ing ile cümle

ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir İngilizce öğretmeni olarak kalifiyedir.He is qualified as an English teacher.
O, İngilizce kulübüne katıldı.He joined the English club.
O, İngiltere tarihi ile iyi tanınmıştır.He is well acquainted with the history of England.
O İngiliz tarihi okudu.He studied English history.
O bir İngiliz vatandaşı fakat Hindistan'da yaşıyor.He is a British citizen, but lives in India.
İngiltere'de doğdu, İngiltere İngilizcesi konuşuyor.Born in England, he speaks British English.
O, nasıl İngilizce mektup yazacağını bilmiyor.He doesn't know how to write a letter in English.
O, İngilizce bir mektubu nasıl yazacağını bilmiyor.He doesn't know how to write a letter in English.
O, İngiliz edebiyatı okumak amacıyla İngiltere'ye gitti.He went to England for the purpose of studying English literature.
Onun ana dalı İngiliz edebiyatıdır.He majors in English literature.
O, kazara istasyonda İngilizce öğretmeniyle karşılaştı.He met his English teacher at the station by accident.
Onun düzinelerce İngilizce kitapları var.He has dozens of English books.
Okulda İngilizce öğretmek istedi.He wanted to teach English at school.
Okulda İngilizce öğretmek istiyordu.He wanted to teach English at school.
O kolayca İngilizce okuyabilir.He can read English easily.
O kolayca İngilizce yazıyor.He writes English with ease.
O, masanın üstündeki İngilizce-Japonca sözlüğe uzandı.He reached for an English-Japanese dictionary on the desk.
O, modern İngiliz edebiyatını avucunun içi gibi biliyor.He is at home in modern English literature.
O, modern İngiliz edebiyatını avucunun içi gibi bilir.He is at home in modern English literature.
Konuşulan İngilizceye büyük önem verdi.He put great emphasis on spoken English.
Lisede İngilizce dil bilgisi öğretir.He teaches English grammar at a high school.
O şimdi İngilizce çalışmıyor.He is not studying English now.
O, bu yıl İngilizce öğrettiğim bir öğrencidir.He's a student who I'm teaching English to this year.
O, dün İngilizce çalıştı mı?Did he study English yesterday?
O bize İngilizce öğretir.He teaches us English.
O benden daha iyi İngilizce konuşuyor.He speaks English better than I do.
Benden daha iyi İngilizce konuşur.He speaks English better than I do.
O beni bir İngiliz zannetti.He took me for an Englishman.
O, İngilizcenin üstesinden iyi gelir.He can handle English well.
O, üniversiteden mezun olduktan sonra, iki yıl boyunca İngilizce öğretti.After he had graduated from the university, he taught English for two years.
Üniversiteden mezun olduktan sonra iki yıl İngilizce öğretti.After he had graduated from the university, he taught English for two years.
İngiltere'ye büyük elçi olarak atandı.He was appointed ambassador to Britain.
O, sekreterine mektubu İngilizceye çevirtti.He had his secretary translate the letter into English.
O, her gün İngilizce çalışır mı?Does he study English every day?
Yalın bir İngilizce ile konuşma yaptı.He made a speech in plain English.
Arkadaşlarına İngilizce öğretir.He teaches English to his friends.
O gelecek hafta İngilizce eğitimi alacak.He is going to study English next week.
Onlar İngiltere'de ne kadar süre yaşadılar?How long did they live in England?
İngiltere'de küçük bir köyde yaşıyorlar.They live in a little village in England.
İngilizce veya Fransızca ya da her ikisini de konuşuyorlar.They speak English or French or both.
Onlar İngilizceyi seviyorlar.They like English.
Onlar meramını İngilizce anlatabildi.They could make themselves understood in English.
Onlar İngilizce konuşuyorlar mı?Are they speaking English?
Onlar İngilizce öğrenirler mi?Do they learn English?
Onlar geçen yıl İngilizce çalışmaya başladı.They started studying English last year.
Onlar dün İngilizce çalıştılar.They studied English yesterday.
Onların haftada üç kez İngilizce dersleri var.They have English lessons three times a week.
Onlar İngilizce öğrenmeye istekliler.They are willing to learn English.
Onun bir Amerikan vatandaşı kadar akıcı bir biçimde İngilizce konuştuğunu duydum.I heard her speaking English as fluently as a citizen of the USA.
Onun iyi İngilizce konuşabildiğini herkes biliyordu.Everybody knew she could speak English well.
Onun İngilizce konuştuğunu duydun mu?Have you heard her speaking English?
Onun İngilizce konuştuğunu duysaydın onu bir Amerikalı sanırdın.If you heard her speak English, you would take her for an American.
Onun İngilizce konuşup konuşamadığını biliyor musun?Do you know whether she can speak English?
Onun farklı bir İngilizce aksanı var.She has a distinct English accent.
Onun İngilizcesi mükemmeldir.Her English is excellent.
Onun İngilizce kompozisyonunun beş hatası var.Her English composition has few mistakes.
Bir İngilizce öğretmeni olarak onun yerini alamam.I can't take the place of her as an English teacher.
O, iyi bir İngiliz spikerdir.She is a good English speaker.
İngilizce öğretebilir.She is capable of teaching English.
O, on yaşından beri İngilizce öğreniyor.She has been studying English since the age of ten.

İlgili Sayfalar