Ana içeriğe geç
Sözlük

incelemeye ile cümle

incelemeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Akademik makaleleri yayýnlayan kurumlarý da incelemeye baţlamýţtý.Аарон начал внимательнее рассматривать учреждения, которые публикуют научные статьи из журналов.
Akademik makaleleri yayýnlayan kurumlarý da incelemeye baţlamýţtý.Арън започна да се взира от близо в институциите, които публикуват статии от академични списания.
Akademik makaleleri yayýnlayan kurumlarý da incelemeye baţlamýţtý.على المؤسسات التي تنشر مقالات أكاديمية محكّمة
Akademik makaleleri yayýnlayan kurumlarý da incelemeye baţlamýţtý.[イリノイ大学 - 2010年10月16日]
Aklı incelemeye çalışan pek çok insan var.Ada banyak orang yang mencoba untuk mempelajari pikiran.
Aklı incelemeye çalışan pek çok insan var.Ci sono molte persone che cercano di studiare la mente.
Aklı incelemeye çalışan pek çok insan var.Hay mucha gente que intenta estudiar la mente.
Aklı incelemeye çalışan pek çok insan var.Man kann den Geist nicht erforschen.
Aklı incelemeye çalışan pek çok insan var.Tem muita gente que tenta estudar a mente.
Aklı incelemeye çalışan pek çok insan var.Мнозина се опитват да изследват ума.
Ama bir önceki videoda incelemeye başladığımız diğer yöntemi kullanalım.하지만 다른 방법을 써 봅시다, 저번 비디오에서 시도하기 시작했던 그 방법을요.
Ama bir önceki videoda incelemeye başladığımız diğer yöntemi kullanalım.Wypróbujmy jednak metodę, której zaczęliśmy używać w poprzednim filmie.
Ama kağıdı ilkindeki gibi incelemeyecektir. Yani, sadece alıp kenara koyuyor.Nezkoumal ho ani neprohlížel, prostě ho položil na hromadu papírů vpravo.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Apoi, făcând pur şi simplu modelele, am încercat să explorez relaţia dintre model şi original.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Aztán, csak modellezéssel, próbáltam felfedezni a kapcsolatot a modell és az eredeti között.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.하지만 그냥 그렇게 모형을 만들면서, 전 모형과 원본과의 관계을 연구하고 싶었습니다.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Maar bij het maken van de modellen onderzocht ik de relatie tussen het model en het origineel.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Mais alors, en faisant les maquettes, j'ai essayé d'explorer la relation entre la maquette et l'original.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Ma poi, solo facendo i modelli, stavo cercando di esplorare la relazione tra il modello e l'originale.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.(Risos) Mas, só por fazer os modelos, estava a tentar explorar a relação entre o modelo e o original.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Và rồi khi đang dựng mô hình, tôi đã cố khám phá mối quan hệ giữa mô hình và đời thực.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Але роблячи тільки моделі, я намагався дослідити відношення між моделлю та оригіналом.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Затем, создавая модели, я попытался найти взаимосвязь между моделью и оригиналом.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Но после, само като правех моделите, се опитвах да изследвам връзката между модела и оригинала.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.אבל אז, כאשר עשיתי את המודלים, ניסיתי לגלות את הקשר בין המודל והמקור.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.ولكن بعد ذلك ، مجرد عمل النماذج ، محاولا استكشاف العلاقة بين النموذج و الأصل.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.関係性を探求したくなりました そして実際にその場所で ランド・アートを作りたいと思いました
Araştırma ve incelemeye meraklı bir kediye benziyordu.다가와 살펴보기 시작했죠
Araştırma ve incelemeye meraklı bir kediye benziyordu.על מנת לסקור ולחקור.
Araştırma ve incelemeye meraklı bir kediye benziyordu.لكي يستكشف
Araştırma ve incelemeye meraklı bir kediye benziyordu.驚きましたが 私たちを信頼してくれたようで
Askerler çevreyi incelemeye başlıyor. Ölecek miyiz? Ben ölmek istemiyorum.الجنود بدأوا باحاطة المنطقة. هل سنموت؟ لا أريد ذلك! ماذا نفعل؟
Askerler çevreyi incelemeye başlıyor.Para tentara mulai mengelilingi area.
Aynı prensipleri kullanarak televizyon programlarının içeriklerini incelemeye başladık --Empezamos a analizar el contenido televisivo usando los mismos principios
Aynı prensipleri kullanarak televizyon programlarının içeriklerini incelemeye başladık --우리는 똑 같은 원리를 이용하여 텔레비젼의 내용을 분석하기 시작했습니다
Aynı prensipleri kullanarak televizyon programlarının içeriklerini incelemeye başladık --Začali sme analyzovať televízny obsah s tými istými princípmi
Aynı prensipleri kullanarak televizyon programlarının içeriklerini incelemeye başladık --התחלנו לנתח תוכן טלוויזיוני תוך שימוש באותם העקרונות --
Aynı prensipleri kullanarak televizyon programlarının içeriklerini incelemeye başladık --بدأنا نحلل محتوى التلفزيون مستخدمين نفس المبادئ--
Aynı prensipleri kullanarak televizyon programlarının içeriklerini incelemeye başladık --解析しました テレビ信号で送られる要素 つまり
Benim kişiliğimi incelemeye başladık ve her farklı özelliğimi temsil edecek bir baba bulmaya çalıştık.Abbiamo scandagliato la mia personalità e cercato di trovare un papà che rappresentasse ogni singolo aspetto.
