Ancak, bu iddiayı inkâr etmek için nedenler vardı.한편, 이 주장이 부정확하다는 다른 주장도 있다.
Neler yaptıklarını inkar etmedi, ama herhangi bir sorumluluğu da reddetti.היא זכרה כל הוצאה להורג שביצעה אך לא התחרטה על כך.
Felsefi incelemelerini ve düşüncelerini kaleme aldığı eser, Allah'ı inkar etmek mümkün mü? adlı kitabıdır.Освен своята писателска и издателска дейност е бил учител по философия в Истанбулският университет.
Ama kesin bir dille inkâr etmek... ...daha kötü bir etki yapacaktır.Mais nier avec une idée derrière la tête, pourrait avoir des conséquences plus graves.
Ama kesin bir dille inkâr etmek... ...daha kötü bir etki yapacaktır.لكن تكذيب انكم سوية للفوز بشيء يمكنه ان يضعنا في وضعية اسوء مما نتصور
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin a dit, "Je n'ai jamais été athée au sens de nier l'existence d'un Dieu.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin a spus, "N-am fost niciodată un ateu în sensul de a nega existența lui Dumnezeu.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin řekl, "Nikdy jsem nebyl ateista v tom smyslu, že bych popíral existenci Boha.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin sagde, "Jeg har aldrig været en ateist i forstanden at benægte Guds eksistens.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin sa, "Jag har aldrig varit en ateist i den meningen att förneka existensen av en gud.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin zei, "Ik ben nooit een atheïst geweest in de zin dat ik het bestaan van een god ontken.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin zei, "Ik ben nooit een atheïst geweest in de zin dat ik het onstaan van God ontken.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""En ole koskaan ollut ateisti siinä mielessä että kieltäisin Jumalan olemassaolon.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Eu nunca fui um ateu no sentido de negar a existência de Deus.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Io non sono mai stato un ateo, nel senso di negare l'esistenza di un Dio.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Kata Darwin, "Saya tak pernah menjadi ateis dalam arti menyangkal eksistensi Tuhan.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Nikoli nisem bil ateist v smislu zanikanja obstoja boga.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Ο Δαρβίνος είπε, "Δεν ήμουν ποτέ άθεος με την έννοια της άρνησης ύπαρξης του Θεού.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Дарвин е казал, "Аз никога не съм бил атеист в смисъл да отричам съществуването на един бог.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Я никогда не был атеистом в смысле отрицания самого существования Бога.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Я ніколи не був атеїстом в якості заперечення існування Бога.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.Adevărata securitate este să priveşti moartea, nu să pretinzi că ea nu există.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.An toàn thực sự là cái chết đáng cân nhắc, không giả vờ như nó không tồn tại.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.A valódi biztonság számol a halállal, nem tetteti hogy ilyen nincs is.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.A verdadeira segurança é contemplar a morte não é fingir que a morte não existe.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.Echte Sicherheit ist den Tod akzeptieren, nicht vorzugeben er existiere nicht.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.Echte veiligheid is hunkeren naar verbinding in plaats van macht.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.Keamanan yang nyata adalah merenungi kematian, bukan berpura-pura itu tidak ada.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.진짜 안전함은 죽음에 대해 성찰할 수 있는 것이지 죽음이 존재하지 않은 척 사는 것이 아니에요
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.La seguridad real es contemplar la muerte, no pretender que no existe.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.La sicurezza reale è meditare sulla morte, non fingere che non esista.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.La vraie sécurité, c'est de regarder la mort en face, pas de prétendre qu'elle n'existe pas.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.Prawdziwe poczucie bezpieczeństwa, to myślenie o śmierci zamiast udawania, że jej nie ma.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.Πραγματική ασφάλεια είναι να στοχάζεσαι πάνω στο θάνατο, όχι να προσποιείσαι ότι δεν υπάρχει.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.Истинската сигурност е да размишляваш върху смъртта, а не да се преструваш, че тя не съществува.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.ביטחון אמיתי מתייחס אל המוות, לא מתעלם ממנו.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.الأمن الحقيقي هو التفكير في الموت، ليس التظاهر بعد وجوده.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.損失から逃げず 悲しみを受け入れ 降伏することなのです
İnkar etmekten itiraf etmeye geçer.Jeżeli założymy, że Bill nie zmienia swojej strategii zeznawania, czy Al może poprawić swój scenariusz?
İnkar etmekten itiraf etmeye geçer.Pokud předpokládáme, že Bill je neměnný ve své výpovědi, může Al zlepšit svůj scénář.
İnkar etmekten itiraf etmeye geçer.Він може відійти від заперечення у стані 3 до зізнання.
İnkar etmekten vazgeçip itiraf etmeye karar verebilir.Může místo zapírání, což je tento scénář, přejít k přiznání.
İnkar etmekten vazgeçip itiraf etmeye karar verebilir.Він може відійти від заперечення до зізнання.
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir.Het is een ontkenning van het idee dat alles een financiële waarde heeft. "Hoi."
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir."Hola." "¿Como se comportó?" "Muy bien,"
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir.Je to popieranie toho, e peňaná hodnota môe by priradená na vetko. "Ahoj."
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir."Bună." "A fost cuminte?"
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir.É a negação de que um valor monetário pode ser adicionado a tudo. "Então?"
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir.Είναι μια άρνηση στο ότι η χρηματική αξία μπορεί να αποδοθεί στα πάντα. -"Γειά"
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir."أهلاً."
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir.「ハイ」
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Ich war nie ein Atheist im dem Sinne, dass ich die Existenz eines Gottes bestreite.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."부정한다는 의미에서 무신론자였던 적은 없다.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Nigdy nie byłem ateistą w znaczeniu: kimś, kto zaprzecza istnieniu boga.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Nikdy som nebol ateista v tom zmysle, že by som popieral existenciu Boha.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Nunca he sido un ateo en el mismo sentido de negar la existencia de Dios,
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa." "Sanıyorum 'bilinemezci', benim hâlimiבמובן של התכחשות לקיומו של אלוהים.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Sosem voltam ateista, abban az értelemben, hogy tagadom egy Isten létezését.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""במובן של התכחשות לקיומו של אלוהים.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."باعتبار انكار وجود الله.