İndirimli biletler alalım.Let's get discount tickets.
Bunu indirimli fiyata satmıyor musun?Aren't you selling this at a discount price?
Bu arabanın fiyatı yüzde on beş indirimlidir.The price of this car is discounted fifteen percent.
Bu TV setini indirimli satıştan aldım.I bought this TV set at a bargain sale.
Bu tişörtü indirimli aldım.I bought this T-shirt on sale.
Japon dana eti dün indirimli idi.Japanese beef was on sale yesterday.
Bu mağazada her şey normal fiyatından yüzde 10 indirimlidir.Everything at that store is 10 percent off the regular price.
Nakit ödersem, indirimli alabilir miyim?Could I get a discount if I pay in cash?
Elmalar bugün indirimli.Apples were on sale today.
Bu raketi yüzde 20 indirimli aldım.I bought this racket at a 20 percent discount.
Arabayı %10 indirimli aldım.I bought the car at a 10% discount.
Tom indirimli satışlarda bir kamera aldı.Tom bought a camera at a bargain sale.
Tom yerel bir indirimli mağazada ihtiyacı olan birçok şeyi satın alabilir.Tom is able to buy many things he needs at a local discount store.
Fiyat indirimli olabilir mi?Can the price be discounted?
O mağazada bir indirimli satış var.There is a bargain sale at that store.
İndirimli içki saati, saat altıdan sekize kadardır.Happy hour is from six until eight.
Keşke mahallede süper indirimli bir süpermarket olsa.I wish there were a super discount supermarket in the neighbourhood.
Bunu indirimli bir fiyatla aldım.I bought it at a reduced price.
Senin sigortanda indirimli nedir?What's the deductible on your insurance?
O kitabı indirimli bir fiyata satmıyoruz.We're not selling that book at a reduced price.
Sami, Leyla'nın arabasını 60 dolarlık indirimli fiyatla onardı.Sami fixed Layla's car for the bargain price of 60 dollars.
Gömlekleri yüzde elli indirimli satıyor.She sells shirts at a 50 percent discount.
Bu sene indirimli satışlara birlikte gidemeyeceğiz.""Butiker säljer inte nyårsfyrverkerier".
Manava gittiğimizi ve indirimli elma aldığımızı düşünelim. .Let's say I go to the fruit store today and they have a sale on guavas.
Yani bu 6 elmanın indirimli fiyatı.So this is the thirty percent off sale price on six guavas.
Yani 6 elmanın indirimli fiyatı, gerçek fiyat eksi 0.30 kere gerçek fiyat. .So that's the full price of 6 guavas minus 0.30 times the full price of guavas.
Benim ahbabım olduğunuz için size %50 indirimli yapacağım.I'II give you 50% off cuz you're my pals.
Bill ise indirimli 1 yıl cezaya mahkum olacak.Bill is going to have a reduced sentence of 1 year for cooperating.
Bir kıyafet dükkanın da indirim günüydü ve her şey 20% indirimliydi. -It was a sale day in Macy's, and everything was 20% less than the regular price.
Her şey 20% indirimliydi.Everything was 20% less than the regular price.
Öğrenciler Gracanica’dan Mitrovica’ya indirimli olarak seyahat edebilecek mi?"Will students get discounts to travel from Gracanica to Mitrovica?
İndirimli uçuş kavramının Sırbistan'da yaygınlaşması zaman aldı.It has taken time for the phenomenon to gain traction in Serbia.
Starceviç, Sırbistan’da indirimli havayolu pazarı için şartların henüz olgunlaşmadığını düşünüyor.Starcevic believes the conditions are not yet in place for a low-cost airline market in Serbia.
İndirimli havayolu şirketleri, yerel havacılık hizmetleri alanındaki boşlukları da dolduruyor.Gaps in domestic air service could also be filled by discount competitors.
Bazı kitaplar bir avroluk indirimli fiyatlardan satın alınabiliyor.Some books were available for the discounted price of one euro.
Bitişikteki 500 arabalık garajda konuklar için indirimli park yeri mevcuttur.[1]Discounted parking is available for guests in the attached 500-car garage.[3]
Bu sene indirimli satışlara birlikte gidemeyeceğiz.""Zu dieser Firma sind keine Jahresabschlüsse vorhanden".
Mac App Store'den 49.99 USD indirimli fiyatla satışa sunuldu.Во время дебюта на американском рынке Turbo Pascal продавался по цене в 49,99 доллара.
