Boeun'un hislerini inciteceksin.Świetnie. Tak wygodne.
Boeun'un hislerini inciteceksin.Tiders. Så behagelig.
Boeun'un hislerini inciteceksin.- Tu es toujours sur mon dos.
Boeun'un hislerini inciteceksin.Tu vas vexer Boeun.
Boeun'un hislerini inciteceksin.Usted herir los sentimientos de Boeun.
Boeun'un hislerini inciteceksin.Ω, μεγάλη. Έτσι άνετα.
Boeun'un hislerini inciteceksin.Обърни се. Не, не по този начин, но от друга страна.
Boeun'un hislerini inciteceksin.О, відмінно. Так комфортно.
Boeun'un hislerini inciteceksin.Ты задеваешь её чувства.
Boeun'un hislerini inciteceksin.Ще обидиш Бо Ън.
Boeun'un hislerini inciteceksin.אוי, גדול. זה כל כך נוח.
Boeun'un hislerini inciteceksin.أنت ستأذي مشاعر بويون
Boeun'un hislerini inciteceksin.عظيم مريح جدا
Böyle konuşmamalısın, eşin burada. Boeun'un hislerini inciteceksin.Ko Boeun doseže 20, boste popolnoma pozabili, mama kuha.
Böyle konuşmamalısın, eşin burada. Boeun'un hislerini inciteceksin.No deberías decir eso, tu esposa está aqui. vas a herir los sentimientos de Boeun.
Bu aslında bir incir parçasıdır.C'est en fait un morceau de figue.
Bu aslında bir incir parçasıdır.Das ist ein Stück einer Feige.
Bu aslında bir incir parçasıdır.Dit is een stuk vijg.
Bu aslında bir incir parçasıdır.Este o bucată de smochină.
Bu aslında bir incir parçasıdır.Es un pedacito de higo.
Bu aslında bir incir parçasıdır.E' un pezzetto di fico.
Bu aslında bir incir parçasıdır.Isto é um bocado de um figo.
Bu aslında bir incir parçasıdır.Je to kúsok figy.
Bu aslında bir incir parçasıdır.이것은 무화과 조각입니다.
Bu aslında bir incir parçasıdır.Konkrétan egy darab fügét.
Bu aslında bir incir parçasıdır.Tohle je kousek fíku.
Bu aslında bir incir parçasıdır.To kawałek figi.
Bu aslında bir incir parçasıdır.Για την ακρίβεια αυτό είναι ένα κομμάτι σύκου.
Bu aslında bir incir parçasıdır.Това всъщност е парче от смокиня.
Bu aslında bir incir parçasıdır.Це шматочок інжиру.
Bu aslında bir incir parçasıdır.Это кусок фигового дерева.
Bu aslında bir incir parçasıdır.זוהי למעשה חתיכת תאנה.
Bu aslında bir incir parçasıdır.هذه في الواقع قطعةٌ من التين.
Bu aslında bir incir parçasıdır.実際どんなものでも
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Aquí todo es muy sencillo; la única cosa que no lo es es su arete de perla.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.A única coisa que não é modesta é o seu brinco de pérola.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Bức tranh rất giản dị nhưng có một thứ không hề đơn sơ chính là đôi hoa tai ngọc trai của cô gái.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Das hier ist sehr einfach; das einzige, das nicht einfach ist, ist der Perlenohrring.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Detta är väldigt alldagligt; det enda som inte är alldagligt är hennes pärlörhänge.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Dette er meget enkelt; det eneste, der ikke er enkelt, er perleøreringen.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Dit is gewoontjes. Het enige dat ongewoon is, is haar paarlen oorring.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.È tutto molto semplice; l'unica cosa che non lo è, è l'orecchino di perla.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Ez nagyon egyszerű, az egyetlen dolog ami kitűnik, az a gyöngy fülbevaló.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Jedyne co się wyróżnia, to kolczyk z perłą.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.근데 소녀의 옷차림은 굉장히 평범하죠. 평범하지 않은 것은 진주귀걸이입니다.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Là elle est très simple ; la seule chose qui n'est pas simple c'est sa boucle d'oreille.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Pakaian ini sangat sederhana; satu-satunya yang tidak sederhana hanyalah anting mutiaranya.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Singurul lucru care nu e simplu este cercelul cu perlă.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Tyto jsou velmi neokázalé; jediná věc, která je okázalá je její perlová náušnice.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Αυτό είναι πολύ απλό: το μόναδικό πράγμα που δεν είναι απλό είναι το μαργαριταρένιο της σκουλαρίκι.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Вона ж була одягнена занадто просто; лише її перлова сережка впадає в очі.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Жената на тази рисунка е облечена много просто; единственото нещо, което не е просто, е перлената ѝ обица
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Она же была одета просто; бросается в глаза лишь её жемчужная серёжка.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.זה מאד פשוט. הדבר היחיד שאיננו פשוט הוא עגיל הפנינה שלה,
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.هذه بسيطة جداً والشيء الوحيد الغير بسيط هو قرطها الؤلؤي
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.それが真珠の耳飾りです 彼女は一介の召使いですから 真珠の耳飾りなんて
"Bu, erzak givin 'tha için senden mide bulunuyor moor th' inci hava," yanıtladı"C'est" l'air d'e 'e Moor c'est "l'estomac toi pour Tha' Givin vivres," répondit
"Bu, erzak givin 'tha için senden mide bulunuyor moor th' inci hava," yanıtladı"Det är th" luft av th "förtöja det är Givin dig magen för tha 'viktualier", svarade
"Bu, erzak givin 'tha için senden mide bulunuyor moor th' inci hava," yanıtladı"Det er th 'luft th' hede, der er Givin 'Dig mave for tha' proviant," svarede
"Bu, erzak givin 'tha için senden mide bulunuyor moor th' inci hava," yanıtladı"Đó là thứ không khí thứ 'neo đậu của dạ dày ngươi' tha 'givin thực phẩm", trả lời