ing ile cümle
ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu cümle İngilizce değil.This sentence is not in English.
Shakespeare'in eserleri sıklıkla ingiliz dilinin en büyükleri arasında düşünülür.Shakespeare's works are frequently considered among the greatest in the English language.
Biz sık sık Japonya ile İngiltereyi karşılaştırırız.We often compare Japan to England.
Annesi İngilizce öğrenmek için Birleşik Devletler'e gitti.Her mother went to the United States to learn English.
O biraz İngilizce konuşuyor.He speaks a little English.
O zar zor İngilizce konuşur.She hardly speaks English.
Sanırım bir İngilizce öğretmeni olmak istiyorumI think I'd like to be a teacher.
İngilizcede yeterliyse, onu işe alırım.If he's proficient in English, I'll hire him.
İngilizce bilmiyorum.I don't know English.
O, İngilizce konuşmakta sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha iyidir.She is better at speaking English than any of her classmates.
İngiltere ve İskoçya komşudurlar.England and Scotland are neighbours.
O bizim İngilizce öğretmenimiz.He is our English teacher.
O İngiliz adam bizim öğretmenimizdir.He is the Englishman that is our teacher.
İngilizce öğreniyorum.I'm learning English.
Fransızca yanında, belli ki İngilizce konuşabilir.Besides French, he can obviously speak English.
Hangisini tercih edersin: müzik mi yoksa İngilizce mi?Which do you prefer: music or English?
Coventry, İngiltere'de bir şehirdir.Coventry is a city in the UK.
Belki İngilizce olarak kendimi anlatamayacağımı sanıyorum.I think that maybe I won't be able to make myself understood in English.
İki dilli okul İngilizce ve Portekizce öğretir.The bilingual school teaches English and Portuguese.
İngiltere krallarından biri, halktan biriyle evlenmek için tahttan çekildi.One of England's kings abdicated the throne in order to marry a commoner.
İngilizce benim ilk dilim değildir.English isn't my first language.
Şu anda Fransızca dil bilgisi hakkında İngilizce yazılmış bir kitabı okuyorum.Right now I'm reading a book that has been written in English about French grammar.
İngilizceyi akıcı olarak konuşuyor musun?Do you speak English fluently?
Neden İngilizce anlamıyorum?Why don't I understand English?
Bradford tartışmasız İngiltere'deki en çirkin şehirdir.Bradford is arguably the ugliest town in Britain.
İngilizcesini geliştirmeye çalışıyor.He tries to improve his English.
Marslılar İngilizce konuşurlar mı?Do Martians speak English?
İngiltere'deki insanların yüzde yetmişi, ikinci bir dil konuşamazlar.Seventy percent of people in the UK cannot speak a second language.
İngiltere'de çimlerin kışın bile yeşil olduğunu duydum.I hear the grass in England is green even in the winter.
Guillaume le Conquérant 1066 yılında İngiltere'yi fethetti.Guillaume le Conquérant conquered l'Angleterre in 1066.
Fatih William, 1066 yılında İngiltere'yi işgal etmiştir.William the Conqueror occupied England in 1066.
Bu okul İngilizce, Fransızca ve İspanyolca kursları sunmaktadır.This school offers English, French and Spanish courses.
O İngilizce, Çince, Esperanto ve Mors Kodu bilir.She knows English, Chinese, Esperanto and Morse Code.
Kısa sürede İngilizce konuşmayı öğrenin!Learn to speak English in little time!
İngiliz aksanını çok özledim.I missed the British accent so much.
Günlük İngilizce rutinim çok azaltıldı.My daily routine of English has been greatly reduced.
İngilizcede nasıl "yuri" dersiniz?How do you say "yuri" in English?
O, pasajı İngilizceye çevirdi.He translated the verse into English.
İngilizce eğitimi almaya başladığımdan beri altı yıl oldu.It has been six years since I started to study English.
İngilizce dersinde kullandığımız yeni ders kitabını sevmiyorum.I don't like the new textbook we're using in the English class.
Bir İngiliz keki istiyorum.I want an English muffin.
İngilizce Dünya dilidir.English is the language of the world.
Amcam üniversitede İngilizce eğitimi alıyor.My uncle studies English at the university.
O, İngilizce bilmez.He doesn't know English.
O, İngiliz Edebiyatı okumak amacıyla Amerika Birleşik Devletlerine gitti.She went to the United States for the purpose of studying English literature.
İngilizcesini tazelemek için geçen sene ABD'ye gitti.He went to the United States last year to brush up his English.
O, İngilizce eğitimi almak amacıyla yurtdışına gitti.He went abroad for the purpose of studying English.
İngilizce öğrenmek için yurt dışına gitti.He went abroad to study English.
Bir İngiliz keşif heyeti 1953'te Everest'i fethetti.A British expedition conquered Everest in 1953.
O bizim İngilizce öğretmenimizdir.He's our English teacher.
İngilizce Vikipedi bugün karartılmıştır.English Wikipedia is blacked out today.
İngilizce Vikipedi bugün kullanıma uygun olmayacak.English Wikipedia will be unavailable today.
Japonya'da büyümüş olmasına rağmen İngilizce'yi akıcı bir şekilde konuşuyor.Although she grew up in Japan, she still speaks fluent English.
Tom, İngiliz mizahını anlamıyor.Tom doesn't understand British humour.
Neredeyse hiç İngilizce kitabım yok.I have hardly any English books.
Çok az sayıda İngilizce kitabım var.I have very few books in English.
İngilizcede iyileştirici bir kurs almak zorunda.She has to take a remedial course in English.
Neden İngilizce okumaya karar verdin?Why did you decide to study English?
İngilizce evrensel bir dil gibidir.English is like a universal language.
İngilizce dünya çapında ortak bir dil gibidir.English is like a world-wide common language.