İnişler ve çıkışlar vardır hayatta.In life there are ups and downs.
Her yokuşun bir inişi vardır.After a storm comes a calm.
Bir insanın hayatının inişleri ve çıkışları vardır.A man's life has its ups and downs.
Uzay gemisi mükemmel bir iniş yaptı.The spaceship made a perfect landing.
Birkaç dakika içinde yeni Tokyo Uluslararası Havalimanına iniyor olacağız.In a few minutes we'll be landing at New Tokyo International Airport.
Pilot inişin neden ertelendiğini bize açıkladı.The pilot explained to us why the landing was delayed.
Nancy trenden iniyor.Nancy is getting off the train.
Uçak mükemmel bir iniş yaptı.The plane made a perfect landing.
Sanayi geçmişte birçok iniş ve çıkışları gördü.The industry has seen many booms and busts in the past.
Astronot'un Ay'a inişi izlendi.The astronaut was seen to land on the moon.
Altmış beşten fazla Amerikalılar toplam nüfusun% 12.5'ini oluşturuyor.Americans who are over sixty-five make up 12.5% of the total population.
Sen hiç Beethoven'ın "Ninth"'ini dinledin mi?Have you ever listened to Beethoven's "Ninth"?
Her yokuşun bir de inişi vardır.Whatever has a beginning also has an end.
Bir sonraki istasyonda iniyoruz.We are getting off at the next station.
Gelecek durakta iniyorum.I am getting off at the next station.
Bir sonraki istasyonda iniyorum.I'm getting off at the next station.
Bir sonraki durakta iniyorum.I'm getting off at the next stop.
Bir sonraki durakta inin.Get off at the next stop.
İşçiler merdivenden yukarı aşağı iniyorlardı.The workmen were climbing up and down the ladder.
Allah'ının nazarında bütün insanlar eşittir.In the sight of God, all men are equal.
Hayat iniş ve yokuşlarla doludur.Life is full of ups and downs.
Hayat çıkışlarla ve inişlerle doludur.Life is full of ups and downs.
Japonya'nın tükettiği petrolün% 70'ini Orta Doğu'ya bağlı.Japan depends on the Middle East for 70% of oil it consumes.
O işinde oldukça iyidir, ama inisiyatiften yoksundur.He is quite good at his job, but lacks initiative.
O merdivenlerden iniyordu.She was coming down the stairs.
Yolcuların otobüsten inişini izledi.She watched the passengers get off the bus.
Uçak güvenli bir iniş yaptı.The airplane made a safe landing.
Himeji İstasyonun'da inin.Get off at Himeji Station.
Sanırım kızım bir şeyle aşağıya iniyor.I think my daughter's coming down with something.
Lütfen kalkış ve iniş sırasında emniyet kemerinizi takın.Please secure your seat belt during takeoff and landing.
Kalkış inişten daha kolaydır.Taking off is easier than landing.
Başkan çalışanları kendi inisiyatifiyle hareket etmeye teşvik etti.The president urged employees to act on their initiative.
Hayatın iniş ve çıkışları vardır.Life has its ups and downs.
Final maçındaki tek gol Andrés Iniesta tarafından atıldı.The only goal of the final match was scored by Andrés Iniesta.
Sizin "kanıt"ınız sofistiktir.Your "proof" is sophistic.
Su, yeryüzünün yaklaşık %70'ini kaplamaktadır.Water covers about 70% of the earth.
Okyanuslar, göller ve nehirlerden buharlaşma, havadaki suyun% 90'ını oluşturur.Evaporation from oceans, lakes, and rivers creates 90% of the water in air.
Doların Avroya karşı kuru inişe geçti.The exchange rate of the dollar versus the euro has declined.
Tom gelirinin yaklaşık %25' ini vergi olarak ödüyor.Tom pays about 25% of his income in taxes.
İniş mükemmeldi?The landing was perfect.
Sosyalist Parti oyların sadece% 18'ini aldı.The Socialist Party only got 18% of the votes.
Tom tüm öğleden sonrayı havaalanında inip kalkan uçakları izleyerek geçirdi.Tom spent all afternoon at the airport watching the airplanes land and take off.
Birçok kişi DNA'nın % 95'inin önemsiz olduğu görüşünü savunur.Many people uphold the stance that 95% of DNA is junk.
Birçok mezheplerin yeni üyeler için inisiyasyon ritüelleri vardır.Many sects have initiation rituals for new members.
Bana hamile olduğunu söylediğinde, neredeyse kalbime iniyordu.When she told me that she was pregnant, I almost had a heart attack.
Lütfen kalkış ve iniş sırasında emniyet kemerinizi bağlayın.Please fasten your seat belt during takeoff and landing.
Doğu Asya Yeni Yıl'ının bugün olduğunu bilmiyor muydunuz?Didn't you know that the east Asian New Year is today?
Hepimizin inişli çıkışlı dönemleri olmuştur.We all have our ups and downs.
Zavallı tavşan, çok korkmuştu, sahibinin ellerinde inildedi.The poor rabbit, terrified, whimpered in the hands of its owner.
Tom merdivenden iniyor.Tom is going down the stairs.
Kocaman bir canavar dağdan aşağıya iniyor.A huge monster is coming down the mountain.
Curiosity Mars'a iniş yaptı.Curiosity has landed on Mars.
Curiosity Gale kraterinin içine iniş yaptı.Curiosity has landed inside the Gale crater.
Güney Afrika'ya Zulu dilinde "iNingizimu Afrika" denir.South Africa is called "iNingizimu Afrika" in Zulu.
Yol çok inişli çıkışlıydı.The road was very bumpy.
Şimdi hemen bu gemiden inin.Get off this ship right now.
Uçağınız saat kaçta iniyor?What time is your plane landing?
O, aslanın inine girdi.He put himself into the lion's den.
Uçak iniş için hazır.The airplane is ready for landing.
Pilot çöle acil iniş yaptı.The pilot made an emergency landing in the desert.