Her şeyi inkar ediyorum.I deny everything.
Onu inkar etmiyorum.I don't deny it.
Onu inkar etmeyeceğim.I won't deny it.
Tom inkarda.Tom is in denial.
Boşuna inkar etme.Don't bother to deny it.
Boşuna inkar etmeyin.Don't bother to deny it.
Bunu inkar etmeye çalışma.Don't try to deny it.
Bunu inkar etmeye bile çalışma .Don't even try to deny it.
Tom onu inkar edemez.Tom can't deny that.
O bir iklim değişikliği inkarcısıdır.He's a climate change denier.
Bunu ne onaylayabilirim nede inkar edebilirim.I can neither confirm nor deny that.
Mary bunu inkar etti.Mary denied it.
Tom hırsız olduğunu inkar etti.Tom denied that he was the thief.
Tom camı kırdığını inkar ediyor.Tom denies that he broke the window.
Onu öptüğünü gördüm. Bunu inkar etme!I saw you kiss him. Do not deny it!
Beni yeneceğinize inanmıyorum ama cesur bir girişim yapacağınızı inkar etmiyorum.I don't believe you'll defeat me, but I don't deny you'll make a brave attempt.
Hiç kimse onu inkar etmiyor.No one's denying that.
Tom orada olduğunu inkar etti.Tom denied having been there.
O inkar edilemez.That's undeniable.
Hiç kimse Leanne'in benim kız arkadaşım olduğu gerçeğini inkar edemez.Nobody can deny the fact that Leanne is my girlfriend.
Ben onun doğru olduğunu inkar etmiyorum.I deny that he is correct.
Binalar yerçekimi kanununu inkar edemez.Buildings cannot deny the law of gravity.
Tom bir şey inkar etmedi.Tom denied nothing.
Bir hata yaptığımı inkar etmiyorum.I don't deny I made a mistake.
Bunu inkar etmeyeceğim.I won't deny that.
Onu inkar edemedim.I couldn't deny it.
Neden onu inkar ediyorsun?Why are you denying it?
Açığı inkar etme.Don't deny the obvious.
Tom her şeyi inkar etti.Tom has denied everything.
Kız arkadaşı onu aldattı fakat o onu yakalayıncaya kadar o inkar etti.His girlfriend cheated on him, but she denied it until he caught her.
Erkek arkadaşı onu aldattı fakat o onu yakalayıncaya kadar o inkar etti.Her boyfriend cheated on her, but he denied it until she caught him.
Dan suçlamaları inkar etme cesaretine bile sahip değildi.Dan didn't even have the courage to deny the accusations.
Tom hırsızlıkla ilgisi olduğunu inkar etti.Tom denied he had anything to do with the theft.
O, onu yaptığını inkar ediyor.He denies that he did that.
Tom suçlamaları inkar etti.Tom denied the accusations.
Tom herhangi bir görevi suistimali inkar eder.Tom denies any wrongdoing.
Gerçek inkar edilemez.The truth is undeniable.
Tom onu söylemeyi inkar etti.Tom denied saying that.
Kimse onu inkar edemez.Nobody can deny that.
Bunu inkar mı ediyorsun?Do you deny that?
O böyle bir şey söylediğini inkar etti.He denied that he had said such a thing.
Tom Mary'nin suçlamasını inkar etmeye çalışmadı.Tom didn't try to deny Mary's accusation.
İtaatsiz öğrenci öğretmenini inkar etmeye cesaret edemedi.The contumacious student dared to gainsay his teacher.
O, gerçekleri inkar etti.He denied the facts.
Tom bunu inkar etmedi.Tom didn't deny it.
Bunu yaptığını inkar mı ediyorsun?Do you deny that you have done this?
Tom karısını dövdüğünü inkar etti.Tom denied having beaten his wife.
Tom çocuklarını dövdüğünü inkar etti.Tom denied having beaten his children.
Tom kız arkadaşını dövdüğünü inkar etti.Tom denied having beaten his girlfriend.
Tom bunu inkar etti.Tom denied this.
Tom onu inkar etti.Tom denied that.
Tom Mary ile tanıştığını inkar etti.Tom denied having met Mary.
Senin kokain çektiğini gördüm, inkar etme!I saw you snorting cocaine. Don't deny it!
Tom haksızlığı inkar ediyor.Tom denies wrongdoing.
Şimdiye kadar olan her şeyi inkar etmeye çalışıyordum.I was trying to deny everything that ever happened.
Artık olanları inkar edemeyeceksiniz.Now you won't be able to deny what happened.
Onu inkar ettim.I denied that.
Artık bunu inkar etmenin bir faydası yok.There's no point in denying it anymore.
Bunu inkar etmeye çalışmanın bir anlamı yok.There's no point trying to deny it.
Tom, Mary'nin elmas kolyesini çalan kişi olduğunu inkar etmedi.Tom didn't deny that he was the one who stole Mary's diamond necklace.