ing ile cümle

ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bayan March bana İngilizce bir sözlük verdi.Miss March gave me an English dictionary.
Bay White bize İngilizce öğretir.Mr White teaches us English.
Ben öğrenciyken İngilizce günlük tutardım.I used to keep a diary in English when I was a student.
Paul İngilizceyi matematiğe tercih eder.Paul prefers English to math.
Fransa İngiltere'nin güneyindedir.France is to the south of England.
Bay Brown, 15 Mayıs'ta İngiltere'ye gitti.Mr Brown left for England on May 15.
Brian bu gezi için İngilizce çalıştı.Brian studied English for this trip.
Bayan Bush İngilizce öğretmenimizdir.Mrs. Bush is our English teacher.
Biri İngilizce konuşur ve diğeri Japonca konuşur.One speaks English, and the other speaks Japanese.
Byron dönmemek üzere İngiltere'den ayrıldı.Byron left England, never to return.
Normanlar İngiltere'yi 1066'da ele geçirdi.The Normans conquered England in 1066.
Normanların İngiltere'yi istila etmesinin İngiliz dili üzerinde çok büyük etkisi olmuştur.The Normans' conquest of England had a great effect on the English language.
Yeni Zelanda'da, halk İngilizce konuşur.They speak English in New Zealand.
Yeni Zelanda'da İngilizce konuşurlar.They speak English in New Zealand.
Napolyon, İngilizleri bir esnaf milleti olarak nitelendirdi.Napoleon called the English a nation of shopkeepers.
Niçin İngilizce eğitimi alıyorsun?What do you study English for?
Bir İngilizce öğretmeni olmak istememin nedeni odur.The reason is that I want to be an English teacher.
Niçin her gün İngilizce çalışıyorsun?Why do you study English every day?
Neden İngiltere'yi ziyaret ediyorsun?Why are you visiting the United Kingdom?
Ortaçağda İngilizler üzerinde en büyük etkisi olduğunu düşündüğünüz hangi fikirdir?Which idea do you think had the greatest influence on the English in the Middle Ages?
Ne kadar süredir İngilizce öğretiyorsun?How long have you been teaching English?
Tom İngilizcenin yanı sıra Almanca da konuşabilir.Tom can speak German as well as English.
Tom bir İngilizce testin sonucu hakkında üzgün görünüyordu.Tom looked worried about the result of an English test.
Bütün konular içerisinde en çok İngilizceyi severim.I like English best of all subjects.
İngilizce konuşmayı nasıl öğrendiğimi düşünüyorsun?How do you think I learned to speak English?
Ne kadar süredir İngilizce öğreniyorsun?How long have you been learning English?
Tony İngilizceyi iyi konuşur.Tony speaks English well.
Tony benden daha iyi İngilizce konuşur.Tony speaks English better than I do.
Sınıfımızda İngilizceyi en iyi Tony konuşur.Tony speaks English the best in our class.
Tony Amerikalı olmasına rağmen, o İngilizce konuşamıyor.Though Tony is American, he can't speak English.
Tony İngilizceyi senin kadar iyi konuşur.Tony speaks English as well as you.
Sana İngilizce konuşmayı kim öğretiyor?Who teaches you English conversation?
Toshio çok iyi İngilizce konuşabilir.Toshio can speak English very well.
Bilgiler her havaalanında İngilizce olarak verilir.Information is given in English at every airport.
Lütfen bunu İngilizceye çevir.Please put this into English.
Taro niçin çok iyi şekilde İngilizce konuşabilmektedir?Why can Taro speak English so well?
Onlar sana niçin yaşamak için İngilizce öğrenmek zorundasın diyorlar?Why do they say you have to learn English to survive?
İngiliz mallarını nasıl alabiliriz?How can we buy British goods?
Ted İngilizce öğretmekte yetersiz.Ted doesn't have the competence to teach English.
Mümkün olduğunca çok sayıda İngilizce kelime ezberlemelisin.You should memorize as many English words as possible.
Bay Davis Japonya'ya İngilizce öğretmek için mi geldi?Did Mr Davis come to Japan to teach English?
Prens Charles, bir sonraki İngiltere kralı olacak.Prince Charles will be the next king of England.
Örneğin, o Almanca, Fransızca ve İngilizce biliyor.For example, he speaks German, French and English.
Ne kadar sıkı çalışırsan çalış, bir sene veya civarında İngilizcede uzmanlaşamazsın.However hard you may study, you can't master English in a year or so.
Takeshi İngilizce öğrenmek için Londra'ya gitmeyi umut ediyor.Takeshi hopes to go to London to study English.
Takeshi İngilizce bir günlük tutar.Takeshi keeps a diary in English.
İngiliz halkı genel olarak evcil hayvanlarına son derece düşkündür.The British people in general are extremely fond of their pets.
O, bir İngilizce kitap değil mi?Isn't that an English book?
Kolay İngilizce olarak yazılıdır.It is written in easy English.
Kitabın İngiltere'de bir bestseller olduğu söylenir.It is said that the book is a bestseller in Britain.
Sekreter güzel olmasının yanı sıra İngilizcede iyidir.The secretary is good at English in addition to being beautiful.
O Japonca kelimenin İngilizcede bir karşılığı yok.That Japanese word has no equivalent in English.
Şehir, 1664 yılında İngilizler tarafından ele geçirildi.The city was taken by the English in 1664.
Adam İngilizceyi Alman aksanı ile konuşur.The man speaks English with a German accent.
Yeni tünel İngiltere ve Fransa'yı bağlayacak.The new tunnel will link Britain and France.
Öğrenci biraz İngilizce konuşuyor.The student speaks English a little.
Bütün öğrenciler İngilizce çalışırlar.All the students study English.
Şarkıyı İngilizce söyleyelim.Let's sing the song in English.
İngilizce ders 8:30 da başladı.The English lesson started at 8:30.
İngilizce şarkı söyleyelim.Let's sing the English song.

İlgili Sayfalar