Gelemem, ingilizce sınavım var.Non posso, ho un importante test d'inglese.
Gelemem, ingilizce sınavım var.Nu pot, am un test important la engleza.
Gelemem, ingilizce sınavım var.Δεν μπορώ, έχω ένα σημαντικό τεστ Αγγλικών.
Gelemem, ingilizce sınavım var.Немога имам испит по английски.
Gelemem, ingilizce sınavım var.Я не могу, у меня завтра важный экзамен по английскому.
Gelemem, ingilizce sınavım var.אני לא יכולה, יש לי מבחן חשוב באנגלית
Gelemem, ingilizce sınavım var.لا أستطيع , لدي إختبار إنجليزي مهم
Gelemem, ingilizce sınavım var.準備しなきゃ
Hae Ra öğretmenimden ingilizce, Seung Jo öğretmenimden de matematik dersi alıyorum.اتلقى دروس الانجليزي بواسطة الاستاذه هي را و الرياضيات بواسطة الاستاذ سونغ جو
Hae Ra öğretmenimden ingilizce, Seung Jo öğretmenimden de matematik dersi alıyorum.私も この大学の試験受けようと
Ingilizce biliyormusunuz?Czy mówi pan po angielsku?
Ingilizce biliyormusunuz?Parlez-vous anglais?
Ingilizce biliyormusunuz? Yok, maalesef.Ne, nemluvÍm, bohužel.
Ingilizce biliyormusunuz?Συγνώμη, μιλάτε αγγλικά;
Ingilizce mi?Anglais?
Ingilizce mi?Englisch?
Ingilizce mi?Inglês?
Ingilizce mi? Yok, hayirAnglicky?
Ingilizce mi? Yok, hayir Gercekten bir sorun, ben bu bayani anliyamiyorumأنجليزية،لا.مالمشكلة
Ingilizce mi? Yok, hayirPo angielsku?
Ingilizce mi? Yok, hayirНа английском?
Ingilizce mi?Αγγλικά; Όχι...
Ingilizce öğretmeye çalışacak kadar deli değildi.어머니는 나이지리아의 시골지역에서 사람들을 가르치기로 결심했습니다.
Ingilizce öğretmeye çalışacak kadar deli değildi.החליטה ללמד באזורים הכפריים של ניגריה,
Ingilizce öğretmeye çalışacak kadar deli değildi.قررت أن تدّرس في المناطق القروية في نيجيريا،
Ingilizce öğretmeye çalışacak kadar deli değildi.特にイボ族の女性の間で
Kitaplarımız ingilizce yazıldığı sürece çünkü insalar onları tekrar okuyor ve kopyalıyor orada olacak.Amíg a könyveink angol nyelven íródnak -- mert az emberek újraírják és lemásolják őket -- addig jelen lesz.
Kitaplarımız ingilizce yazıldığı sürece çünkü insalar onları tekrar okuyor ve kopyalıyor orada olacak.Dopóki nasze książki będą po angielsku, bo ludzie cały czas je piszą i kopiują, będą zawierać sygnaturę.
Kitaplarımız ingilizce yazıldığı sürece çünkü insalar onları tekrar okuyor ve kopyalıyor orada olacak.저희 책이 영어로 쓰여져 있는 한 사람들이 그것들을 재작성하고 그것들을 재복사하기 때문에 그것은 거기에 있을 것입니다
Kitaplarımız ingilizce yazıldığı sürece çünkü insalar onları tekrar okuyor ve kopyalıyor orada olacak.Mientras los libros estén escritos en inglés, porque las personas los re-escriben y copian, estará ahí.
Kitaplarımız ingilizce yazıldığı sürece çünkü insalar onları tekrar okuyor ve kopyalıyor orada olacak.Докато нашите книги се пишат на английски -- защото хората ги пренаписват и ги копират -- тя ще си остане там.
Kitaplarımız ingilizce yazıldığı sürece çünkü insalar onları tekrar okuyor ve kopyalıyor orada olacak.זה יתקיים. זה נתן לי השראה לחשוב על מה יקרה אם אנסה רעיון זה
Kitaplarımız ingilizce yazıldığı sürece çünkü insalar onları tekrar okuyor ve kopyalıyor orada olacak.طالما كانت كُتبنا مكتوبة بالانجليزية -- لأن الناس يعيدون كتباتها وينسخونها -- تكون البصمة موجودة
Kitaplarımız ingilizce yazıldığı sürece çünkü insalar onları tekrar okuyor ve kopyalıyor orada olacak.私たちは文章の書き直しや 写し直しを繰り返すわけですから 同じパターンが現れます ここに発想を得た私は
Kuran okumaya başladık, sonra matematik sınıfı, ingilizce sınıfı, bilgisayar sınıfı eklendi.코란을 읽기 위해서요 그리고 수학수업, 영어수업, 컴퓨터 수업들
Kuran okumaya başladık, sonra matematik sınıfı, ingilizce sınıfı, bilgisayar sınıfı eklendi.כדי לקרוא בקוראן, ולאחר מכן כיתת מתמטיקה, כיתת אנגלית ואז כיתת מחשבים.
Kuran okumaya başladık, sonra matematik sınıfı, ingilizce sınıfı, bilgisayar sınıfı eklendi.قراءة القرآن, ثم إمتد الى فصل للحساب, ثم فصل للغة الإنجليزية ثم فصل لتعليم الكمبيوتر.
Kuran okumaya başladık, sonra matematik sınıfı, ingilizce sınıfı, bilgisayar sınıfı eklendi.次に算数、英語、それにパソコン教室 数週間のうちに、難民キャンプの全員が
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.Amit én aztán lefordítva egy építészeti nyelvrôl általános angolra, úg értelmeztem mint logó készítést.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.Ik begreep dit, nadat ik het van architectentaal had vertaald naar gewoon Engels, als logo-creatie.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.전 그것들을, 로고 만드는 것처럼 건축 용어로부터 보통의 영어로 해석한 뒤
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.Tôi đã hiểu được điều này sau khi dịch bài phát biểu về kiến trúc ra tiếng anh đơn giản như thiết kế logo.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.Ymmärsin tämän, kun käänsin sen arkkitehtikielestä tavalliseen englantiin, tarkoittavan logon luomista.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.Zrozumiałem to dopiero, gdy przetłumaczyłem to z języka architektury na zwyczajny język jako tworzenie logo.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.А я, видимо, потом перевёл эту идею с языка архитектуры на обычный английский язык как создание логотипов.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.ולמרות שרציתי ליצור זהות שאינה משתמשת בארכיטקטורה,
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.والذي فهمته بعد أن قمت بترجمته من خطاب عِمَارَةٍ إلى الإنجليزية العادية،
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.建築のコンセプトから ロゴのコンセプトとして 置き換えて理解しました
M orta noktanın - ingilizce midpoint - kısaltması.Lad os kalde det her punkt M for midtpunkt.
M orta noktanın - ingilizce midpoint - kısaltması.중점이라는 의미로 M이라고 부릅니다
M orta noktanın - ingilizce midpoint - kısaltması.このビデオでまず示したいのはこういうことです。
Ne bileceksin, belki baska bir zamana biraz ingilizce øgrenmis oluruzHe, man weiß ja nie, nächstes Mal wenn Sie hier her kommen, werden wir für Sie etwas Englisch gelernt haben.
Ne bileceksin, belki baska bir zamana biraz ingilizce øgrenmis oluruzMožná příště jak se potkáme budeme umět trochu anglicky.
Ne bileceksin, belki baska bir zamana biraz ingilizce øgrenmis oluruzΕεεε, δεν ξέρετε... Την επόμενη φορά που θα είστε εδώ, μπορεί να έχουμε μάθει λίγα αγγλικά για εσάς.
Ne bileceksin, belki baska bir zamana biraz ingilizce øgrenmis oluruzНу, кто знает. Может, когда Вы в следующий раз будете проходить, мы выучим немного английский для Вас.
Ne bileceksin, belki baska bir zamana biraz ingilizce øgrenmis oluruzمهلا، مستقبلا، ربما سنكون قد تعلمنا شيئا من اللغة الإنجليزية لمساعدتك
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinDort könnte jemand sein, der Englisch spricht.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinLá pode haver alguns caras que falam inglês.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinMoże tam jest ktoś, kto mówi po angielsku.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinVous trouverez sûrement là-bas quelqu'un qui parle anglais.