Benim kişiliğimi incelemeye başladık ve her farklı özelliğimi temsil edecek bir baba bulmaya çalıştık.Am analizat personalitatea mea și am încercat să alegem câte un tată pentru fiecare trăsătură.
Benim kişiliğimi incelemeye başladık ve her farklı özelliğimi temsil edecek bir baba bulmaya çalıştık.우리는 저의 성격을 검토해서 각각의 다른점들을 대표할 수 있는 아빠를 찾으려고 노력했습니다.
Benim kişiliğimi incelemeye başladık ve her farklı özelliğimi temsil edecek bir baba bulmaya çalıştık.Repasamos mi personalidad y tratamos de encontrar un papá que representara cada aspecto.
Benim kişiliğimi incelemeye başladık ve her farklı özelliğimi temsil edecek bir baba bulmaya çalıştık.Zastanowiliśmy się nad moją osobowością by znaleźć ojców reprezentujących coś innego.
Benim kişiliğimi incelemeye başladık ve her farklı özelliğimi temsil edecek bir baba bulmaya çalıştık.Αναλύσαμε την προσωπικότητά μου και προσπαθήσαμε να βρούμε έναν πατέρα για κάθε πλευρά.
Benim kişiliğimi incelemeye başladık ve her farklı özelliğimi temsil edecek bir baba bulmaya çalıştık.Ние опитахме да преценим моята личност и се опитахме да осигурим баща, който представляваше различно нещо.
Benim kişiliğimi incelemeye başladık ve her farklı özelliğimi temsil edecek bir baba bulmaya çalıştık.עברנו על האישיות שלי וניסינו להשיג אבא שמייצג כל דבר.
Benim kişiliğimi incelemeye başladık ve her farklı özelliğimi temsil edecek bir baba bulmaya çalıştık.ومشابهين لشخصيتي وكنا نحاول ان نختار عدة اشخاص لكي يغطوا شخصيتي
Benim kişiliğimi incelemeye başladık ve her farklı özelliğimi temsil edecek bir baba bulmaya çalıştık.それぞれの面を担う父親を選ぼうとしました そこで 一人一人に手紙を書いたんです
Ben merkezli, toplumdan uzak, hariç tutulmuş, kamu meselelerini incelemeyen ve katılmayan kişi demektir.자기 중심적이고, 은둔적이고, 제외된 사람, 공공의 일에 참여하거나 점검도 하지 않는 사람이죠.
Ben merkezli, toplumdan uzak, hariç tutulmuş, kamu meselelerini incelemeyen ve katılmayan kişi demektir.Olyan személy, aki önző, elzárkózó, elkülönülő, aki nem vesz részt és nem is követi a a közügyeket.
Ben merkezli, toplumdan uzak, hariç tutulmuş, kamu meselelerini incelemeyen ve katılmayan kişi demektir.Osoba skupiona na sobie, odizolowana, ktoś, kto nie bierze udziału w polityce.
Ben merkezli, toplumdan uzak, hariç tutulmuş, kamu meselelerini incelemeyen ve katılmayan kişi demektir.Човек, който е егоцентричен, уединен, изключен, някой, който не участва и дори не разглежда обществените дела.
Ben merkezli, toplumdan uzak, hariç tutulmuş, kamu meselelerini incelemeyen ve katılmayan kişi demektir.אדם המרוכז בעצמו, מנותק, מבודד, מישהו שאינו משתתף או אפילו בוחן את תחומי העניין הציבוריים.
Ben merkezli, toplumdan uzak, hariç tutulmuş, kamu meselelerini incelemeyen ve katılmayan kişi demektir.و تعني الشخص الأناني و المستعبد شخص لا يشارك ولا حتى يجرب الشؤون العامة
Ben merkezli, toplumdan uzak, hariç tutulmuş, kamu meselelerini incelemeyen ve katılmayan kişi demektir.参政義務を怠り 顧みることもない人のことです 政治参加の場所は アゴラと呼ばれていました
Ben olay yeri incelemeye bir bakıp nele bulmuşlar bir bakayım.Ich werde mal sehen, was die Spurensicherung entdeckt hat.
Ben olay yeri incelemeye bir bakıp nele bulmuşlar bir bakayım.Ik kijk even bij het forensische team wat er uit de bus is gekomen.
Ben olay yeri incelemeye bir bakıp nele bulmuşlar bir bakayım.Je vais vérifier avec l'équipe médico-légale s'ils ont trouvé quelque chose.
Ben olay yeri incelemeye bir bakıp nele bulmuşlar bir bakayım.Pójdę tylko zobaczyć czy coś znaleźli.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod