insanın ile cümle

insanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Beh, in effetti -- contrariamente a quanto si pensi -- i ratti sono delle creature altamente sociali.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Cóż, właściwie szczury są -- przeciwnie do tego, co większość ludzi o nich myśli -- bardzo towarzyskie.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Inu, krysy jsou ve skutečnosti v rozporu s tím, co si o nich většina lidí myslí, velmi společenští tvorové.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Itse asiassa rotat ovat -- vastoin useimpien käsitystä -- erittäin seurallisia otuksia.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.사실 쥐는 대부분의 사람들이 생각하는 것과는 상반되는 동물입니다. 쥐는 상당히 사회성 있는 생물입니다.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Nos, a patkányok tulajdonképpen, sokak véleményével ellentétben, nagyon is társas lények.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Nou, eigenlijk zijn ratten - in tegenstelling tot wat de meeste mensen over hen denken - zeer sociale wezens.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Sebenarnya, tikus -- berlawanan dengan apa yang kebanyakan orang pikirkan -- tikus adalah makhluk yang supel.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.למעשה, חולדות הן -- בסתירה למה שרוב האנשים חושבים עליהן -- חולדות הם יצורים מאוד חברותיים
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.حسنا ، في الواقع هي الجرذان -- على عكس ما يعتقد معظم الناس عنها -- الفئران مخلوقات إجتماعية للغاية.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.一般に人々が考えるのに反して 非常に人なつこい動物なのです 現に私たちの成果を今皆さんに見てもらっています
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.成千上萬嘅人都有同樣遭遇
Bilim, insanın hata yapabileceğini çok iyi anlayan ve evreni şüpheci bir şekilde sorgulayan bir düşünce tarzı.全てを疑い、問いを立てます 権威ある人に疑念を抱いたとき、その人に対して
Biliyorsunuz ki; milyonlarca insanın bu büyük ayrışma yüzünden kırgın olması şaşırtıcı değil.수백만의 사람들이 이런 대 분리화에 점점 더 환멸을 느끼는 것도 어떻게 보면 당연합니다.
Biliyorsunuz ki; milyonlarca insanın bu büyük ayrışma yüzünden kırgın olması şaşırtıcı değil.Не дивно, що мільйони людей розчаровані у цьому великому відчуженні.
Biliyorsunuz ki; milyonlarca insanın bu büyük ayrışma yüzünden kırgın olması şaşırtıcı değil.Неудивительно, что миллионы людей разочарованы в этом великом отделении.
Biliyorsunuz ki; milyonlarca insanın bu büyük ayrışma yüzünden kırgın olması şaşırtıcı değil.אתם יודעים, זה לא מפתיע שמיליוני אנשים הולכו שולל כתוצאה מהניתוק הגדול הזה
Biliyorsunuz ki; milyonlarca insanın bu büyük ayrışma yüzünden kırgın olması şaşırtıcı değil.كما تعلمون، فإنه ليس من المستغرب أن ملايين الناس وقد تحرروا من الوهم بسبب فك الارتباط الكبير،
Biliyorsunuz ki; milyonlarca insanın bu büyük ayrışma yüzünden kırgın olması şaşırtıcı değil.幻滅させられていますが 他の多くの人と同じように
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumBill, podejrzewam, że mówię w imieniu większości osób na sali:
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumCA: Bill, julgo que falo pela maioria das pessoas aqui presentes.
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumCA: Bill, verím, že hovorím za všetkých, keď poviem, že dúfam, že sa tvoje želanie splní.
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumCA: Nah Bill, saya rasa saya mewakili kebanyakan orang disini untuk berkata, semoga harapan Anda tercapai.
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorum Gerçekten dileğinin gerçekleşmesini umuyorum.Nos Bill, azt hiszem, hogy a legtöbb jelenlevő nevében mondhatom, igazán remélem, hogy vágyaid valóra válnak.
