Ve bunlar inek dışkıları içinden kendilerine yollar yapıyorlar. ve yaptıkları şey çok ilginçti.その後の行動が興味深いです 牛のフンを掘り返し
Ve daha da tuhafı, hep bir zaman yolcusunun ortaya çıkmasını bekledim, çünkü tam bir inektim.하지만 이상하게도 저는 언제라도 그건 것을 실현시켜 줄 수 있는 시간 여행자를 기다렸어요. 왜냐하면 저는 괴짜였으니까요.
Ve daha da tuhafı, hep bir zaman yolcusunun ortaya çıkmasını bekledim, çünkü tam bir inektim.Şi chiar mai ciudat, aşteptam un călător în timp să se materializeze în orice moment fiindcă eu eram un geek.
Ve daha da tuhafı, hep bir zaman yolcusunun ortaya çıkmasını bekledim, çünkü tam bir inektim.ועדיין בצורה מוזרה, ציפיתי שאיזה נוסע בזמן יתממש בכל רגע בגלל שהייתי חנון.
Ve daha da tuhafı, hep bir zaman yolcusunun ortaya çıkmasını bekledim, çünkü tam bir inektim.وبعدها، كنت أتوقَّع أن يتحقق السفر عبر الزمن في أي وقت لأنني كنت مهووساً.
Ve daha da tuhafı, hep bir zaman yolcusunun ortaya çıkmasını bekledim, çünkü tam bir inektim.やってきてもおかしくない と思っていました オタクだったんです まだ生まれていない 未来の息子かもしれないし
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.Dan ini terbuat dari daging sapi, Dan ini sangat enak, dan kalau aku makan sekaligus aku akan kenyang.
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.E dentro c'é carne di mucca, ed é davvero delizioso, e se me ne mangio uno sono pieno.
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.En het is gemaakt van rundvlees. En het is echt heerlijk, en als ik er één neem dan zit ik al vol.
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.Et c'est fait à partir de viande de vache, et c'est vraiment délicieux, et si j'en ai juste un, ça me suffit.
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.làm từ thịt bò mà Rất ngon nữa, Ăn một cái là anh no rồi.
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.Och det är gjort av kokött. Och det är väldigt gott, och om jag bara tar en så är jag mätt.
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.Si este preparat din carne de vita, este delicios si ma voi satura doar cu unul.
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.Und es ist aus Rinderfleisch gemacht, und es ist wirklich lecker,und wenn ich eins esse bin ich voll.
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.Και είναι φτιαγμένο από κρέας αγελάδας, και είναι πολύ νόστιμο, κι αν φάω μόνο ένα έσκασα.
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.Тем более, он из говядины, и такой вкусный, если съем один - уже наемся.
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.وقد صنع من لحم البقر وهو لذيذ فعلاً ، وحتى إن أكلت واحدة فسأشبع
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.ホントに旨くて 一つで腹一杯なんだ そうなんですか?
Ve inekler daha yararlı diye ekliyor.Las vacas son más útiles, agrega.
Ve inekler daha yararlı diye ekliyor.Le mucche sono più utili, aggiunge.
Ve inekler daha yararlı diye ekliyor."Les vaches sont plus utiles", justifie-t-il.
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.De koeien sterven en koeien zijn het kostbaarste bezit.
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.Et donc les vaches meurent, et les vaches sont les biens les plus précieux.
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.Így a tehenek sorra haltak, márpedig a tehenek jelentik a legértékesebb tulajdont.
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.소들이 죽었는데, 소는 그곳에서는 귀중품입니다.
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.Krave umirajo, krave pa so najdragocenejša lastnina.
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.Krowy zdychają, a krowy to najcenniejsze, co się posiada.
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.Le mucche morivano, e le mucche sono il bene più prezioso.
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.Rất nhiều bò đã chết, và bò là tài sản giá trị nhất của họ.
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.Und so sterben Kühe, und Kühe sind der wertvollste Besitz.
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.Vacile mureau, iar vacile sunt cel mai valoros bun.
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.Y así que las vacas estaban muriendo, y las vacas son la más valiosa posesión.
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.Затова кравите умират, а кравите са най-ценното притежание.
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.Тому помирають корови, а корови є найбільш цінним володінням.
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.והפרות מתות, ופרות הן הרכוש היקר ביותר.
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.ولذلك كانت الأبقار تموت , وهناك تعد الأبقار قيمة ومن أكثر الممتلكات قيمة
Ve inekler ölmeye başlamıştı, ve inekler en değerli mal varlıklarıdır.牛が死んでいったのです ジャクリーンは父親と年配の男が
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.A wielu miejscach są warte mniej niż kozy i krowy.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.E in tanti posti valgono meno di capre e vacche.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.És sok helyen kevesebbet érnek, mint a kecskék vagy tehenek.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Et dans de nombreux endroits, elles valent moins que des chèvres et des vaches.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.In sommige plaatsen zijn ze minder waard dan geiten en koeien.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.많은 곳에선 염소와 소만큼도 못합니다.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Şi în multe locuri ele valorează mai puţin decât caprele sau vacile.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Tại nhiều nơi họ không đáng giá bằng dê hay bò.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Und an vielen Orten sind sie weniger wert als Ziegen und Kühe.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.V mnogih krajih so vredne manj od koz in krav.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Y en muchos lugares ellas valen menos que cabras y vacas.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.А на много места те струват по-малко от козите и кравите.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Во многих местах они стоят меньше, чем козы и коровы.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.І в багатьох місцях вони є дешевшими ніж кози і корови.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.ובהרבה מקומות ערכן פחות מערכם של עזים ופרות.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.و فى أماكن كثيرة يعد ثمنهن أقل من الماعز ,أو البقر
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.しかし世界の人口の
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)A jen tím, že jsem řekla dvojitý daktyl, poslala jsem ručičku geekometru do červených čísel.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)Bare ved, at sige dobbeltdaktyl, har jeg givet nørderne store øjne.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)Door "dubbele dactylus" te zeggen, heb ik de geek-naald helemaal het rood in gejaagd.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)E solamente dicendo doppio dattilo ho mandato la lancetta del "super-esperto" direttamente sul rosso.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)Et rien qu'en disant double dactyle, j'envoie l'aiguille du geek tout en haut dans le rouge.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)In zgolj z omenjanjem dvojnega daktila sem kazalec na "piflarmetru" potisnila globoko v rdeče območje.