Ana içeriğe geç
Sözlük

inhibitör ile cümle

inhibitör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Çoğu canlıda inhibitörler geri besleme mekanizmasının parçası olarak etkirler.I mange organismer kan inhibitorer agere som en del af feedback-mekanismer.
Bazı baklagillerde bulunan (ve yukarıda bahsi geçen) tripsin inhibitörleri bunun bir örneğidir.Ligesom hos andre flokdyr parrer en enkelt han (vædderen) sig med en gruppe af hunner.
İnfluenza A veya B, ile ilişkili ağır vakalarda antiviral nöraminidaz inhibitörler verilebilir.Dalam kasus berat yang terkait dengan influenza A atau B, antivirus penghambat neuraminidase dapat diberikan.
Çoğu herbisit ve pestisit enzim inhibitörüdür.Banyak obat dan racun adalah inihibitor enzim.
Günümüzde bu problemin üstesinden proton pompası inhibitörleri ile gelinmektedir.Ngày nay, vấn đề này được quản lý với các thuốc ức chế bơm proton.
Bu yüzden Dam inhibitörlerinin antibiyotik olarak çalışabileceği önerilmiştir.Dam阻害剤は抗生物質として機能することが提唱されている。
Pastör (Pasteur) etkisi, Oksijenin Fermantasyon olayı üzerine olan inhibitör etkisidir.パスツール効果(英: Pasteur effect)とは、酸素による、発酵の阻害効果のことである。
Ancak, her ilaç bir enzim inhibitörü değildir.然而,并非所有药物都是酶抑制剂。
Enzim inhibitörleri metabolik kontrolde de önemlidirler.酶抑制剂在代谢控制中也很重要。
Bu inhibitörlerin çoğunda bir insan enzimini hedeflenir ve patolojik bir durumun düzeltilmesi amaçlanır.许多这些抑制剂靶向人酶并且旨在纠正病理状况。
İnhibitörler sıkça ilaç olarak kullanılırlar ama zehir olarak da etki edebilirler.酶抑制剂常被用作药物,同样也可以被作为毒药使用。
Enzim inhibitörlerinin en yaygın kullanımı, hastalık tedavisi için ilaç olaraktır.酶抑制剂最常见的用途是作为治疗疾病的药物。
Bu deneme ve iyileştirme döngüsü yeterince güçlü bir inhibitör bulunana kadar tekrar edilir.重复该测试和改进,直到产生足够有效的抑制剂。
Bu koruyucu etki, tersinmez inhibitörün aktif bölge ile spesifik reaksiyonuna iyi bir kanıt sayılır.这种保护作用是不可逆抑制剂与活性位点特异性反应的良好证据。
Klaritromisin, CYP3A4’ün güçlü bir inhibitörüdür.其原因是莫达非尼是一种CYP3A4酶的诱导剂。
Bazı baklagillerde bulunan (ve yukarıda bahsi geçen) tripsin inhibitörleri bunun bir örneğidir.同樣在祿豐組發現的祿豐獸,是卞氏獸的近親。
İnfluenza A veya B, ile ilişkili ağır vakalarda antiviral nöraminidaz inhibitörler verilebilir.인플루엔자 A, B형과 관련된 심한 경우에는 항바이러스제인 뉴라미니다아제 억제제를 투여할 수 있다.
Bu inhibitörlerin çoğunda bir insan enzimini hedeflenir ve patolojik bir durumun düzeltilmesi amaçlanır.רבים ממעכבים אלו מכוונים לעכב אנזים אנושי במטרה לתקן מצב פתולוגי.
Ancak, basit yarışmalı inhibitör olan ilaçların hücredeki yüksek ATP konsantrasyonu ile yarışması gerekir.תרופות שהן מעכבים תחרותיים פשוטים יצטרכו להתחרות בריכוזים גבוהים של ATP בתא.
Örneğin, bir diğer HIV proteaz inhibitörü olan tipranavir'in yapısı sağda gösterilmiştir.למשל, מבנהו של מעכב פרוטאז HIV אחר טיפרנאביר (Tipranavir) המוצג מימין.