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorum크리스: 여기 참석하신 모든 분들을 대신해서 정말 그 바램이
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumБілле, я мабуть скажу те, що зараз на думці у більшості глядачів: сподіваюсь, що ваші мрії збудуться.
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumК.А.: Что ж, думаю, что выражу мнение большинства, если искренне пожелаю исполнения Вашего желания.
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumובכן ביל, אני מניח שאני מדבר בשם רוב האנשים כאן,
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumكريس: حسناً بيل، أعتقد أنني أتحدث نيابة عن معظم الناس هنا
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorum願いが叶うことを期待しています ありがとう
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.Asta e povestea a mii de oameni.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.C'est comme ça pour des milliers de gens.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.Diese Geschichte gilt fuer tausende von Menschen.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.Dit is het verhaal van duizenden mensen.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.Đó là câu chuyện của hàng ngàn người.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.E questa è la storia di migliaia di persone.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.Esa es la historia de miles de personas.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.Itu adalah cerita dari ribuan orang.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.이건 수 많은 사람들의 이야기입니다.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.Sokezer emberrel történik most ugyanez.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.Tämä on tuhansien ihmisten tarina.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.To je příběh tisíců lidí.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.Toto je príbeh tisícov ľudí.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.Tysiące mają podobne problemy.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.Това е историята на хиляди хора.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.Это история тысяч людей.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.וזה סיפורם של אלפי אנשים.
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.ان هذه هي قصة الالاف من الاشخاص الذين يعملون في الساحل
Binlerce insanın ortak hikayesi bu.しかしそのガイドによると
Birbirinden bu kadar farklı insanın aynı yerde birbirine karışıp yaşamasının nedeni nedir?Dlaczego mieszkamy w miejscach, gdzie tak różni od siebie ludzie każdego dnia na siebie trafiają?
Birbirinden bu kadar farklı insanın aynı yerde birbirine karışıp yaşamasının nedeni nedir?E, poi, perché viviamo in luoghi dove persone così dissimili collidono l'uno contro l'altro ogni giorno?
Birbirinden bu kadar farklı insanın aynı yerde birbirine karışıp yaşamasının nedeni nedir?그리고 왜 이곳에서 전혀 다른 사람들과 부대끼며 사는지에 대해서도요
Birbirinden bu kadar farklı insanın aynı yerde birbirine karışıp yaşamasının nedeni nedir?Pourquoi vivons-nous dans des endroits où des gens si différents nous croisent tous les jours?
Birbirinden bu kadar farklı insanın aynı yerde birbirine karışıp yaşamasının nedeni nedir?Și de ce trăim în locuri în care oameni atât de neasemănători se lovesc de noi în fiecare zi?
Birbirinden bu kadar farklı insanın aynı yerde birbirine karışıp yaşamasının nedeni nedir?Warum leben wir an Orten, wo so unterschiedliche Menschen jeden Tag auf uns treffen?
Birbirinden bu kadar farklı insanın aynı yerde birbirine karışıp yaşamasının nedeni nedir?Y de ¿Por qué vivimos en lugares donde gente tan diferente chocan con nosotros cada día?
Birbirinden bu kadar farklı insanın aynı yerde birbirine karışıp yaşamasının nedeni nedir?И защо живеем на места, където толкова различни хора се сблъскват с нас всеки ден?
Birbirinden bu kadar farklı insanın aynı yerde birbirine karışıp yaşamasının nedeni nedir?И почему мы живем в городах, где люди с другими взглядами, вступают в конфликт с нами каждый день?
Birbirinden bu kadar farklı insanın aynı yerde birbirine karışıp yaşamasının nedeni nedir?מדוע אנחנו חיים במקומות שבהם אנשים שונים כל כך נתקלים בנו כל יום?
Birbirinden bu kadar farklı insanın aynı yerde birbirine karışıp yaşamasının nedeni nedir?ولماذا نعيش في أماكن مع أناس يختلفون عنا ويتعارضون معنا في كل يوم؟

İlgili Sayfalar