Ana içeriğe geç
Sözlük

inen ile cümle

inen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Apollo 15'in 31 Temmuz 1971'deki ay seyahatinde Ay'a inen 8. kişi oldu.Mjesečev modul Apolla 15 je na Mjesec sletio 30. srpnja 1971.
Özellikle Piazza di Spagna'ya inen İspanyol Merdivenleri üzerinde yer almasıyla bilinmektedir.Nachádza sa na Piazza di Spagna pod Španielskymi schodmi.
Tapınmalar, tanrı yere inene kadar sürerdi.In Bog mi je dovolil, da se povzpnem na goro.
Sunucular sahneye muhteşem bir şekilde tiyatronun çatısından inen bir köprüden girdiler.Ljudje so tako ploskali, da je odneslo strop gledališča.
Dağdan geniş vadilere inen bu dere buralarda bir nehre dönüşürmüş.Nuo aplinkinių kalnų į upę suteka daug intakų.
İniş takımları uçak kaltıktan inene kadar geçen süre içinde kapalı tutulur.Jaoskond suleti ajutiselt, kuni sedelid saabusid.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.A Paweł zstąpiwszy na dół, przypadł nań, a ujrzawszy go, rzekł: Nie trwożcie się; boć w nim jest dusza jego.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Entonces Pablo descendió y se echó sobre él, y al abrazarlo dijo: "¡No os alarméis, porque su vida está en él!
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.I sstoupiv dolů Pavel, zpolehl na něj, a objav jej, řekl: Nermuťtež se, však duše jeho v něm jest.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.바울이 내려가서 그 위에 엎드려 그 몸을 안고 말하되 떠들지 말라 생명이 저에게 있다 하고
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Men Paulus gikk ned og kastet sig over ham og favnet ham og sa: Vær ikke urolige! hans sjel er i ham.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Men Paulus gik ned og kastede sig over ham og omfavnede ham og sagde: "Larmer ikke; thi hans Sjæl er i ham."
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Pál pedig alámenvén, reá borula, és magához ölelve monda: Ne háborogjatok; mert a lelke benne van.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Paolo allora scese giù, si gettò su di lui, lo abbracciò e disse: «Non vi turbate; è ancora in vita!»
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Pavel pa gre doli in se skloni nanj ter ga objame in reče: Pomirite se; kajti duša njegova je v njem.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Tu sišiel Pavel a padol na neho a objímuc ho povedal: Neznepokojujte sa, lebo jeho duša je v ňom.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Καταβας δε ο Παυλος, επεσεν επ' αυτον και εναγκαλισθεις ειπε Μη θορυβεισθε διοτι η ψυχη αυτου ειναι εν αυτω.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.А момчето доведоха живо, и не малко се утешиха.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Зійшовши ж Павел у низ, припав до него, й обнявши рече: Не трівожтесь, душа бо його в йому.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Павел, сойдя, пал на него и, обняв его, сказал: не тревожьтесь, ибо душа его в нем.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.וירד פולוס ויגהר עליו ויחבקהו ויאמר אל תבהלו כי נשמתו בו׃
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.‎فنزل بولس ووقع عليه واعتنقه قائلا لا تضطربوا لان نفسه فيه‎.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.保 羅 下 去 、 伏 在 他 身 上 、 抱 著 他 、 說 、 你 們 不 要 發 慌 、 他 的 靈 魂 還 在 身 上
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.保羅 下去 、 伏在 他 身上 、 抱著 他 、 說 、 你 們 不 要 發慌 、 他 的 靈魂 還 在 身上
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Ấy khác nào dầu quí giá đổ ra trên đầu, Chảy xuống râu, tức râu của A-rôn, Chảy đến trôn áo người;
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Ấy khác_nào dầu quí_giá đổ ra trên đầu , Chảy xuống râu , tức râu của A-rôn , Chảy đến trôn áo người ;
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Itu seperti minyak wangi berharga yang dituangkan ke atas kepala Harun, lalu turun ke leher bajunya
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Jako mast výborná na hlavě, sstupující na bradu, bradu Aronovu, tekoucí až i na podolek roucha jeho.
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Je to jako výborný olej na hlave, ktorý steká na bradu Áronovu, ktorý steká na okraj jeho rúcha.
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.머리에 있는 보배로운 기름이 수염 곧 아론의 수염에 흘러서 그 옷깃까지 내림 같고
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Mint a drága olaj a fejen, a mely aláfoly a szakállon, az Áron szakállán; a mely lefoly köntöse prémjére;
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.כשמן הטוב על הראש ירד על הזקן זקן אהרן שירד על פי מדותיו׃
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.‎مثل الدهن الطيب على الراس النازل على اللحية لحية هرون النازل الى طرف ثيابه‎.
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.這 好 比 那 貴 重 的 油 、 澆 在 亞 倫 的 頭 上 、 流 到 鬍 鬚 . 又 流 到 他 的 衣 襟
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.這 好比 那 貴 重 的 油 、 澆在 亞倫 的 頭上 、 流到 鬍鬚 . 又 流到 他 的 衣襟
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.시간이 빨리 소송을 다음과 바 - 룸으로 내림차순으로하면 좋다고 웃어 accosted 아주 유쾌하게 집주인.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.Aku cepat-cepat mengikutinya, dan turun ke ruang bar-didekati the menyeringai pemilik sangat menyenangkan.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.Am urmat rapid costum, si coborare in bara cu o cameră acostat the rânjit Recepţionerul foarte plăcut.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.Eu rapidamente seguiram o exemplo, e descer para o bar abordado a sorrir landlord muito agradavelmente.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.Gyorsan követte, és leszáll a bár-terem megszólította a vigyorgó földesúr nagyon kellemesen.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.Ich folgten rasch, und dem Abstieg in die Bar-Raum angesprochen das grinsende Vermieter sehr angenehm.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.Ik snel volgde, en af ​​te dalen in de bar-ruimte aangesproken de grijnzende huisbaas zeer aangenaam.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.I szybko poszły, i zstępujących na bar-pokojowe zaczepił uśmiechem Właściciel bardzo przyjemnie.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.Jag följde snabbt efter, och ner i baren rum antastade den flinande Hyresvärden mycket positivt.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.Jeg har hurtigt fulgt trop, og ned i bar-rummet antastet de grinende udlejer meget behageligt.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.Jsem rychle následovali, a klesá zpět do baru oslovil šklebícího pronajímatel velmi příjemně.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.Sem hitro sledile, in spuščanje v bar-sobno accosted the režal Ponudnik zelo prijetno.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.Som rýchlo nasledovali, a klesá späť do baru oslovil šklebiaceho prenajímateľ veľmi príjemne.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.Tôi nhanh chóng làm theo phù hợp với, và giảm dần vào phòng thanh accosted các cười chủ nhà rất vui vẻ.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.Бързо последвано костюм, и се спуска в бар-стая, заговори на ухилен наемодател много приятно.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.Я быстро последовали его примеру, и спускается в бар-комнату подошел ухмыляясь Хозяин очень приятно.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.Я швидко наслідували його приклад, і спускається в бар-кімнату підійшов посміхаючись Господар дуже приємно.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.אני במהירות בעקבותיו, יורד אל חדר הבר ניגש מחייך בעל הבית מאוד נעים.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.أنا سرعان ما تبع ذلك رفع الدعوى ، والنزول الى غرفة بار فاتح ومبتسما المالك سارة جدا.
Ben hızlı bir şekilde izledi ve bar odasına inen sırıtarak konuşur çok hoş bir ev sahibi.非常に愉快に家主。 彼は私と一緒に少しではないskylarkingされていたのに私は、彼に向かっては悪意を大事にしない
Bileklere kadar inen bir okul forması, çünkü altı yıl boyunca giymeliydik.그런 스타킹을 6년 동안 계속 신으려고 교복을 발목까지 내려 입었습니다.
Bileklere kadar inen bir okul forması, çünkü altı yıl boyunca giymeliydik.6年間持たせなければならなかったからです 時には 「細目」という
Bileklere kadar inen bir okul forması, çünkü altı yıl boyunca giymeliydik.Az iskolai egyenruha a bokáig ért, mert hat évig kellett hordani.
Bileklere kadar inen bir okul forması, çünkü altı yıl boyunca giymeliydik.Een schooluniform tot op de enkels, want het moest zes jaar lang meegaan.
Bileklere kadar inen bir okul forması, çünkü altı yıl boyunca giymeliydik.Eine Schuluniform bis zu den Knöcheln, denn sie musste sechs Jahre reichen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod