Herkes bu mutlu sonucu kutlarken perde iner.この勝利を祝して凱旋式が実施された。
Attan inerler.の登場馬
Athene gökten iner, iki tarafı uzlaştırır ve İthake’ye tekrar barış gelmiştir.二神(ふたはしらのかみ)を遣(つか)わして天忍穂耳尊(あまのおしほみみ)に従わせて降(あまくだ)らす、とある。
Projenin amacı yerkabuğunu mümkün olduğunca derine inerek incelemektir.手術の狙いは、それらの毛をできるだけ効果的に使うことである。
İnsan ölünce yeraltı dünyasına iner.悪人が死後送られる世界。
Dünya için gerekli rahmet deposudur, rahmet oradan yağmur gibi iner.天をだまして雨を降らせ、後で竜神から懲罰を受ける話。
Yere idrarlarını ve dışkılarını yapmaya haftada bir kez gibi inerler.週に1回程度、樹上から降り、地上で排便、排尿を行う。
Canı yarıya inerse yere iner, kalkan yapar ve oyunculara düz olarak saldırır.現れてから左右に移動し、プレイヤーを攻撃する。
Uçak daha sonra emniyetli bir şekilde Heathrow Havaalanı'na iner.この列車はおもにヒースロー空港から来る列車と接続する。
Herkes sessizce aglamaya koyulurken perde iner.三人はつめきりをにらんだまま黙り込んだ。
Gelin, indirmelik verildikten sonra binekten iner (at, araba, otomobil).その後、下庫理番頭(城中取締の取締長)に任ぜられる。
Su ateşi söndürür ve gökten yağmur olarak iner.降雨可以清除天空中的污染物。
Bazen yeryüzüne iner.牠們有時會走到地上。
TARDIS, Londra'ya Rose'un evinin yakınlarına iner.其他人都赶赴伦敦参加羅斯的婚礼。
Herkes bu mutlu sonucu kutlarken perde iner.在舞會熱鬧的終曲下,大家熱烈慶祝。
Sonra ise sahneye iner.其後繼續參與舞台劇等演出。
Arkadan kendisi de inerken dengesini kaybeder, düşerek ölür.服從他的可得生命,背逆他的必死亡。
Dünya için gerekli rahmet deposudur, rahmet oradan yağmur gibi iner.華麗般的演出將能使金錢有如同下雨一般從天而降。
Burada nehir vadisinin tabanı 600 m’ye iner.拒馬河的河床寬幾百米。
Uçak daha sonra emniyetli bir şekilde Heathrow Havaalanı'na iner.而后飞机安全降落仁川机场。
Onları yalnız bırakmak için alt kata iner.幹及單于皆降。
O sabah Çingeneler akarsulara inerler ve çılgınca eğlenirler.日本兵在一旁欢笑狂喊,快活得不得了。
Örneğin, bir efsanede, atmaca, Göğün Göbeği’nden Yer’in Göbeği’ne dikine iner.結果,卻是讓他的職業生涯從天堂直接墜入地獄。
Attan inerler.鎮一馬停。
Gelin, indirmelik verildikten sonra binekten iner (at, araba, otomobil).遠佯卻,潛分兵出其後,解所系馬,再戰。
Onda, melekler ve ruh Rablerinin izniyle her bir iş için iner de iner.천사들과 하나님의 모든 자녀들의 생명의 덕이신 주님께서 자신을 생쥐들과 거미들의 밥이 되도록 허락하셨단 말인가?
Bizim askerimiz Marine ise onların arkasından gemiden iner.이 밖에, 해군대신, 내무대신 등을 지냈다.
Gelin, indirmelik verildikten sonra binekten iner (at, araba, otomobil).사승, 《후한서》(後漢書) 천수군의 속현.
İnsan ölünce yeraltı dünyasına iner.죽은 자의 세계이자 지하세계.
Bazen yeryüzüne iner.간혹 땅 위로 올라오기도 했던 것 같다.
Otobüsten iner ve etrafa bakınır.הייתי לוקח אותה מאחורה באוטובוס ו...
Doğu etekleri dik biçimde iner.הפתח המזרחי שרד ברובו.
Yutma sırasında yukarı çıkar, daha sonra aşağı iner.המנגינה עולה מעלה ולאחר מכן יורדת מטה.
Attan inerler.סוסו הוא אצטק.
Aşağı inerken Evan kayar ve yere düşer.הסדרה מסתיימת כשדניאל נופל על הרצפה.
Karakütük köyü gençleri çoğu zaman ilçe merkezine inerler.אז החלו בעיקר משפחות צעירות לעקור מהרובע.
Otelin çatısından aşağı iner.על גג המלון נבנתה כיפה.
İki adam iner.והנחתה שניים מהם.
Onda, melekler ve ruh Rablerinin izniyle her bir iş için iner de iner.Слизат ангелите и Духът през нея – с позволението на своя Господ – за всяка повеля.
Yakındaki bir düzlüğe iner.Полагат се под определен ъгъл.
Sonra ise sahneye iner.След това се оттегля от сцената.
Herkes aşağı iner.Всички те са низходящи.
TARDIS, Cardiff'e iner yakıt ikmali için iner.Самолетът спира, за да зареди с гориво в Мюнхен.
Yarışçıların bazen bisikletten inerek yürümeleri ve bisikletlerini omuzlarında taşımaları gerekir.Войниците се придвижвали пеш или понякога чрез велосипеди.
Haziran sonunda ya da daha geç bir zamanda iç bölge İnyupikleri kıyıya inerler.Вероятно през тази или началото на следващата година той получава подкрепления от арабски отряди.
3441: Sauron Barad-dûr'dan inerek Elendil ve Gil-Galad ile savaştı.Godine 3441. sam Sauron spustio se na bojno polje i borio se s Gil-galadom i Elendilom.
Çünkü deflasyonda kârlar azalır, fiyatlar iner.Deflacija je pojava kada cijene padaju.
Aşağı inerlerken asansör bozulur ve düşmeye başlarlar.No čim su osposobili dizalo, Vatm pokuša pobjeći.
Yarışçıların bazen bisikletten inerek yürümeleri ve bisikletlerini omuzlarında taşımaları gerekir.Na niektorých úsekoch musia pretekári z bicykla zosadnúť a niesť ho na chrbte.
751 yılında Lombardlar güneye inerek Ravenna'yı ele geçirdiler.V roku 751 sa Ravenny zmocnili Longobardi.
Şatonun aşağısına iner.Prešiel do Hradca Králového.
Birlikte yer altına inerler.Skupaj se pogreznejo v zemljo.
Genç bir kız, Sunnydale'e gelen bir otobüsten iner.Gostje, ki so prišli so prestopili na tramvaj pri Disneyland Hotelu.
İnançsal tarihi MÖ 4. binyıla kadar iner.Za vedno je prepovedana poroka do četrtega kolena.
ABD'nin Nevada çölüne Mars gezegeninden gelen bir uzay gemisi iner.Film se začne s pristankom marsovskega vesoljskega plovila v puščavi v Nevadi.
Attan inerler.Prijaukintas arklys.
Dağlar denize dik olarak iner.Kalnai tiesiog sminga į jūrą.
Bazen yeryüzüne iner.Kartais nusileidžia pamedžioti ant žemės.
Yarışçıların bazen bisikletten inerek yürümeleri ve bisikletlerini omuzlarında taşımaları gerekir.Pėsčiųjų ir dviračių taku leidžiama eiti pėstiesiems ir važiuoti dviračiais.
Sonunda Padme'nin gemisi gezegene iner.Parnaiba laivuojama žemupyje.