Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.만약 여러분이 비만인 생쥐를 선택하여 항혈관신생 방지자를 주입한다면, 생쥐의 몸무게는 줄어듭니다.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Nếu bạn lấy con chuột béo phì và cho nó chất ức chế tạo mạch, nó sẽ giảm cân.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Se pegarmos no rato obeso e dermos um inibidor da angiogénese, ele perde peso.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Si uno toma el ratón obeso y le da un inhibidor de la angiogénesis, pierde peso.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Si vous prenez la souris obèse et que vous lui donnez un inhibiteur de l'angiogenèse, elle perd du poids.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Somministrando al topo obeso un inibitore dell'angiogenesi, perde peso.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Wenn wir die fettleibige Maus nehmen und ihr einen Angiogenese-Hemmer verabreichen, verliert sie Gewicht.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Αν πάρεις ένα παχύσαρκο ποντικό και του δώσεις κάποιο αναστολέα της αγγειογένεσης, χάνει βάρος.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Ако вземете пълната мишка и й дадете ангиогеничен инхибитор, тя отслабва.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Если вы начинаете давать мыши с ожирением замедлители ангиогенеза, она теряет вес.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Якщо ви візьмете мишу, що страждає від ожиріння та дасте їй інгібітор ангіогенезу, вона почне втрачати вагу.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.אם נותנים לעכבר המשמין מונעי אנגיוגנזה, הוא מאבד משקל.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.إذا اخذنا الفأر السمين و أعطيناه مانع لتولد الأوعية, يخسر بعض الوزن
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.阻害物質を与えると 減量しますが 治療を止めると体重は戻ります
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.E noi stiamo eseguendo dei test sui topi per vedere se anche loro assumerebbero farmaci SSRI.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.És kipróbáltuk, hogy az egér is adagolna-e magának SSRI gyógyszereket.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.Si testam dacă șoarecii și-ar administra și ei inhibitori selectivi ai receptării serotoninei (SSRI).
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.우리는 쥐가 스스로 SSRIs(우울증 치료제)를 처방했는지 시험하고 있습니다.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.Testowaliśmy, czy myszy samodzielnie aplikowałyby sobie leki z grupy SSRI.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.Und wir testen, ob die Mäuse auch freiwillig SSRIs (Antidepressiva) nehmen würden.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.We hebben getest of de muizen zichzelf ook SSRI's zouden toedienen.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.Ερευνήσαμε, αν τα ποντίκια θα μπορούσαν να αυτορυθμίσουν το S SRIs.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.И мы тестировали, будут ли мыши также самостоятельно принимать лекарства из группы СИОЗС.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.Ние тестваме дали мишките ще си самопредпишат антидепресанти.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.ואנחנו בודקים אם העכברים גם היו מטפלים בעצמם בתרופות נוגדות דיכאון (SSRI)
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.実験してみました ProzacにZoloft
Vücut bu işi, şık ama karmaşık bir dengeleme sistemiyle, anjiogenez uyarıcıları ve inhibitörleriyle yapıyor.Dělá to pomocí složitého, ale elegantního systému vzájemných brzd a rovnováh,
Vücut bu işi, şık ama karmaşık bir dengeleme sistemiyle, anjiogenez uyarıcıları ve inhibitörleriyle yapıyor.이것은 정교하고, 점검과 균형이 있는 체계이며, 모의실험과 혈관신생을 막는 멋진 체계입니다.
Vücut bu işi, şık ama karmaşık bir dengeleme sistemiyle, anjiogenez uyarıcıları ve inhibitörleriyle yapıyor.Se onnistuu taidokkaan tarkistus- ja tasapainojärjestelmän, angiogeneesin stimulaattorien ja estäjien avulla.
Vücut bu işi, şık ama karmaşık bir dengeleme sistemiyle, anjiogenez uyarıcıları ve inhibitörleriyle yapıyor.To počne z izpopolnjenim in elegantnim procesom samouravnavanja, s spodbujevalci in z zaviralci angiogeneze.
Vücut bu işi, şık ama karmaşık bir dengeleme sistemiyle, anjiogenez uyarıcıları ve inhibitörleriyle yapıyor.Und er tut dies durch ein ausgeklügeltes und elegantes System von Prüfungen und Balancen,
Vücut bu işi, şık ama karmaşık bir dengeleme sistemiyle, anjiogenez uyarıcıları ve inhibitörleriyle yapıyor.וזה נעשה באמצעות מערכת אלגנטית ומורכבת של איזונים ובלמים, לגירוי ולעיכוב של האנגיוגנזה,
Vücut bu işi, şık ama karmaşık bir dengeleme sistemiyle, anjiogenez uyarıcıları ve inhibitörleriyle yapıyor.و يفعل ذلك خلال نظام مدروس و أنيق من الحسابات و الموازنات, محفزات و موانع تَوَلُّد الأَوعِيَة
Vücut bu işi, şık ama karmaşık bir dengeleme sistemiyle, anjiogenez uyarıcıları ve inhibitörleriyle yapıyor.阻害物質を分泌して 均衡と抑制を行います 体が血管の増加を必要とするとき