ing ile cümle
ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İngilizce zorunlu bir konu.English is a compulsory subject.
O İngiltere'ye taşındı.She moved to England.
O bir İngiliz vatandaşıydı.She was a British national.
Bizim için İngilizce İspanyolcadan daha zor.For us, English is more difficult than Spanish.
Ken İngilizcede daha iyi olmak istiyor.Ken wants to get better at his English.
Okulda her gün İngilizce görüyoruz.We study English every day at school.
İspanyol erkekleri İngiliz erkeklere tercih ederim.I prefer Spanish men to English.
Yarına tamamlanması gereken İngilizce ödevimiz var mı?Did we have any English homework that needs to be done by tomorrow?
Yarına İngilizce ödevimiz var mı?Did we have any English homework due tomorrow?
Keşke İngilizceyi senin kadar akıcı konuşabilsem!I wish I could speak English as fluently as you!
Tagalog, İngilizceden daha duygusal bir dildir.Tagalog is a more sensual language than English.
O bize İngilizce öğretiyor.She is teaching us English.
O gerçekten İngilizceyi sever.He really likes English.
O gerçekten İngilizceyi beğenir.She really likes English.
İngilizcemin kadınsı olmadığını biliyorum.I know my English isn't feminine.
Biz İngilizce öğreniyorduk.We were learning English.
Birlikte İngilizce öğrendik.We learned English together.
İngilizce cümle değiştirildi. Bu çevirinin hala eşleştiğinden emin olun.The English sentence has been changed. Make sure that this translation still matches.
Bu uygun bir İngilizce cümle değil.This is not a proper English sentence.
Tom İngilizceye geçti.Tom switched to English.
Fransızcayı İngilizceyi konuştuğumdan daha sık konuşurum.I speak French more often than I speak English.
İngiltere'de istihdam oranı rekor düzeyde.The UK employment rate is at a record high.
Bir haftada 5 İngilizce dersim var.We have 5 English classes in a week.
Onlar İngilizce konuşmaz.They do not speak English.
İngilizcede nasıl bu kadar iyisin?How are you so good at English?
İngilizce dersini seviyorum.I like English class.
Tom ne Fransızca ne de İngilizce konuşabilir?Tom can speak neither French nor English.
Hangisi daha büyük, Japonya mı yoksa İngiltere mi?Which is bigger, Japan or Britain?
Onun İngilizcesi çok daha iyi oldu.His English has gotten a lot better.
O genellikle İngilizcesini benim üzerimde pratik yapmak istiyorHe usually wants to practise his English on me.
Öğrencilerin hepsi İngilizce öğreniyorlar.The students are all learning English.
O, standard İngilizce telaffuzu değildir.That's not standard English pronunciation.
Tom patronu için bir mektubu Fransızcadan İngilizceye çevirdi.Tom translated a letter from French to English for his boss.
Dünyanın her yerinden insanlar İngilizcenin öğrenmek için zor olduğunu söylüyorlar.People from all over the world say that English is difficult to learn.
Onun İngilizcesi, Fransızcasından daha iyidir.Her English is better than her French.
Benim İngilizcem mükemmel!My English is perfect!
Doğuştan Japonca bilen biri, İngilizcenin öğrenmek için zor olduğunu düşünür mü?Do native Japanese speakers think that English is hard to learn?
Ana dili İngilizce olan konuşurlar başka dilleri öğrenmeye alışkın mıdır?Are native English speakers used to learning other languages?
İngilizce gerekli bir ders.English is a required class.
Benden daha iyi İngilizce konuştuğuna düşünüyor musun?Do you think you speak English better than me?
Benden daha iyi İngilizce konuştuğunu düşünüyor musun?Do you think you speak English better than I do?
İngilizce öğrenmeye harcayacak hiç vaktim yok.I don't have time to spend studying English.
İngilizce çalışmak için neredeyse hiç vaktim yok.I have almost no time to study English.
Siyah alaca sığır sürüsü İngiliz kırsalında bir tarlada otlar.A herd of friesian cattle graze in a field in British countryside.
Babamla Fransızca, annemle de İngilizce konuşuyorum.I speak French to my father and English to my mother.
Babamın ana dili Fransızcadır ve annemin ana dili İngilizcedir.My father is a native French speaker and my mother is a native English speaker.
Sanırım İngilizce öğrenmek için en iyi yol Amerika'da yaşamaktır.I think the best way to learn English is to live in America.
Eğer İngilizceyi benim kadar akıcı konuşmak istiyorsan, benim kadar çok şey öğrenmelisin.If you want to speak English as fluently as me, you must learn as much as I did.
Keşke senin kadar akıcı İngilizce konuşabilsem.I wish I could speak English as fluently as you.
İngilizce biliyor musun?Do you know English?
İngilizce biliyor musunuz?Do you know English?
O İngilizce okuyor.He's studying English.
İngiltere'ye gidersen arkadaşın olmayacağım.I won't be your friend if you go to England.
İngilizce kelime kolay değil.The English word is not easy.
İngilizce kolay bir dil değil.English is not an easy language.
İngiltere'de altı gebelikten birisi plansızdır.One in six pregnancies in Britain are unplanned.
İngilizce mi öğreniyorsun?Are you learning English?
İngilizceyi biraz konuşup anlıyorum.I speak and understand a little English.
İngilizcede kötüydüm.I was bad at English.
Doğma büyüme İngilizim.I'm British born and bred.