insan ile cümle

insan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Her insan aklını sınırlayan duvarı gördü.Every man has seen the wall that limits his mind.
Bütün bu insanlar nereden geldi?Where did all these people come from?
Bir sürü insan oy kullanmıyor.A lot of people don't vote.
İnsanlar Boston'da biraz daha samimi.People are a bit friendlier in Boston.
İnsanları onu yapmaktan vazgeçirmek için mümkün olan her şeyi yaptım.I've done everything possible to discourage people from doing that.
Beklediğimizden daha fazla insan geldi.More people came than we expected.
Neredeyse insanların olduğumu sandığı kadar akıllı değilim.I'm not nearly as smart as people think I am.
Ben insanların olduğumu düşündüğü kadar zeki değilim.I'm not as smart as people think I am.
İnsanların sandığı kadar yaşlı değilim.I'm not as old as most people think I am.
Beni sevmeyen insanlar var.There are people who don't like me.
Umduğumuzdan daha az insan geldi.Fewer people came than we were expecting.
Tom'dan hoşlanmayan insanlar var.There are people who don't like Tom.
İnsanoğlu Tanrı'nın suretinde yaratılmıştır.Human beings were created in God's image.
Bu adada başka insanları gördünüz mü?Have you seen any other people on this island?
Bazı insanlar aya inişlerin asla olmadığına inanıyorlar.Some people believe that the moon landings never happened.
Tom bütün gün o iş için insanları görüşme yapıyor.Tom has been interviewing people for that job all day.
Bütün o insanlara ne oldu?What happened to all those people?
Avcılık kazaları çoğu insanın fark ettiğinden daha sık olur.Hunting accidents happen more often than most people realize.
Sen kötü bir insan sarrafısın.You're a terrible judge of character.
Neden kötü şeyler iyi insanların başına gelir?Why do bad things happen to good people?
Tüm bu insanlara ne olacak?What's going to happen to all these people?
Üç binden fazla insan konsere katıldı.More than 3000 people attended the concert.
İnsanlar günümüzde daha bilinçliler ve sağlıklı gıda seçiyorlar.People are more conscious nowadays and choose healthy food.
Fakat insanların küçük bir umudu var.But people have a little hope.
İnsanların yöntemlerimi sorgulamasına alışkın değilim.I'm not used to having people question my methods.
İnsanların sadakatimi sorgulamasına alışık değilim.I'm not used to having people question my loyalty.
İnsanların kararlarımı sorgulamasına alışkın değilim.I'm not used to having people question my decisions.
Fiyatı düşürmen gerekmez. İnsanlar istediğin ücreti ödeyecekler.You don't need to lower the price. People will pay what you're asking.
İnsanlar genellikle yüksek fiyatlar hakkında şikayet ederler.People often complain about high prices.
Bir insan hayatı üzerine fiyat koymak zordur.It's difficult to put a price on a human life.
Amerika'da insan haklarını korumak için katı yasalar vardır.America has strict laws to protect human rights.
Hükümetin insanları öldürmeye hakkı vardır.Government has the right to kill people.
Tanrı insanların kaderine çoktan karar verdi.God has already decided the fate of humans.
İnsanlar ihtiyaç duymadıkları şeyleri satın alırlar.People buy things they don't need.
İnsanlar silahsız daha iyi olurdular.People would be better without guns.
Rusya, II. Dünya Savaşı sırasında 20 milyon insan kaybetti.Russia lost 20 million people during World War II.
Rusya, İkinci Dünya Savaşı sırasında 20 milyon insan kaybetti.Russia lost 20 million people during World War II.
Bazı değerler insanları Amerikalı yapar.Certain values make people American.
İnsanlar bilet almak için sıraya girdiler.People were lined up to buy tickets.
İnsanlar bütün gece bana içki ısmarlamaktadır.People have been buying me drinks all night.
Yazdığım kitabı çok fazla insan almadı.Not very many people bought the book I wrote.
İnsanlar bunları alabilir mi?Can people buy these?
Birçok insan kızarmış tavuğu parmaklarıyla yemeyi tercih eder.A lot of people prefer to eat fried chicken with their fingers.
İnsanlarla konuşmaya devam etti.He kept talking to people.
Tom bu kasabada bir sürü insana yardım etti.Tom has helped a lot of people in this town.
Tom tanımadığı insanlardan yardım istemeyi sevmez.Tom doesn't like to ask for help from people he doesn't know.
Tom her zaman diğer insanlara yardım etmeye çalışır.Tom always tries to help other people.
Bir sürü insanın yardımımıza ihtiyacı var.A lot of people need our help.
Şu insanlardan birisi Tom olabilir.One of those people might be Tom.
Umutsuz insanlar her şeyi deneyecektir.Desperate people will try anything.
Toplantıda söylediklerin çok insanı kızdırdı.What you said at the meeting made a lot of people angry.
İnsanlar spikeri dikkatlice dinledi.The people listened to the speaker attentively.
İnsanlar arasında olduğumuz sürece, insanlığa değer verelim.So long as we are among humans, let us cherish humanity.
Neden bir insan saçını pembeye boyar ki?Why would anyone dye their hair pink?
Tom birçok insanın onun olduğunu düşündüğü kadar fakir değil.Tom isn't as poor as most people think he is.
Oradaki şu insanlar Fransızca konuşuyorlar.Those people over there are speaking French.
Tom tanıdığım en konuşkan insanlardan biri.Tom is one of the most talkative people I know.
İnsanlar seni hiç dengesiz olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being temperamental?
İnsanlar seni hiç yüzeysel olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being superficial?
İnsanlar seni hiç inatçı olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being stubborn?

İlgili Sayfalar