Ekinokokkoz hastalığı domuz, inek ve at gibi diğer hayvanları da etkileyebilir.Sjukdomen kan även drabba andra djur som gris, ko och häst.
Heffer: Kendisi bir inektir.Det är förstås en ko.
Kendisine kırmızı inek kurban edilir.Skänktes sedan till Röda Korset.
Sonra yedi çirkin ve cılız inek çıktı.Kyrkan har sju stilrena och förgyllda lökkupoler.
Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı.Lösfynd och sju boplatser från stenåldern är funna.
Deniz ineklerinin yaşam şekilleri ve davranışları hakkında yeterince bilgi yoktur.Det är inte så mycket känt om sjökornas levnadssätt och sociala beteende.
Önlemek için kuru dönemde ineklerin yağlandırılmaması gerekir.Man bör inte hälla vatten på dem utan förvarning.
1888'de üretim yeri, bir inek ahırından Rüsselsheim'daki daha geniş bir binaya taşındı.1898 flyttades produktionen till en större byggnad på Fabriksgatan.
Auðumbla adlı kutsal inek tarafından emzirilmiştir.Korgen pryds av heliga gestalter.
Bir inek gibi görünür.На вигляд він подібний до коров'ячого.
Bu da inekliği ve şıpsevdiliğini kanıtlamaktadır.Весь його вигляд говорить про жадібність і підступність.
Irmağın kıyısında öbür ineklerin yanında durdular.Поруч з ними розташовувалися корови.
Süt inekçiliği ıslah çalışmaları da devam etmektedir.Все ще зберігається її молочний потенціал.
İnsanlar onun bir inek olduğunu söyler.Сказавши це, вона розчиняє коровай.
Pişmemiş inek sütünden yapılır, kırmızıya yakın turuncu renktedir.Коров'яче молоко від підмаренника м'якого стає червонуватим.
Tom inekleri besliyor.Том годує корів.
O ve ailesi, inek ve koyun yetiştirdiler.Se svoji rodinou se věnoval chovu krav a ovcí.
Yarı sert, inek sütünden yapılan bir peynirdir.Raclette je polotvrdý slaný sýr vyráběný z kravského mléka.
Keçi sütü, koyun sütü, inek sütü veya bunların karışımından oluşan sütle yapılır.Vyrábí se z kozího, ovčího, kravského mléka nebo také kombinací těchto mlék.
Ekinokokkoz hastalığı domuz, inek ve at gibi diğer hayvanları da etkileyebilir.Může postihnout také jiná zvířata, např. prasata, krávy a koně.
Bundan sonra kendisini inek olarak hissedecektir.Uváděna je tehdy jako kuchařka.
Bir inek gibi görünür.Vypadá jako kuře.
La vache Fransızca inek anlamına gelmektedir.La Horse znamená ve francouzském argotu heroin.
Ekinokokkoz hastalığı domuz, inek ve at gibi diğer hayvanları da etkileyebilir.Gripa poate afecta și animalele, precum porcii, caii și păsările.
Sonra yedi çirkin ve cılız inek çıktı.Apoi, dintr-un pai au crescut șapte spice pline, apoi șapte spice goale.
Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı.Cele șapte vaci frumoase înseamnă șapte ani.
Ekinokokkoz hastalığı domuz, inek ve at gibi diğer hayvanları da etkileyebilir.A betegség egyéb állatokat, így sertést, marhát és lovakat is érinthet.
Bir inek gibi görünür.Leginkább a szarvasmarhára hasonlít.
Hemen hemen her evde bir inek de mevcuttur.Állattenyésztésben a szarvasmarha szinte minden háznál megtalálható volt.
Sonra yedi çirkin ve cılız inek çıktı.Ezután hét szép kalász nő, amelyeket hét száraz kalász elnyel.
İnsanlar onun bir inek olduğunu söyler.Az orvosnak azt kell mondani, hogy a tehén rúgta fel.
Audhumla; sütüyle Ymir'i besleyen inek.A zúzmarából keletkezett egy tehén (Audhumbla), amelyik a tejével táplálta Ymirt.
Dizide, 7 yaşındaki bir inek ve 11 yaşındaki tavuğun olağandışı maceraları anlatılmaktadır.Jelentettek már 24 éves kort megért kecskét is.
Mozzarella Fior di Latte: Pastörize edilen veya günlük inek sütünden yapılmaktadır.Mozzarella fior di latte: tehéntejből készülő mozzarella.
Robbie Shapiro (Matt Bennett) Hollywood Arts'ın utangaç, sakar inek öğrenci.Robbie Shapiro (Matt Benett) egy fiú a Hollywood Arts-ban.
Bir inek gibi görünür.Heran tunnuseläin on lehmä.
Bu türbelerde ermiş kadınlar sabahları ak bir inek sağarlarmış.Aikuiset perhoset kuoriutuvat koteloista aamupäivällä.
Örneğin, Nusayriler inek eti yemezler, bunun nedeni de dişinin kutsal olduğuna inanmalarıdır.Krokotiilit eivät syö krokotiilinvartijoita, koska niiden mielestä ne ovat hyviä hammashoitajia.
La vache Fransızca inek anlamına gelmektedir.Gaffe tarkoittaa ranskaksi kömpelystä.
Bu grubun üyelerinin tümü inek gözlüklüdür.Yhtyeen kaikki jäsenet ovatkin kasvissyöjiä.
Süt inekçiliğinin % 90'ı Holstein ırkıdır.Danish Crown teurastaa 90 prosenttia Tanskan sioista.
Bir inek gibi görünür.Μοιάζει με γάτα.
16 litre inek sütünden bir kg parmesan üretilir.Για να παραχθεί ένα κιλό παρμεζάνας χρειάζονται 16 λίτρα αγελαδινό γάλα.
Bundan sonra kendisini inek olarak hissedecektir.Ενίοτε απεικονίζεται θηριομορφικά ως αγελάδα.
Genellikle inek sütünden üretilmektedir.Φτιάχνεται παραδοσιακά από αγελαδινό γάλα.
Genelde süt için inek yetiştirilir.Χρησιμοποιείται συχνά για καλλιέργεια γάλακτος.
Markanın logosu gülen bir inek kafasıdır.Η Ίσις αντικαθιστά το χαμένο κεφάλι της με ένα κεφάλι αγελάδας.
Birçok hanede en az bir inek bulunur.Υπάρχει σε πολύ χαμηλά συγκεντρώσεις σε ορισμένα σπορέλαια.
Himbalar keçi ve inek yetiştirir.Himbaerne holder kvæg og geder.
İnsanların dışında Deniz ineklerinin pek fazla düşmanları yoktur.Bortset fra mennesket har afrikanske bøfler næsten ingen fjender.
Bu hayvanlar fil ve deniz inekleri ile akrabadır.Disse havpattedyr er i relaterede til hvaler og marsvin.
Birçok hanede en az bir inek bulunur.Stalden havde plads til et mindre antal køer.
Bundan sonra kendisini inek olarak hissedecektir.Men da blir de til ei vanlig ku.
İnsanlar onun bir inek olduğunu söyler.Man sier da at fisken er bokna.
Bir inek gibi görünür.Awal menyerupai kepala sapi.
Ekinokokkoz hastalığı domuz, inek ve at gibi diğer hayvanları da etkileyebilir.Penyakit ini juga bisa menyerang binatang-binatang lain seperti babi, sapi, dan kuda.
Yusuf’un rüyâlarında yedi rakamı (mesela, yedi besili inek ve yedi cılız inek gibi) ön plana çıkar.Berisi penglihatan Yohanes mengenai tujuh cawan murka Allah.
Süt inekciliğini damızlık koyun izlemektedir.Anda dapat melihat proses pemerasan susu sapi.
İki inek buğday yerse çiftleşir ve yavru bir inek doğurur.Misalnya sepasang kambing melahirkan seekor sapi.
Çok akıllı ama inek bir öğrenci değil.Meskipun dikenal sebagai murid yang pandai, tetapi ia sama sekali bukan seorang kutu buku.