Ana içeriğe geç
Sözlük

ingilizce ile cümle

ingilizce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinΜπορεί να υπάρχει κάποιος εκεί που μιλάει αγγλικά.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinМожет там будет кто-то, кто говорит по-английски.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinممكن أن تجدي أحدا يتحدث أنجليزية
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Azok többsége, akiktől tanultam, nem tudtak angolul.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.De meerderheid van de mensen van wie ik leerde, sprak geen Engels.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Die Mehrheit der Menschen, von denen ich lernte, konnten kein Englisch.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.H πλειοψηφία των ανθρώπων από τους οποίους έμαθα δεν μιλούσαν Αγγλικά
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.저를 가르쳤던 분들 대부분은 영어를 하지 못했습니다
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.La maggior parte delle persone dalle quali ho imparato non conosceva l'inglese.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.La majorité des gens dont j'avais appris ne connaissait pas l'anglais.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Majoritatea oamenilor de la care învățasem nu știau engleză.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Mayoritas orang tempat saya belajar tidak bisa Bahasa Inggris.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Większość ludzi, od których się uczyłem, nie znała angielskiego.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Болшинството от хората, от които се учех, не знаеха английски.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Большинство людей, у которых я почерпнул свои знания, не владели английским.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.מרבית האנשים מהם למדתי לא ידעו אנגלית.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.أغلبية الناس الذين تعلمت منهم لم يتكلموا الإنجليزية
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.何者のつもりでしょう?
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.C'est le seul sujet que je passe avec Seung Jo, donc si je rate ça aussi, alors tout est fini.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.Det är bara den jag har med Seung Jo, så om jag inte klarar den, då är allt över.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.Đó là môn duy nhất mình học cùng Seng Jo. Nếu mình cũng trượt môn đó, thì sẽ hết chuyện luôn...
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.E' l'unica materia che seguo con Seung Jo, quindi se mi bocciano in quella, allora è finita.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.E singura materie la care e si Seung Jo, deci daca pic la asta, atunci totul s-a terminat.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.Het is de enige vak die ik met Seung Jo deel, dus als ik zelfs voor dat zak, dan is het helemaal voorbij.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.Ini satu-satunya mata pelajaran yang aku ambil bersama Seung Jo, jadi kalau aku gagal, semuanya akan berakhir.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.Se on ainut aine Seong Jon kanssa, Jos epäonnistun sinäkin kaikki on loppu.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.To jedyny przedmiot na którym chodzę z Seung Jo, jeśli nie zdam, wszystko skończone.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.Είναι το μόνο κοινό μάθημα που έχω με τον Σουνγκ Τζο, γι'αυτό αν αποτύχω και σ'αυτό, τότε όλα θα τελειώσουν.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.Это единственный общий предмет с Бэк Сын Чжо, поэтому, если провалю его, всё кончено.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.זה המקצוע היחיד שאני לומדת עם סונג ג'ו, אז אם אני נכשלת, הכל נגמר
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.أنه مادة الوحيدة سأخذها مع سيونغ جو , لذا حتى لو فشلت , عندها سينتهى كل شي
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.他のはどうなってもいいから 英語は絶対パスするわ
Şurda görünen o. Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.確認しますが 英語学習ではありません
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Husk, de lærer ikke engelsk.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Amintiți-vă, ei nu studiază engleză.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Hãy nhớ cho là chúng không học tiếng Anh.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Ingat, mereka tidak belajar Bahasa Inggris.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.영어 공부가 아니란 걸 다시 한 번 말씀드리겠습니다.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Kom ihåg, de studerar inte engelska.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Lembrem-se, eles não estudam inglês.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Majte na pamäti, že neštudovali angličtinu.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Muistakaa, etteivät he opiskele englantia.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Ne felejtsék el, nem tanulnak angolul.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Pamiętajcie, że nie uczyli się angielskiego.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Rappelez-vous, ils n'étudient pas l'anglais.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Recuerden, ellos no estudian inglés.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Ricordate che non studiano la lingua inglese.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Vergeet niet dat zij geen Engels studeren.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Vzpomínáte, neučí se anglicky.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Zur Erinnerung, sie haben kein Englisch gelernt.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Θυμηθείτε, δεν διδάσκονται Αγγλικά.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Обратите внимание, они не учили английский язык,
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Пам'ятайте, вони не вивчали англійську.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.Припомнете си, че те не учат английски.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.זיכרו שהם לא לומדים אנגלית.
Unutmayın onlar ingilizce çalışmıyorlar.تذكروا، لم يسبق لهم أن درسوا اللغة الإنجليزية.
Ve Ortaçağın sonlarına doğru kitap Latinceye çevrilmiş ve sonrasında da ingilizceye çevrilmiştir.A pak někdy v pozdním středověku byly přeložena do latiny a nakonec i do angličtiny.
Ve Ortaçağın sonlarına doğru kitap Latinceye çevrilmiş ve sonrasında da ingilizceye çevrilmiştir.A potom niekedy v neskorom stredoveky bola preložená do latinčiny a nakoniec aj do angličtiny.
Ve Ortaçağın sonlarına doğru kitap Latinceye çevrilmiş ve sonrasında da ingilizceye çevrilmiştir.Ja aikanaan keskiajan loppua kohden se käännettiin Latinaksi ja lopuksi Englanninkielelle.
Ve Ortaçağın sonlarına doğru kitap Latinceye çevrilmiş ve sonrasında da ingilizceye çevrilmiştir.그리고 결국 중세 시대 말에서야 라틴어로 번역이 되었고 결국 영어로도 번역이 되었습니다
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod