Konuşmamı, ingiliz şair John Keats'in hepinizin bildiğinden emin olduğum şu meşhur sözüyle bitirmek istiyorum.우리 내부로부터 치유의 힘을 불어넣으려 한다면 알고 있어야만 하는 것이지요. 저는 존 키츠의 말로 끝맺으려고 합니다. 영국의 낭만파 시인이죠.
Konuşmamı, ingiliz şair John Keats'in hepinizin bildiğinden emin olduğum şu meşhur sözüyle bitirmek istiyorum.אם ברצוננו לעורר את כוח הריפוי הפנימי. ברצוני לסיים בציטטה מאת ג'ון קיטס, המשורר האנגלי הרומנטי,
Konuşmamı, ingiliz şair John Keats'in hepinizin bildiğinden emin olduğum şu meşhur sözüyle bitirmek istiyorum.إذا كنا نريد أن يلهم الشفاء من الداخل. ايد ان اختم بإقتباس من جون كيتس الشاعر الانجليزي الرومانسي
Konuşmamı, ingiliz şair John Keats'in hepinizin bildiğinden emin olduğum şu meşhur sözüyle bitirmek istiyorum.最後に イギリスのロマン派詩人 ジョン・キーツの言葉を紹介します とても有名なので 皆さんご存知かと思います
Kuran okumaya başladık, sonra matematik sınıfı, ingilizce sınıfı, bilgisayar sınıfı eklendi.코란을 읽기 위해서요 그리고 수학수업, 영어수업, 컴퓨터 수업들
Kuran okumaya başladık, sonra matematik sınıfı, ingilizce sınıfı, bilgisayar sınıfı eklendi.כדי לקרוא בקוראן, ולאחר מכן כיתת מתמטיקה, כיתת אנגלית ואז כיתת מחשבים.
Kuran okumaya başladık, sonra matematik sınıfı, ingilizce sınıfı, bilgisayar sınıfı eklendi.قراءة القرآن, ثم إمتد الى فصل للحساب, ثم فصل للغة الإنجليزية ثم فصل لتعليم الكمبيوتر.
Kuran okumaya başladık, sonra matematik sınıfı, ingilizce sınıfı, bilgisayar sınıfı eklendi.次に算数、英語、それにパソコン教室 数週間のうちに、難民キャンプの全員が
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.Amit én aztán lefordítva egy építészeti nyelvrôl általános angolra, úg értelmeztem mint logó készítést.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.Ik begreep dit, nadat ik het van architectentaal had vertaald naar gewoon Engels, als logo-creatie.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.전 그것들을, 로고 만드는 것처럼 건축 용어로부터 보통의 영어로 해석한 뒤
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.Tôi đã hiểu được điều này sau khi dịch bài phát biểu về kiến trúc ra tiếng anh đơn giản như thiết kế logo.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.Ymmärsin tämän, kun käänsin sen arkkitehtikielestä tavalliseen englantiin, tarkoittavan logon luomista.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.Zrozumiałem to dopiero, gdy przetłumaczyłem to z języka architektury na zwyczajny język jako tworzenie logo.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.А я, видимо, потом перевёл эту идею с языка архитектуры на обычный английский язык как создание логотипов.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.ולמרות שרציתי ליצור זהות שאינה משתמשת בארכיטקטורה,
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.والذي فهمته بعد أن قمت بترجمته من خطاب عِمَارَةٍ إلى الإنجليزية العادية،
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.建築のコンセプトから ロゴのコンセプトとして 置き換えて理解しました
M orta noktanın - ingilizce midpoint - kısaltması.Lad os kalde det her punkt M for midtpunkt.
M orta noktanın - ingilizce midpoint - kısaltması.중점이라는 의미로 M이라고 부릅니다
M orta noktanın - ingilizce midpoint - kısaltması.このビデオでまず示したいのはこういうことです。
Ne bileceksin, belki baska bir zamana biraz ingilizce øgrenmis oluruzHe, man weiß ja nie, nächstes Mal wenn Sie hier her kommen, werden wir für Sie etwas Englisch gelernt haben.
