insan ile cümle

insan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İnsan konuşmaya yeteneğine sahiptir.The man has the capability to talk.
İnandırıcı olmak istiyorsan insanlara sadece inandıkları şeyleri söyle.If you want to be credible, tell people only what they believe.
Neden bir insan karısını sevmez? Biz bile başkalarını seviyoruz.Why not love one's own wife? We even love others'.
Dünyadaki birçok insan okumak için vakitleri olmadığından şikayet eder.Many people in the world complain that they don't have time to read.
İnsan vücudu sadece küçük hücrelerden oluşur.The human body is only made up of tiny cells.
Saygın bir insan bulmak bir piyango kazanmaktan daha zor.Finding a decent man is more difficult than winning a lottery.
Ben gerçekçi bir insanım.I'm a realistic person.
Tom bir insan iskeletidir.Tom is a human skeleton.
Buralarda birçok insan kamyon sürer.A lot of people around here drive trucks.
Bu civarda bir sürü insan Amerikan folk müziğini sever.A lot of people around here like country music.
Birçok insan bu konuda benim hissettiğim gibi aynı şekilde hissediyor.A lot of people feel the same way about this as I do.
Bir sürü insan senin hissettiğinle aynı hisseder.A lot of people feel the same way you do.
Çevremizdeki çok sayıda insanın silahı var.A lot of people in our neighborhood own guns.
Bizim binamızda yaşayan bir sürü insan mal sahibinden hoşlanmıyor.A lot of people living in our building don't like the owner.
İnsan değerini tanıyan kişinin uğruna ölür.Man dies for the sake of the one who recognizes his worth.
Tom, diğer ülkelerde insanların nasıl yaşadıklarını öğrenmek istedi.Tom wanted to learn how people in other countries live.
Tom insani becerilerini geliştirmeli.Tom needs to improve his people skills.
Tom dedikodu yapan insan türü değildir.Tom isn't the type of person who gossips.
Tom birisi ya da bir şey tarafından gözdağı verilen insan türü değildir.Tom isn't the kind of person who is intimidated by anyone or anything.
Tom insanların düşündüğü kadar zengin değildir.Tom isn't as rich as people think he is.
Tom her zaman son sözü söylemek zorunda kalan insan türüdür.Tom is the kind of person who always has to have the last word.
Tom tanıdığım en şişman insandır.Tom is the fattest man I know.
Tom dürüst ve diğer insanların da dürüst olmasını bekliyor.Tom is honest and expects other people to be honest, too.
Tom'un diğer insanların yiyeceğini çalmakla ilgili vicdan azabı yok.Tom has no qualms about stealing other people's food.
Tom insanların sigara içtiği yerde yemek yemeği sevmez.Tom doesn't like to eat where people are smoking.
Tom işini ciddiye almayan insanları sevmez.Tom doesn't like people who don't take their jobs seriously.
Tom insanların onun evinin önüne park etmelerini sevmiyor.Tom doesn't like it when people park in front of his house.
Tom insanların çocukların önünde küfretmelerini sevmiyor.Tom doesn't like it when people cuss in front of his children.
Diğer insanların ne düşündüğü Tom'un umrunda değil.Tom doesn't care what other people think.
Diğer insanların onun hakkında ne söylediği Tom'un umrunda değil.Tom doesn't care what other people say about him.
Tom diğer insanların ne düşündüğünü umursamıyor.Tom doesn't care about what other people think.
Tom insanların düşüncelerini okuyabileceğini iddia ediyor.Tom claims that he can read people's minds.
Tom kesinlikle insanları nasıl eğlendireceğini biliyor.Tom certainly knows how to entertain people.
Tom kesinlikle sözünden dönecek bir insan tipi gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem like the kind of person that would back down.
Tom tüm insanların eşit yaratıldığına inanıyor.Tom believes that all men are created equal.
Köydeki insanlar hâlâ Tom'un öldüğü korkunç şekilden bahsediyorlardı.People in the village still talked about the horrible way Tom had died.
Sanırım Tom sonunda insanların ona davranma tarzıyla başetmeyi öğrenecek.I imagine that Tom will eventually learn to deal with the way people treat him.
Bir sürü insan Tom'un hissettiği aynı şekilde hissediyor.A lot of people feel the same way Tom does.
İnsanlara karşı önyargılı olmamalısın.You shouldn't prejudge people.
Bazı insanlar, Japonya'nın erkek egemen bir toplum olduğunu söylüyorlar.Some people say Japan is a male-dominated society.
Yardıma ihtiyacı olmayan insanlara yardım etmek zordur.It's difficult to help people who don't believe they need help.
Yardıma ihtiyacı olduğunu kabul edemeyen insanlara yardım etmek zordur.It's difficult to help people who can't admit they need help.
Senin yardımını istemediklerinde insanlara yardım etmek zordur.It's difficult to help people when they don't want your help.
Senin yardımını istemeyen insanlara yardım etmek zordur.It's difficult to help people that don't want your help.
Ben sadece kendi ana dillerine çeviri yapmaları için insanları işe almak istiyorum.I'd prefer to only hire people to translate into their native language.
İnsan embesil olmaya maruz kalan tek hayvandır.Man is the only animal subject to becoming an imbecile.
Sen büyük bir insansın.You are a large person.
İnsanlar tanrının var olduğuna inanırlar.People believe that god exists.
Ne insanlar gördüm elbiseleri yoktu, ne elbiseler gördüm içinde insan yoktu.I saw many people who had no clothes and I saw many clothes which had no people in them.
Tom masanın etrafında oturan insanlara daha önce hiç poker oynamadığını söyledi.Tom told the men sitting around the table that he'd never played poker before.
Bazı insanlar siyah kedilerin kötü şans getirdiklerine inanırlar.Some people believe that black cats bring bad luck.
Bazı insanların neden kara kedilerin uğursuz olduğunu düşündüğünü merak ediyorum.I wonder why some people think black cats are unlucky.
Tom her zaman kendi yoluna sahip olmak zorunda olan insan türüdür.Tom is the type of person who always has to have his own way.
Tom son sözü söylemeden edemeyen türden bir insan.Tom is the type of person who always has to have the last word.
Tom diğerlerine hile yapan insanları sevmez.Tom doesn't like people who manipulate others.
Siz insanlar şaşırtıcısınız.You people are amazing.
İnsanlar zaten onun projesi için para sözü verdiler.People have already promised money for his project.
Kaç tane insan öldü?How many people have died?
İnsanlar aynı anda konuşuyorlar.People are speaking at the same time.
Parktaki insanları görüyor musun?Do you see people in the park?

İlgili Sayfalar