Enzim inhibitörlerinin en yaygın kullanımı, hastalık tedavisi için ilaç olaraktır.השימוש הרווח ביותר במעכבי אנזימים הוא כתרופות לטיפול במחלות.
Enzim inhibitörleri metabolik kontrolde de önemlidirler.למעכבי אנזימים יש חשיבות גם בבקרה מטבולית.
Bu sıkı bağlanan inhibitörler, kovalent tersinmez inhibitörlere benzer kinetik özelliklere sahip olabilir.המעכבים שנקשרים כה חזק יכולים להראות קינטיקה דומה לזו של מעכבים קוולנטים בלתי הפיכים.
Bu inhibitör tripsine sıkıca bağlanarak organ için zararlı olacak tripsin aktivitesini engeller.מעכב זה נקשר בחוזקה לטריפסין, ומונע פעילות טריפסין שאחרת הייתה מזיקה לאיבר.
Bu deneme ve iyileştirme döngüsü yeterince güçlü bir inhibitör bulunana kadar tekrar edilir.מסלול בדיקה ושיפור זה חוזר אז עד ליצירה של מעכב בעל השפעה מספקת.
Yarışmalı inhibitörler genelde enzimin asıl substratına benzer.לרוב המעכבים התחרותיים דומים במבנם לזה של הסובסטרט של האנזים.
Tersinir olmayan inhibitörler genelde enzim ile reaksiyona girip onu kimyasal olarak değiştirir.מעכבים בלתי הפיכים לרוב מגיבים קוולנטית עם האנזים, ומשנים אותו מבחינה כימית.
İnfluenza A veya B, ile ilişkili ağır vakalarda antiviral nöraminidaz inhibitörler verilebilir.При тежки случаи, свързани с инфлуенца A или B, може да се прилагат антивирусни инхибитори на неураминидаза.
Risk, proton pompa inhibitör alan kişilerde, H2 antagonisti kullananlara göre daha fazladır.По-голям риск съществува при тези, които приемат инхибитори на протонната помпа, отколкото при H2 антагонисти.
Başka ilaç şirketlerinin diğer CETP inhibitörleri üzerindeki klinik çalışmaları sürmektedir.Метадоновите клиники работят като всички други клиника за пристрастени.
Çoğu herbisit ve pestisit enzim inhibitörüdür.Mnogi lijekovi su ustvari inhibitori enzima.
İnhibitörler sıkça ilaç olarak kullanılırlar ama zehir olarak da etki edebilirler.Často ju využívali vrahovia ako účinný jed.
Başka ilaç şirketlerinin diğer CETP inhibitörleri üzerindeki klinik çalışmaları sürmektedir.Konziliárne služby vykonáva tím lekárov NRC, doplnený o externých lekárov.
İnhibitörler sıkça ilaç olarak kullanılırlar ama zehir olarak da etki edebilirler.Inhibitorji so pogosto uporabljeni kot droge, čeprav lahko v večjih količinah delujo tudi kot strupi.
Risk, proton pompa inhibitör alan kişilerde, H2 antagonisti kullananlara göre daha fazladır.Tveganje je pri jemanju zaviralcev protonske črpalke večje kot pri antagonistih H2.
İnfluenza A veya B, ile ilişkili ağır vakalarda antiviral nöraminidaz inhibitörler verilebilir.V hujših primerih, povezanih z gripo tipa A ali B, se lahko uporabi protivirusne zaviralce nevraminidaze.
Bu nedenle ABA bir büyüme inhibitörü olarak adlandırılır.Prezimi kot odrasla žuželka.
Haziran 2019. ↑ "In vitro inhibitory effects of hinokitiol on proliferation of Chlamydia trachomatis".Bibcode:2016PLoSO..1163147W. doi:10.1371/journal.pone.0163147. PMC 5040402. PMID 27681039.
