ing ile cümle

ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İngilizce yazılmış bir kitabınız var mı?Do you have a book written in English?
İngilizce bir mektup yazmak böyle kolay değildi.It was not so simple to write a letter in English.
İngilizce bir aşk mektubu yazmak kolay değildir.To write a love letter in English is not easy.
Biz ya İngilizce ya da Japonca konuşabiliyorduk.We were allowed to speak either in English or in Japanese.
Ya İngilizce ya da Japonca konuşmamıza izin verildi.We were allowed to speak either in English or in Japanese.
İngilizcede yüklem nesneden önce gelir.In English the verb precedes the object.
İngilizce dilinde birçok kelime telaffuz edilmeyen harfleri içerir.In the English language many words contain letters which are not pronounced.
İngilizcede kendimi çok iyi ifade edemem.I can't express myself in English very well.
İngilizcede kendimi çok iyi ifade edemiyorum.I can't express myself in English very well.
İngilizcede bu kuşa ne dersiniz?What do you call this bird in English?
Lütfen onu İngilizce olarak söyle.Say it in English.
Onu İngilizce söyle.Say it in English.
İngilizcede bu böceğe ne diyorsunuz?What do you call this insect in English?
Keşke İngilizce konuşabilsem.If only I could speak English!
Bazıları İngilizcede iyiler,ve diğerleri matematikte iyiler.Some are good at English, and others are good at mathematics.
Dünyada İngilizce'nin en yaygın şekilde konuşulan dil olduğunu inkar etmek yok.There is no denying that English is the most widely spoken language in the world.
İngilizceni geliştirmeye çalış.Try to improve your English.
Kötü İngilizcem bana işime maloldu.My poor English cost me my job.
En çok İngilizceyi seviyorum.I like English best.
O ya İngilizce ya da Fransızca konuşabilir.He can speak either English or French.
İngilizcede akıcı olmak istiyorsan, onun üzerinde durmalısın.If you want to be fluent in English, you've got to keep at it.
İngilizceye hakim olmak istiyorum.I'd like to master English.
Kanal 1'de İngilizce, ve Kanal 7'de Japonca dinleyebilirsin.You can hear English on Channel 1, and Japanese on Channel 7.
Genelde, İngiltere'de iklim yumuşaktır.Generally speaking, the climate in England is mild.
İngilizler genel olarak evcil hayvanlarına son derece düşkündür.The English people in general, are extremely fond of their pets.
Bir yıl ya da benzer sürede İngilizceye hakim olmak imkansızdır.It is impossible to master English in a year or so.
O gün boyunca İngilizce duyar.She hears English all through the day.
Bir gün için bile, İngilizceden uzak kalmayınız.Do not stay away from English, even for a day.
Hiç İngilizce konuşabiliyor musun?Can you speak English at all?
Çok pratik yaparsan İngilizceyi daha iyi konuşabileceksin.You'll be able to speak English better if you practice hard.
Birlikte bazı İngilizce şarkıları söyleyelim.Let's sing some English songs together.
Bir haftada beş İngilizce dersimiz var.We have five English classes a week.
Bunu sade bir İngilizce ile söyleyebilir misiniz?Could you say that in plain English?
Kitap sade bir İngilizce ile yazıldığında senin tarafından bile okunabilir.Written in plain English, the book can be read even by you.
Her büyük yazar İngilizce ile ilgileniyor gibi görünüyor.Every great writer seems to have been interested in English.
İngiltere'ye gitme arzum var.I have a desire to go to England.
Biz hepimiz profesörün İngilizce konuşabileceğine kesin gözüyle baktık.We all took it for granted that the professor could speak English.
Londrada iken, İngilizce eğitimi aldı.While in London, she studied English.
Londra'daki kalışı sırasında İngilizcesini tazeledi.He brushed up his English during his stay in London.
Londra İngiltere'nin başkentidir.London is the capital of England.
Londra'nın nüfusu, diğer tüm İngiliz şehirlerinden çok daha büyüktür.The population of London is much greater than that of any other British city.
Laura Ingalls kırda büyüdü.Laura Ingalls grew up on the prairie.
Romalılar eski İngilizleri medenileştirmeye çalıştı.The Romans tried to civilize the ancient Britons.
Lisa, sadece İngilizce değil, aynı zamanda Fransızca da konuşur.Lisa speaks not only English but also French.
Radyodaki İngilizce programlarını dinlersen bedava İngilizce öğrenebilirsin.If you listen to English programs on the radio, you can learn English for nothing.
Yoko bazı şiirleri Japoncadan İngilizceye çevirdi.Yoko translated some poems from Japanese into English.
İyi İngilizce yazma, çok fazla pratik gerektirir.To write good English requires a lot of practice.
Eğer gayret edersen İngilizceni geliştirebilirsin.You can improve your English if you try.
Eğer uzun süre İngilizce konuşmadıysan, körelirsin.You get rusty if you haven't spoken English for a long time.
Eğer o yoksa bir İngilizce testimiz olmayacak.If he is absent, we will not have an English test.
Eğer üniversiteye gitmek istiyorsan, daha çok İngilizce çalış.If you want to go to college, study English harder.
Eğer yurt dışında yaşasam, İngiltere'de yaşarım.If I were to live abroad, I would live in Britain.
Birkaç ay içerisinde İngilizceyi akıcı olarak konuşabileceksin.You will be able to speak fluent English in another few months.
İngiltere'yi bir kez daha ziyaret etmek için can atıyorum.I am anxious to visit Britain once again.
Kısa sürede İngilizce konuşmayı öğrendi.Soon, he learned how to speak English.
Henüz İngilizce konuşmada iyi değilim.I'm not good at speaking English yet.
Masaru İngiliz Kulübüne katılmak istiyor.Masaru wants to join the English Club.
Michael sadece İngilizce değil Japonca da konuşur.Michael speaks Japanese, not to mention English.
Michael İngilizcenin yanı sıra Japonca da konuşur.Michael speaks Japanese, not to mention English.
Michael hem İngilizce hem de Japonca konuşur.Michael speaks Japanese, not to mention English.

İlgili Sayfalar