insan ile cümle

insan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İnsanlar seni hiç züppe tavırlı olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being snobbish?
İnsanlar seni hiç sinsi olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being sneaky?
İnsanlar seni hiç bencil olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being selfish?
İnsanlar seni nefsine düşkün olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being self-indulgent?
İnsanlar seni hiç kaba olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being rude?
İnsanlar seni hiç kendini beğenmiş olarak suçlar mı?Do people ever accuse you of being pompous?
İnsanlar seni hiç aşırı duygusal olarak suçlar mı?Do people ever accuse you of being overemotional?
İnsanlar seni hiç dik başlı olarak suçlar mı?Do people ever accuse you of being obstinate?
İnsanlar seni hiç sabit fikirli olarak suçlar mı?Do people ever accuse you of being obsessive?
İnsanlar seni hiç iğrenç olmakla suçluyorlar mı?Do people ever accuse you of being obnoxious?
İnsanlar seni hiç kibirli olmakla suçluyorlar mı?Do people ever accuse you of being conceited?
İnsanlar sizi düzensiz olmakla suçluyor mu?Do people accuse you of being disorganized?
İnsanlar hatalı olarak, geçmişin şimdikinden daha iyi olduğunu düşünürler.People mistakenly think that the past was better than the present.
Çok sayıda insan mangaları anlayabilmek için Japonca öğreniyor.Lots of people learn Japanese so they can understand mangas.
İnsanlar seninle konuşmayı seviyor.People like to talk to you.
Tom birçok insanla konuştu.Tom talked to a lot of people.
İnsanların senin hakkında konuşma tarzını sevmiyorum.I don't like the way people talk about you.
Tom'la konuşmak isteyen birçok insan var.There are a lot of people who want to talk to Tom.
İnsanlar cep telefonlarını kullanırken dikizlemeyi bırakmalısınız.You should stop peeking when people are using their cellphones.
Fransızca konuşamayan çok insan var.There are many people who don't speak French.
Tom insanların ona gülebileceğinden korkuyordu.Tom was afraid people might laugh at him.
Aptal sorular yok, yalnızca aptal insanlar var.There are no stupid questions, only stupid people.
Hasta insanların etrafında olmayı sevmiyorum.I don't like being around sick people.
İnsanlar bunu yapman için gerçekten para ödüyor mu?Do people really pay you to do this?
Bir çok insandan daha iyi para alıyoruz.We get paid better than a lot of people do.
Güvenebileceğimiz bir grup insana ihtiyacımız var.We need a group of people we can rely on.
Ben benim güvenebileceğim insanlara ihtiyaç duyarım.I need people I can rely on.
Birçok insan öğlen yemeğinden sonra dişlerini fırçalamaz.Many people don't brush their teeth after lunch.
İnsanlar bana bir şeyler söyler.People tell me things.
Tom çoğunlukla insanlara onun karısı olduğumu söyler.Tom often tells people I'm his wife.
İnsanlara ne yapacağını söylemek zor.It's hard to tell people what to do.
Onlarca insan şiddetli yağmurun yol açtığı ani su baskınlarında öldü.Dozens of people have died in flash floods triggered by torrential rain.
İnsanlar bana ne yapacağımı söylediğinde bundan nefret ederim.I hate it when people tell me what to do.
İnsanlara sadece duymak istedikleri şeyi söylerim.I just tell people what they want to hear.
"Sana öyle söylemiştim." diyen insanlardan hoşlanmıyorum.I don't like people who say "I told you so."
Polisler insanlara içeride kalmalarını söylüyor.The police are telling people to stay inside.
İnsanlar çoğunlukla bana bilmek istediğimden daha fazlasını söylüyor.People often tell me more than I want to know.
Fransızcayı nasıl konuşacağımı tanıdığım insanlara söylerdim.I used to tell people I knew how to speak French.
Ben gençken, insanlar her zaman bana çirkin olduğumu söylerdi.When I was young, people always told me I was ugly.
Gerçekten ne düşündüğünü insanlara söylemede bir sorunun mu var?Do you have a problem telling people what you really think?
Tom diğer insanların bana söylemediği bir sürü şey söyledi.Tom told me a lot of things other people wouldn't tell me.
Bana lobide bekleyen daha çok insan olduğunu mu söylüyorsun?Are you telling me there are more people waiting in the lobby?
Araba kontrolden çıktı ve otobüs durağındaki bir grup insanın içine daldı.The car veered out of control and ploughed into a group of people at a bus stop.
İnsanlar bana aptalca sorular sorduğunda bundan nefret ederim.I hate it when people ask me stupid questions.
İnsanların büyük bir çoğunluğu planı kabul etti.A vast majority of people approve of the plan.
Tom arabasında oturuyordu, yürüyen insanlara bakıyordu.Tom was just sitting in his car, looking at people walk by.
Bazı insanlar uçma sporunun tehlikeli bir spor olduğunu düşünüyor.Some people think that hang gliding is a dangerous sport.
Tom iyi bir kahkahayı sever ve mizah duygusu olmayan insanlardan kaçınır.Tom loves a good laugh and avoids people who haven't got a sense of humour.
Başka herkes için onu mahvedenler sizin gibi insanlar.It's people like you who are ruining it for everyone else.
Bay Smith tatlı dilli bir insandır.Mr Smith is a softly-spoken person.
Bu dünyadaki insanların hepsi ölümlüdür.The people on this earth are all mortals.
Erkekler, kadınlar, oğlanlar ve kızlar, onların hepsi insandırlar.Men, women, boys, and girls, they're all people.
Bazı insanlar mikrodalga fırınların güvenli olmadığını düşünüyor.Some people think microwave ovens aren't safe.
Birçok zengin insanın evlerinde güvenli bir odası var.Many rich people have a safe room in their houses.
Birçok zengin insanın evinde kasa odası vardır.Many rich people have a safe room in their houses.
Tom'un bir tek yumurta ikizi var ve az insan onları ayırt edebilir.Tom has an identical twin brother and few people can tell them apart.
Her insanın yeme ve içmeye ihtiyacı vardır.Every human needs to eat and drink.
Beni korkuttun! İnsanlara böyle sessizce yaklaşma.You scared me! Don't creep up on people like that.
Partide yüzden fazla insan vardı.There were more than 100 people at the party.
Bazı insanlara göre Tatoeba bir okul değildir.Some people think Tatoeba is not a school.

İlgili Sayfalar