insan ile cümle
insan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İnsanlar arazi sahibi olmak istiyor.People want to own land.
Özürlü insanlar için evi tamir ettim.I fixed the house for the disabled man.
Modern çağda insanlar bağımsızdır.In the modern age, humans are detached.
O, insanları nasıl aldatacağını çok iyi biliyor.He knows very well how to deceive people.
Bazı insanlar denizi daha çok sever, diğerleri dağları daha çok sever.Some people like the sea more, others like the mountains more.
Bu tür insanlara dayanamam.I can't stand those kinds of people.
İnsanlar suyun kenarında toplandı.People gathered at the water's edge.
Sahilde bir sürü insan vardı.There were a lot of people on the beach.
Erik; düne kadar tanıdığım en donuk insan olan Emily'den daha donuk.Erik is duller than Emily who, until yesterday, was the dullest person I knew.
Ne tür bir insan soykırıma hayranlık duyar ve ona bir kahraman der?Sometimes we lie so that we don't hurt the feelings of others.
Bazı işitme engelli insanlar işaret dili kullanmamayı seçiyor.Some deaf people choose not to use sign language.
Sağır insanlar birbirleriyle genellikle işaret dili kullanarak konuşurlar.Deaf people often talk to each other using sign language.
Her şey ara ara değişir, insan da onlarla birlikte değişmelidir.Things change from time to time, and one should change with them.
Ben yavaş konuştuğum için insanlar sözümü kesmeye eğilimlidir.People tend to interrupt me because I speak too slowly.
insaniyet hususundaRegarding humankind...
Hatasız kul olmaz. hataların için başka birini suçlamak daha insanidir.To err is human. To blame somebody else for your errors is even more human.
Ne çeşit bir insan olduğumu düşünüyorsun?What kind of person do you think I am?
Dünyadaki insanlar şişmanlıyor.People around the world are getting fatter.
İnsanlar korkuyla ele geçirilebilir.Man can be subdued through fear.
Son zamanlarda, birçok insan iyi yaşamayı zor buluyor.Recently, many people are finding it hard to make a decent living.
Son zamanlarda birçok insan rahat geçinmeyi zor buluyor.Recently, many people are finding it hard to make a decent living.
Tom saygılı bir insandır.Tom is a decent sort of guy.
İnsanlar karıncalara benzer.People look like ants.
Hırsız, dürüst insanlara inanmaz.The thief does not believe in honest people.
Evimde 80'in üzerinde insan var. Biz bir parti veriyoruz.There are over 80 people in my house. We're having a party.
İnsanlar onlar arasındaki farkı kolaylıkla söyleyebilirler.People can easily tell the difference between them.
Bazı insanlar Tom'un davranışının uygunsuz olduğunu hissetti.Some people felt that Tom's behavior was inappropriate.
O genç insanlarla çevrili olmaktan hoşlanıyor.He likes being surrounded by young people.
Kütüphanede her zaman birçok insan vardır.There are always many people in the library.
Zayıf insanlar kaybederler.Weak people lose.
Erken yatan ve erken kalkan insanlar uzun süre yaşarlar.People who go to bed early and get up early live a long time.
Bu tip insan, ilgi çekici değildir.This type of person isn't interesting.
Arkadaşlarınla çok zaman harcıyor musun? Onlar kim? Komik insanlar sanırım.Do you spend a lot of time with your friends? Who are they? Funny people I think.
Ben insanlarla iyi anlaşıyorum.I get along well with people.
Meşgul insanlar olduğunuzu biliyoruz.We know you're busy people.
İnsanlar Gençlik Çeşmesini arıyorlar.The men are searching for the Fountain of Youth.
Bir kedi, insan değildir!A cat is not a human being!
Bence herkes iyidir ama bazı insanlar diğerlerinden daha iyidir.In my opinion, everybody is good but some people are better than others.
Birçok insan, ülkede yasadışı olarak yaşıyor.Many people are living illegally in the country.
Tüm insanlar nazik değildir.All people are not gentle.
O böyle materyalist bir insandı.He was such a materialistic person.
Bu yıl birçok insan gribe karşı aşı yaptırdı.Many people have been vaccinated against the flu this year as well.
O, güvenebileceğin bir insandır.He's a man you can rely on.
İnsan parasız yaşayamaz.One can't survive without money.
İnsanlar çok arkadaş canlısıdırlar.The people are so friendly.
Bazı insanlar her akşam televizyon dizilerini izlediler.Some people watched TV serials every evening.
Borç verdiğim insanlar asla bana geri ödeme yapmıyorlar.The people I lend money to never pay me back.
Bazı insanlar hükümetin oldukça çok fazla gücünün olduğunu düşünüyor.Some people think the government has way too much power.
Bazı insanlar bu ülkede çok fazla avukat olduğunu düşünüyorlar.Some people think that there are way too many lawyers in this country.
İnsanlar konuşurken sessiz olmalısın.You ought to keep quiet when people are talking.
Bazı insanlar bu ülkede çok fazla sayıda avukat bulunduğunu düşünüyor.Some people think that there are too many lawyers in this country.
Hangisinin daha büyük beyni vardır, bir fil mi yoksa bir insan mı?Which has the biggest brain, an elephant or a person?
Bu insanlar rahatlıkla Esperanto konuşuyorlar, değil mi?These people speak Esperanto effortlessly, don't they?
Çoğu insanın bildiği bir takım yıldızı Büyükayı'dır.One constellation that most people know is the Big Dipper.
Bu ülkedeki neredeyse her insan çift dillidir.Almost every person in this country is bilingual.
Bu ülkedeki neredeyse her insan iki dillidir.Almost every person in this country is bilingual.
Yaşlı insanlar genellikle çok akıllıdır.Old people are usually very wise.
Yaşlı insanlar tezgâhtar tarafından kandırıldı.Old people were tricked by the shop assistant.
Yaşlı insanlar mağaza görevlisi tarafından kandırıldı.Old people were tricked by the shop assistant.
Birçok insan hemen zengin olmak hayaliyle piyango bileti alır.Many people buy lottery tickets with the dream of immediately becoming wealthy.