insanın ile cümle

insanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.Veramente, è come una sfilza di persone che fanno un test attitudinale.
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.Virkelig, det er flok mennesker der bare sidder og tager en eksamen.
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.Vraiment, c'est comme un tas de gens assis qui passe un test d'admission.
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.Werkelijk, het is alsof een stel mensen een examen zit te maken.
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.Πραγματικά, είναι σα να έχεις μερικούς ανθρώπους που κάθονται και δώσουν πανελλαδικές.
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.Наистина, това е като множество от хора, които седят и гледат SAT.
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.Я не шучу. Всё это напоминает группу людей, сдающих ЕГЭ.
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.באמת, זה כמו חבורת אנשים שעושים מבחן פסיכומטרי
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.حقاً، فإنها تبدو كمجموعة من الناس ملتفين ويختبرون إختبار قبول الجامعة
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.最高に劇的な場面でも
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.Bij ons project zijn ondertussen honderden mensen van over de hele wereld aangesloten.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.Des centaines de personnes de par le monde prennent maintenant part à notre projet, et travaillent avec nous.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.Este un proiect la care acum ni s-au alaturat sute de oameni din toata lumea si fac asta impreuna cu noi.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.Es un proyecto al que se nos han ido sumando cientos de personas de todo el mundo.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.É um projeto a que se juntaram, até agora, centenas de pessoas de todo o mundo.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.Gre pravzaprav za projekt, ki je k sodelovanju pritegnil na stotine ljudi po vsem svetu.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.저희 프로젝트는 최근에 세계 각 나라의 수백명의 사람들과
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.W rzeczywistości do tego projektu włączyło się setki ludzi z całego świata, by razem z nami go współtworzyć.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.Всъщност в този проект участват стотици хора от цял свят, с които го правим заедно.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.Это проект, к которому уже подключились сотни людей по всему миру, и мы делаем его вместе.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.וזה מיזם שהצטרפו אליו נכון לעכשיו מאות אנשים ברחבי העולם
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.وهو مشروع إنضممنا إليه في الواقع مع مئات الأشخاص حول العالم
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.何百人という人たちが参加し 何千人もの人たちが
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Brzmi to jak rodzaj pytania, na które poświęcamy dużo czasu, i które staramy się zrozumieć.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Dies wirkt wie die Art von Frage, der Leute viel Zeit widmen würden und wir sehr gut verstehen würden.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Ez olyan kérdés, amivel mindenki szívesen foglalkozik és amiről azt hisszük, hogy értjük.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Je zou zeggen dat het een vraag is waar men een heleboel tijd aan besteedt, iets dat we goed zouden begrijpen.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.이 문제에 대해 진지하게 고민하고 있는 사람은 대단히 많습니다. 또 사람들은 이 문제에 대해 잘 알고 있다고 생각하죠.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Nampaknya ini adalah pertanyaan yang banyak dibahas oleh orang dan kita memahaminya dengan benar.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Parece o tipo de pergunta no qual as pessoas perderiam muito tempo, e que compreenderíamos bastante bem.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Parece ser el tipo de pregunta que la gente debería hacerse con frecuencia, y que entenderíamos muy bien.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Sembra il tipo di questione su cui le persone spendono volentieri molto tempo, lo capivamo bene.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Zdá se, že ide o otázku, nad ktorou ľudia strávia veľa času a ktorej rozumieme veľmi dobre.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Zdá se, že jde o otázku, které bychom měli velice dobře porozumět, pokud nad ní lidé stráví hodně času.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Μοιάζει με το είδος της ερώτησης που οι άνθρωποι θα ξόδευαν πολύ χρόνο, και καταλαβαίνουμε πολύ καλά γιατί.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Кажется, что над этим вопросом люди уже много думали, и мы понимаем его очень хорошо.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Това изглежда като тип въпроси на които хората отделят значително време, и които бихме разбрали много добре.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.זו נראית שאלה מהסוג שמעניין אנשים רבים, ושאנו מבינים היטב.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.ويبدو أنه من الأسئلة التي ينبغي على الناس بذل المزيد من الوقت فيها لكي نفهمها جيداً
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.皆、よく理解していると思われがちですが 実は、全くそうではありません。
Aslında toplam kapasiteyi belirlerken bu sürtüşme insanın gücünden ya da makinenin gücünden daha önemlidir.사실 이런 마찰은 전체적인 능력을 결정하는데 있어서 인간의 힘이나 기계의 힘보다 훨씬 더 중요합니다
Aslında toplam kapasiteyi belirlerken bu sürtüşme insanın gücünden ya da makinenin gücünden daha önemlidir.Opór jest ważniejszym czynnikiem niż zdolności człowieka czy moc maszyny w określaniu całkowitych możliwości.
Aslında toplam kapasiteyi belirlerken bu sürtüşme insanın gücünden ya da makinenin gücünden daha önemlidir.למעשה, חיכוך זה חשוב יותר מאשר כוחו של האדם, או כוחה של המכונה בקביעת היכולת הכוללת.
Aslında toplam kapasiteyi belirlerken bu sürtüşme insanın gücünden ya da makinenin gücünden daha önemlidir.في الواقع، هذا الاحتكاك أكثر أهمية من قوة الإنسان أو قوة الآلة في تحديد القدرة الإجمالية.
Aslında toplam kapasiteyi belirlerken bu sürtüşme insanın gücünden ya da makinenin gücünden daha önemlidir.この摩擦の大小こそが 最終的な能力を より大きく左右します 数台のPCと素人が スーパーコンピューターとチャンピオンを
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.Avec la même méthode, nous pouvons aussi le faire tourner autour d'une personne.
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.Com o mesmo método, podemos também fazê-lo dar círculos à volta de uma pessoa.
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.Con el mismo método, podemos hacer que de vueltas alrededor de una persona.
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.Cùng cách này, chúng tôi có thể cho nó đi xung quanh một người.
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.Dengan metode yang sama, kami juga dapat mengelilingi seseorang.
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.Díky stejnému principu můžeme ho nechat kroužit kolem osoby.
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.같은 방법으로 우리는 그가 한 사람 주위를 돌도록 만들 수 있지요.
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.Med den samme mettode, kan vi også få ham til at cirkulere om en person
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.Met dezelfde methode kunnen we hem ook rond een persoon doen draaien.
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.Mit derselben Methode können wir ihn auch dazu bringen, eine Person zu umkreisen.
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.Możemy też kazać mu kogoś okrążyć. Możemy też kazać mu kogoś okrążyć.
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.Prin aceeaşi metodă, putem să îl facem să se miște în jurul unei persoane.
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.Rovnakým spôsobom môžeme dosiahnuť, aby okolo osoby krúžil.
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.Ugyanezzel a módszerrel elérhetjük, hogy egy személy körül körözzön.
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.Usando lo stesso metodo, possiamo anche far sì che giri attorno ad una persona.

İlgili Sayfalar