Bunun sonucunda inhibisyonun derecesi sadece inhibitör konsantrasyonuna bağlı olur.Selle tulemusel sõltub inhibeerimise ulatus ainult inhibiitori kontsentratsioonist.
Örneğin, bir diğer HIV proteaz inhibitörü olan tipranavir'in yapısı sağda gösterilmiştir.Näiteks ühe teise HIV proteaasi inhibiitori, tipranaviiri, struktuur on näidatud vasakul.
Bu deneme ve iyileştirme döngüsü yeterince güçlü bir inhibitör bulunana kadar tekrar edilir.Sellist testimist ja parandamist viiakse läbi seni, kuni tõhus inhibiitor on valmis.
Tersinir olmayan inhibitörler genelde enzim ile reaksiyona girip onu kimyasal olarak değiştirir.Pöördumatud inhibiitorid muudavad harilikult ensüümiga reageerides seda keemiliselt.
Enzim inhibitörü, bir enzime bağlanan ve onun etkinliğini azaltan bir moleküldür.Ensüümiinhibiitor on molekul, mis seob ennast ensüümiga ja vähendab selle aktiivsust.
Tüm tersinmez inhibitörler hedef enzimleri ile kovalent katım ürünleri oluşturmazlar.Kõik pöördumatud inhibiitorid ei moodusta kovalentseid ühendeid oma sihtmärgiliste ensüümidega.
Yarışmalı inhibitörler genelde enzimin asıl substratına benzer.Konkureerivad inhibiitorid on tihti substraadiga sarnase struktuuriga.
Karışık inhibisyonda, inhibitör ve substrat aynı zamanda enzime bağlanabilir.Konkureeriva inhibeerimise puhul ei saa substraat ja inhibiitor samaaegselt ensüümiga seotud olla.
Karbamat pestisitleri de tersinir AChE inhibitörlerine örnektir.Karbamaadi pestitsiidid on samuti näited pöörduvatest AChE inhibiitoritest.
Ancak, basit yarışmalı inhibitör olan ilaçların hücredeki yüksek ATP konsantrasyonu ile yarışması gerekir.Sel juhul peavad inhibiitorid, mis on lihtsalt konkureerivad, võistlema ATP kõrge kontsentratsiooniga rakus.
Çoğu herbisit ve pestisit enzim inhibitörüdür.Paljud putuka- ja taimemürgid on samuti ensüümiinhibiitorid.
Enzim-inhibitör katsayısı Ki çeşitli yöntemlerle doğrudan ölçülebilir.Ensüüm-inhibiitor konstanti Ki on võimalik otseselt mõõta mitmel erineval viisil.
Bu inhibitörler enzimin aktivitesi için esas olan amino asit kalıntılarını değişime uğratırlar.Need inhibiitorid muudavad harilikult tähtsaid aminohappejääke, mis on vajalikud ensüümaktiivsuse tagamiseks.
Bazı tersinir inhibitörler hedef enzimlerine o kadar sıkı bağlanırlar ki tersinmez inhibitör gibidirler.Mõned pöörduvad inhibiitorid seostuvad ensüümiga nii tihedalt, et nad on põhimõtteliselt pöördumatud.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Als je de zwaarlijvige muis nu een angiogene inhibitor toedient, verliest ze aan gewicht.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Bila anda berikan penghambat angiogenesis pada tikus obesitas, beratnya akan turun.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Budete-li dávat té obézní myši látku tlumící angiogenezi, zhubne.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Če debeli miški damo nekaj, kar zavira angiogenezo, shujša.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Dacă iei şoarecele obez şi îi dai un inhibitor de angiogeneză, slăbeşte.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Ha megfogod a kövér egeret és angiogenezis gátlót adsz neki, fogy.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Jeśli weźmiemy otyłą mysz i damy jej inhibitory angiogenezy, straci na wadze.
Eğer obez fareye angigenez inhibitörü verirseniz, fare ağırlık kaybediyor.Jos liikalihavalle hiirelle annetaan angiogeneesin estäjää, se menettää painoa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod