insanın ile cümle

insanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.Acesta studiaza circuitul din creierele a doua persoane care se activeaza in timp ce interactioneaza.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.Azt taglalja, hogy két ember agyi áramkörei mi módon aktiválódnak miközben érintkeznek.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.Bada ona przewodzenie w mózgach dwojga ludzi, które powstaje, kiedy się ze sobą komunikują.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.Dette studerer kredsløbet i to menneskers hjerne som aktiverer mens de interagerer.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.Die bestudeert de hersencircuits van twee mensen die geactiveerd worden tijdens hun interactie.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.Este ramo estuda os circuitos no cérebro de duas pessoas que se ativam enquanto elas interagem.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.Estudia los circuitos en los cerebros de dos personas que se activan cuando éstas interactúan.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.Ilmu ini mempelajari sirkuit dalam otak dua orang yang menjadi aktif ketika mereka berinteraksi.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.이것은 두 사람이 상호작용을 하는 동안 그들의 두뇌에서 일어나는 신경 접속을 연구하는 학문입니다.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.Man studerar vilka områden i två personers hjärnor som aktiveras när de interagerar.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.Nó nghiên cứu về mạch não bộ của 2 người hoạt động thế nào khi họ tương tác.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.Ten studuje obvody v mozku u dvou lidí, jež se aktivují během vzájemné interakce.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.Оно изучает область мозга двоих людей активирующееся во время их взаимодействия.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.Тя проучва мрежите в мозъците на двама души, които се активират, докато те си взаимодействат.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.Ця наука вивчає нейронні схеми у мізках двох людей, які активуються під час їхньої взаємодії.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.יש תחום חדש בחקר המוח: מדעי-המוח החברתיים, שחוקר את המעגלים המופעלים במוחות שני בני-אדם
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.وهو المسئول عن الدورة في مخ شخصين التي تنشط عند تفاعلهما مع بعضهم.
Birbirleriyle etkileşirken iki insanın beyin aktivitelerini incelemektedir.神経回路を研究する分野です 社会神経科学による思いやりの新しい考え方は
Bir cok insanin bunlari yapamayacagimi soylemisti."Acho que veio da minha ligação com a natureza,
Bir cok insanin bunlari yapamayacagimi soylemisti.Choć wielu mówiło, że się nie da.
Bir cok insanin bunlari yapamayacagimi soylemisti.Dopo che molte persone dissero che non potevo farlo.
Bir cok insanin bunlari yapamayacagimi soylemisti.다른 사람들이 전 못할거라고 했지만요.
Bir cok insanin bunlari yapamayacagimi soylemisti.Miután sok ember azt mondta, hogy nem tudom mindezt megtenni.
Bir cok insanin bunlari yapamayacagimi soylemisti.Nachdem viele Leute gesagt haben, dass ich das nicht machen kann.
Bir cok insanin bunlari yapamayacagimi soylemisti.Po tom, ako mnohí povedali, že to nebudem môcť robiť.
Bir cok insanin bunlari yapamayacagimi soylemisti.Sau khi nhiều người nói rằng tôi không thể làm nó.
Bir cok insanin bunlari yapamayacagimi soylemisti.Vele mensen zeiden dat ik dat niet kon.
Bir cok insanin bunlari yapamayacagimi soylemisti.Αφού πολλοί άνθρωποι μου είπαν ότι δεν θα μπορούσα.
Bir cok insanin bunlari yapamayacagimi soylemisti.Духовно, умствено или физически. На мен се падна лесната част.
Bir cok insanin bunlari yapamayacagimi soylemisti.И всё это после того, как многие люди сказали мне, что не смогу этого делать.
Bir cok insanin bunlari yapamayacagimi soylemisti.הצלחנו להסתגל.
Bir cok insanin bunlari yapamayacagimi soylemisti.بعد قول الكثير من الناس أني غير قادر على فعل ذلك.
Bir cok insanin bunlari yapamayacagimi soylemisti.自然と繋がることで得られるんだと思う
Bir çok insanın bana yıllardır sözünü ettiği gibi지난 몇 년 동안 많은 사람들이 저한테 얘기했듯이,
Bir çok insanın bana yıllardır sözünü ettiği gibiכפי שאמרו לי אנשים רבים במהלך השנים,
Bir çok insanın bana yıllardır sözünü ettiği gibiوكثير من الناس قالوا لى عبر السنوات
Bir çok insanın bana yıllardır sözünü ettiği gibiまた子供が二人以上いる人ならだれでも
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.Ak pracujete so spoločenstvami, s niečím, čo zahŕňa stretávanie ľudí, pozrite sa, ako to robia náboženstvá.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.Ha olyasmivel foglalkoznak, mely közösségi dolog, ahol sok ember gyűlik össze, akkor tanulhatnak a vallásból.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.많은 사람들이 모여서 공동으로 하는 어떤 일에 여러분께서 관련이 있으시다면 종교로 부터 무엇인가 배울 수 있습니다.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.Pokud jste zapojeni v něčem kolektivním, na čem dělá mnoho lidí, můžete si vzít něco z náboženství.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.Si participan de algo comunal, que concentra a mucha gente, la religión tiene cosas para Uds.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.Якщо ви займаєтеся громадською діяльністю, яка об"єднує багатьох людей, то вам є чого повчитися у релігії.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.אם אתם מעורבים בכל דבר שהוא קהילתי, אשר כרוך בהרבה אנשים שנפגשים יחדיו, ישנם דברים עבורכם בדת.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.اذا كنت تعمل بشيء طائفي يستدعي وجود الكثير من الناس يجتمعون معا هناك اشياء تفيدك في الدين.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.一緒にやることに関わっているなら 宗教には参考になるものがあります 旅行業界に何らかの形で関わっているなら
Bir çok insanın bugün 1000 ya da daha fazla yıl yaşayacağını tahmin ediyorum,제가 지금을 살아가고 있는 사람들 중 많은 사람들이 1,000년이나 그 이상 살 것이라고 말하는 것을 들으면
Bir çok insanın bugün 1000 ya da daha fazla yıl yaşayacağını tahmin ediyorum,שאני צופה שהרבה אנשים שחיים היום יגיעו לגיל 1,000 ויותר,
Bir çok insanın bugün 1000 ya da daha fazla yıl yaşayacağını tahmin ediyorum,أنّني أتنبّأ بأنّ غالبيّة البشر الّذين يسكنون الأرض الآن سيعيشون 1000 سنة
Bir çok insanın bugün 1000 ya da daha fazla yıl yaşayacağını tahmin ediyorum,今後数10年かけて確立しようとしている治療法について話していると
Birçok insanın bundan yoksun olduğunu biliyorum.benim ailem de bunlardan bi tanesi.Eu conheço várias pessoas sem isso. Em minha própria família, há um.
Birçok insanın bundan yoksun olduğunu biliyorum.benim ailem de bunlardan bi tanesi.Znam kilka osób, które jej nie mają. Na przykład w mojej rodzinie.
Birçok insanın bundan yoksun olduğunu biliyorum.benim ailem de bunlardan bi tanesi.Знам доста хора без него. В моето семейство също.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Azt vettem észre, hogy sokan nem is tartják fontosnak, hogy azzal is foglalkozzunk.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Encontro muitas pessoas que pensam que é muito pouco provável fazer isso.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Ich bemerkte, dass viele Leute es sehr sehr unwahrscheinlich finden, dass wir das so machen sollen.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Ik denk dat veel mensen het heel, heel onwaarschijnlijk vinden het zo te doen.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Jeg møder mange mennesker, der finder det meget, meget usandsynligt, at vi skulle gøre det.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Je vois beaucoup de gens qui trouvent très très improbable que nous procédions ainsi.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.전 기후 변화에 대해 뭔가 해야한다고 생각하지 않는 사람들도 많다는 걸 알게 됐습니다.

İlgili Sayfalar