Mac App Store'den 49.99 USD indirimli fiyatla satışa sunuldu.É distribuído na Mac App Store por 199 dólares.
Biletler 20 yaş altı ve 65 yaş üstü kullanıcılar için indirimlidir.Bilety ulgowe przysługują osobom do 20. oraz powyżej 65. roku życia.
Mağazalar çok erken saatte açılır ve geç kapanırlar, ve beklenmedik derecede indirimli satış yaparlar.Liput ovat haluttuja ja myydään lähes poikkeuksetta loppuun äärimmäisen nopeasti.
Biletler 20 yaş altı ve 65 yaş üstü kullanıcılar için indirimlidir.Tất cả các loại vé đều được giảm giá đối với học sinh và người dưới 20 tuổi hoặc 65 tuổi.
ABD'nin federal tatil günlerinde indirimli ücret uygulanır.美国联邦政府雇员一般无需在联邦法定假日上班。
Bu sene indirimli satışlara birlikte gidemeyeceğiz."““신약 개발 지원할 사업단 내년 3월 해체 안 될 말””.
Elmalar bugün indirimli.Obuoliai šiandien su nuolaida.
Anlatacağım şey bu defa Kenya'dan, insanlara gidip indirimli belgeler dağıttılar.Acesta a avut loc în Kenya, au mers și au distribuit oamenilor vouchere, vouchere cu reducere.
Anlatacağım şey bu defa Kenya'dan, insanlara gidip indirimli belgeler dağıttılar.Celui-là a eu lieu au Kenya, ils ont distribué des coupons aux gens, des coupons de réduction.
Anlatacağım şey bu defa Kenya'dan, insanlara gidip indirimli belgeler dağıttılar.Dit gebeurde in Kenia. Daar werden aan de bevolking kortingsbonnen uitgedeeld.
Anlatacağım şey bu defa Kenya'dan, insanlara gidip indirimli belgeler dağıttılar.Esta foi efetuada no Quénia, onde foram distribuídos vales, vales de desconto.
Anlatacağım şey bu defa Kenya'dan, insanlara gidip indirimli belgeler dağıttılar.Ez Kenyában történt, körbementek és kiosztottak az embereknek kuponokat, kedvezmény-kuponokat.
Anlatacağım şey bu defa Kenya'dan, insanlara gidip indirimli belgeler dağıttılar.Och det här var i Kenya, där man åkte runt och distribuerade kuponger, rabattkuponger.
Anlatacağım şey bu defa Kenya'dan, insanlara gidip indirimli belgeler dağıttılar.Przeprowadzono go w Kenii. Prowadzący rozdawali kupony zniżkowe na zakup moskitier.
Anlatacağım şey bu defa Kenya'dan, insanlara gidip indirimli belgeler dağıttılar.Thử nghiệm này diễn ra ở Kenya, họ đã phân phát cho người dân những phiếu mua hàng giảm giá.
Anlatacağım şey bu defa Kenya'dan, insanlara gidip indirimli belgeler dağıttılar.Und dieses eine war in Kenya, wo den Leuten Gutscheine, Rabattgutschein, ausgeteilt wurden.
Anlatacağım şey bu defa Kenya'dan, insanlara gidip indirimli belgeler dağıttılar.Uno di questi era in Kenya, sono andati in giro a distribuire alla gente buoni, buoni sconto.
Anlatacağım şey bu defa Kenya'dan, insanlara gidip indirimli belgeler dağıttılar.케냐에서 했던 실험으로 돌아다니면서 사람들에게 할인쿠폰(Voucher)을 나누어 주었습니다.
Anlatacağım şey bu defa Kenya'dan, insanlara gidip indirimli belgeler dağıttılar.Y este, que fue en Kenia ellos se pasearon y distribuyeron a las personas cupones, cupones de descuento.
Anlatacağım şey bu defa Kenya'dan, insanlara gidip indirimli belgeler dağıttılar.Он был проведён в Кении. Среди жителей этой страны распространялись ваучеры. Ваучеры, предоставлявшие скидку.
Anlatacağım şey bu defa Kenya'dan, insanlara gidip indirimli belgeler dağıttılar.Той беше в Кения, обикаляха и раздаваха на хората купони, купони за намаление.
Anlatacağım şey bu defa Kenya'dan, insanlara gidip indirimli belgeler dağıttılar.והניסוי הזה היה בקניה. הם הלכו וחילקו לאנשים שוברים, שוברי הנחה,