Ne bileceksin, belki baska bir zamana biraz ingilizce øgrenmis oluruzMožná příště jak se potkáme budeme umět trochu anglicky.
Ne bileceksin, belki baska bir zamana biraz ingilizce øgrenmis oluruzΕεεε, δεν ξέρετε... Την επόμενη φορά που θα είστε εδώ, μπορεί να έχουμε μάθει λίγα αγγλικά για εσάς.
Ne bileceksin, belki baska bir zamana biraz ingilizce øgrenmis oluruzНу, кто знает. Может, когда Вы в следующий раз будете проходить, мы выучим немного английский для Вас.
Ne bileceksin, belki baska bir zamana biraz ingilizce øgrenmis oluruzمهلا، مستقبلا، ربما سنكون قد تعلمنا شيئا من اللغة الإنجليزية لمساعدتك
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinDort könnte jemand sein, der Englisch spricht.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinLá pode haver alguns caras que falam inglês.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinMoże tam jest ktoś, kto mówi po angielsku.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinVous trouverez sûrement là-bas quelqu'un qui parle anglais.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinΜπορεί να υπάρχει κάποιος εκεί που μιλάει αγγλικά.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinМожет там будет кто-то, кто говорит по-английски.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinممكن أن تجدي أحدا يتحدث أنجليزية
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Azok többsége, akiktől tanultam, nem tudtak angolul.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.De meerderheid van de mensen van wie ik leerde, sprak geen Engels.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Die Mehrheit der Menschen, von denen ich lernte, konnten kein Englisch.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.H πλειοψηφία των ανθρώπων από τους οποίους έμαθα δεν μιλούσαν Αγγλικά
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.저를 가르쳤던 분들 대부분은 영어를 하지 못했습니다
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.La maggior parte delle persone dalle quali ho imparato non conosceva l'inglese.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.La majorité des gens dont j'avais appris ne connaissait pas l'anglais.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Majoritatea oamenilor de la care învățasem nu știau engleză.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Mayoritas orang tempat saya belajar tidak bisa Bahasa Inggris.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Większość ludzi, od których się uczyłem, nie znała angielskiego.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Болшинството от хората, от които се учех, не знаеха английски.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.Большинство людей, у которых я почерпнул свои знания, не владели английским.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.מרבית האנשים מהם למדתי לא ידעו אנגלית.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.أغلبية الناس الذين تعلمت منهم لم يتكلموا الإنجليزية
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.何者のつもりでしょう?
Sayı, Penis ve Toplar. Dünya kupasını kazanan ingiliz takımının kaptanı kimdi?Điểm, con gà trống và Bulls. đội trưởng của đội bóng Anh cuối cùng là ai để giành chiến thắng World Cup?
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.C'est le seul sujet que je passe avec Seung Jo, donc si je rate ça aussi, alors tout est fini.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.Det är bara den jag har med Seung Jo, så om jag inte klarar den, då är allt över.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.Đó là môn duy nhất mình học cùng Seng Jo. Nếu mình cũng trượt môn đó, thì sẽ hết chuyện luôn...
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.E' l'unica materia che seguo con Seung Jo, quindi se mi bocciano in quella, allora è finita.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.E singura materie la care e si Seung Jo, deci daca pic la asta, atunci totul s-a terminat.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.Het is de enige vak die ik met Seung Jo deel, dus als ik zelfs voor dat zak, dan is het helemaal voorbij.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.Ini satu-satunya mata pelajaran yang aku ambil bersama Seung Jo, jadi kalau aku gagal, semuanya akan berakhir.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.Se on ainut aine Seong Jon kanssa, Jos epäonnistun sinäkin kaikki on loppu.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.To jedyny przedmiot na którym chodzę z Seung Jo, jeśli nie zdam, wszystko skończone.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.Είναι το μόνο κοινό μάθημα που έχω με τον Σουνγκ Τζο, γι'αυτό αν αποτύχω και σ'αυτό, τότε όλα θα τελειώσουν.
Seung Jo ile beraber aldığım tek ders ingilizce eğer bu dersi halledersem tamamdır.Это единственный общий предмет с Бэк Сын Чжо, поэтому, если провалю его, всё кончено.