hiçbir inandırıcı kanıt gösterilememiştir.Mikään järjestö ei ole toistaiseksi ilmoittautunut iskun tekijäksi.
Kont Orlok'u gören Hutter, Kontun insana benzemediğinden dolayı ürperir.Ο ίδιος ο κόμης Ορλόκ εμφανισιακά δεν έχει μεγάλη σχέση με το ανθρώπινο είδος.
Bedensel yaraları normal bir insana göre çok daha hızlı bir şekilde iyileşir.Ο χρόνος ανάρρωσης του Cage από φυσικά τραύματα είναι γρηγορότερος από το κανονικό.
Örneğin bir insana saldırmış olduklarına dair bugüne kadar hiçbir inandırıcı kanıt gösterilememiştir.Κανένας υπονάνος δεν έχει ανακαλυφθεί μέχρι στιγμής να έχει πλανήτη.
Statik elektriğin etkileri birçok insana tanıdık gelmektedir.Οι επιπτώσεις της ηχορύπανσης στον άνθρωπο είναι πολλές.
İnsana dönüştüm, demiş.Συγχωρέστέ με, είπε.
Ne humanis crede İnsana inanma.Στη μεταφυσική ο ανθρωπισμός πιστεύει στη Φυσιοκρατία.
Pek çok insana mutfakta daha fazla zaman harcama ve daha fazla keyif alma ilhamını vermiştir.Ως αποτέλεσμα περισσότεροι άνθρωποι είχαν χρήματα και χρόνο γα να ταξιδεύουν.
Aktif ancak tedavi edilmemiş tüberkülozu olan bir kişi yılda 10-15 insana hastalık bulaştırabilir.En person med aktiv men ubehandlet tuberkulose kan smitte 10-15 (eller flere) andre om året.
Ölümün bilinmezliği insana hayatın bilinen acılarından daha heyecanlan verici geliyor." demiştir.Dødens usikkerhed prædikes som mere spændende end livets velkendte smerte."
Hastalık insandan insana geçmez.Smitten sker ikke fra menneske til menneske.
Dahası, Tanrı yaratma gücünü insana aktarmış da değildir.Men Gud tillader ikke mennesket dette.