insanın ile cümle
insanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Antroposen denilen, İnsanın çağı.未来の地質学者は
Araştırmalar bu değişimlerin esasen insanın zamanı gözlemleme yeteneği üzerine kurulu olduğunu gösterdi.저희가 진행해온 연구에서 보면, 이런 변화들은 인간이 독특하게 가지고 있는 시간을 감시하는 능력을
Araştırmalar bu değişimlerin esasen insanın zamanı gözlemleme yeteneği üzerine kurulu olduğunu gösterdi.במחקר שלנו מצאנו ששינויים אלה מבוססים במהותם
Araştırmalar bu değişimlerin esasen insanın zamanı gözlemleme yeteneği üzerine kurulu olduğunu gösterdi.حسنا، من خلال دراستنا، وجدنا أن هذه التغيرات ترتكز أساسا
Araştırmalar bu değişimlerin esasen insanın zamanı gözlemleme yeteneği üzerine kurulu olduğunu gösterdi.これらの変化は 唯一人間にのみ備わっている 時間を監視するという能力が しっかりあるということであり しかもその監視できる時間には
Artık HIV sahibi bir insanın ortalama beklenen yaşam süresi hastalığa sahip olmayanlar ile yakındır.La durata media della vita di un individuo con HIV è oggi equiparabile a quella di un soggetto sano.
Artık HIV sahibi bir insanın ortalama beklenen yaşam süresi hastalığa sahip olmayanlar ile yakındır.La esperanza de vida media de una persona con VIH es hoy en día similar a la aquellos que no poseen el virus.
Asıl sorumlu insan ve insanın faaliyetleri.À cause des hommes, des déplacements des hommes.
Asıl sorumlu insan ve insanın faaliyetleri.Az emberek okozzák. Az emberek mozgása okozza.
Asıl sorumlu insan ve insanın faaliyetleri.Causata dall'uomo. Causata dal movimento dell'uomo.
Asıl sorumlu insan ve insanın faaliyetleri.Cauzat de oameni. Cauzat de migrarea umană.
Asıl sorumlu insan ve insanın faaliyetleri.Door de mens veroorzaakt. Door de beweging van de mens veroorzaakt.
Asıl sorumlu insan ve insanın faaliyetleri.Gây ra bởi con người. Gây ra bởi sự di chuyển của con người.
Asıl sorumlu insan ve insanın faaliyetleri.Ocasionado por los humanos, por el movimiento de los humanos.
Asıl sorumlu insan ve insanın faaliyetleri.Przez przemieszczanie się ludzi.
Asıl sorumlu insan ve insanın faaliyetleri.Вызванной людьми. Вызванной движением людей.
Asıl sorumlu insan ve insanın faaliyetleri.Причинени от хората. Причинени от движението на хора.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.2つの青年期を 経験しなければなりません それだけでも厄介な従来通りの青年期を通過するとともに、
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.A problémem je, že spousta lidí zvlášť puberťáků, si musí projít dvojím dospíváním.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.E il problema è che tanta gente oggi, specialmente gli adolescenti, devono passare attraverso due adolescenze.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.En het probleem is nu dat er veel mensen en in het bijzonder volwassenen door hun tweede puberteit moeten.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.És az a baj, hogy nem kevesen, főleg kamaszok, két kamaszkoron kell, hogy átessenek.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.In problem mnogih ljudi v tem trenutku, posebno mladoletnikov, je v tem, da morajo preživeti dve puberteti.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.문제는 오늘날 많은 사람들이, 특히 청소년들이, 두 번의 사춘기를 겪는다는 겁니다.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.O problema é que muitas pessoas hoje em dia, principalmente adolescentes, passam por duas adolescências.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.Problém je, že veľa ľudí dnes, a hlavne adolescenti, si musia prežiť dve puberty.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.Şi problema e că mulţi oameni acum, mai ales adolescenţii, trebuie să treacă prin două adolescenţe.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.Το πρόβλημα είναι ότι πολλοί άνθρωποι σήμερα, ιδιαίτερα έφηβοι, πρέπει να περάσουν δύο εφηβείες.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.И проблемът е, че много хора сега, особено подрастващите, трябва да преминат през два пубертета.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.І проблема полягає в тому, що сьогодні багато людей, а особливо молодь, змушені пройти через дві юності.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.והבעייה היא שהרבה אנשים עכשיו, בעיקר מתבגרים, צריכים לעבור שתי התבגרויות.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.不過問題在於家陣好多人, 尤其係青少年, 需要經歷兩個青春期。
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Anda tidak mungkin bisa berbuat apapun untuk orang lain, jika Anda melakukannya secara berlebihan.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Bạn biết đấy, bạn không thể giúp ai được hết, nếu bạn làm quá sức.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Det finns inte en chans att man kan göra allt för en person om man går till överdrift.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.En el fondo no conseguirá hacer nada por otra persona si intenta hacer demasiado.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Je kunt niet iets voor iemand betekenen, als je het overdrijft.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.만약 여러분이 무리해서 남을 도와준다면 그건 남을 도와도 도와준 것이 아닙니다.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Não há nenhuma forma de podermos fazer o que quer que seja por qualquer pessoa, se exagerarmos.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Nie da się nic robić dla nikogo, gdy się przesadza.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Sapete, non c'è modo di fare qualche cosa per qualcuno, se esagerate.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Stiti, nu este posibil sa faci ceva pentru o persoana, daca exagerezi.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Vous savez, il n'y a aucune chance de pouvoir faire quelque chose pour quelqu'un, si vous exagérez les choses.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Wissen Sie, alles Erdenkliche für jedermann zu tun, ist unmöglich, wenn man zu viel tut.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Ξέρετε, δεν υπάρχει τρόπος να μπορείς να κάνεις κάτι για κάποιον εαν υπερβάλλεις.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Знаете, не существует возможности делать все для всех, если вы слишком усердствуете.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Знаєте, не можливо робити щось для когось, якщо ви витрачаєте на це всі свої зусилля.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Разбирате ли, няма начин да направиш каквото и да е за когото и да било, ако се престараваш.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.אתם יודעים, אין מצב שבו את יכולה לעשות הכל לכולם, אם את עושה יותר מידי.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.وانت تعلم انه لايمكن ان تقوم بكل شيء لكل فرد تقابله اذا قمت بما هو فوق طاقتك
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.意味がありません バランスをうまくとってこそ、憐れみ深くあれるのです
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.A sério, é como uma série de tipos a fazerem o exame de admissão à faculdade.
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.En serio, es como ver un montón de personas sentadas tomando exámenes.
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.Es ist wie eine Gruppe von Menschen, die da sitzen und einen Test schreiben.
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.Jakby grupa osób zdawała maturę.
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.마치 많은 사람들이 대학능력시험을 보기 위해 모여 있는 듯 하죠.
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.Serios, e ca un grup de oameni care stau şi îşi dau Bac-ul.
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.Tényleg, ez olyan, mint amikor egy csomó ember leül egy tesztet kitölteni.
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.Vážně, jsou jako skupinka lidí píšících Scia.
Aslında, bir grup insanın oturmuş SAT'ye girmeleri gibi bir şey.V bistvu je kot da bi gledal kup ljudi med pisanjem mature.