Biz de daha yakından inceledik.A my tam jeli vyšetřovat.
Biz de daha yakından inceledik.Chúng tôi đã tới và điều tra.
Biz de daha yakından inceledik.E noi siamo andati e abbiamo investigato.
Biz de daha yakından inceledik.En wij er naartoe op onderzoek.
Biz de daha yakından inceledik.És mi elmentünk nyomozni.
Biz de daha yakından inceledik.Et nous sommes allés enquêter.
Biz de daha yakından inceledik.Ja me menimme tutkimaan.
Biz de daha yakından inceledik.우린 내려가서 조사했습니다.
Biz de daha yakından inceledik.Nós fomos lá investigar.
Biz de daha yakından inceledik.Og vi tog derned, undersøgte.
Biz de daha yakından inceledik.Şi am fost să investigăm.
Biz de daha yakından inceledik.Tak sme to tam prišli prešetriť.
Biz de daha yakından inceledik.Vi åkte dit för att undersöka.
Biz de daha yakından inceledik.Wir waren dort, um es zu untersuchen.
Biz de daha yakından inceledik.Zadevo smo raziskali.
Biz de daha yakından inceledik.Zjawiliśmy tę sprawę.
Biz de daha yakından inceledik.Και πήγαμε εκεί κάτω, το ερευνήσαμε.
Biz de daha yakından inceledik.И ние отидохме и разследвахме.
Biz de daha yakından inceledik.Мы решили это исследовать.
Biz de daha yakından inceledik.והגענו לשם, חקרנו.
Biz de daha yakından inceledik.ونزلنا للتحقيق.
Biz de daha yakından inceledik.サイズを説明しましょう ドーキンズと私と偉大なるランディです
Bizim incelediğimiz ise, müzede yer alan pek çok heykel gibi, Roma döneminde yapılmış olan kopya.Copia romana, infatti, c'è uno accanto a altro in questo museo
Bizim incelediğimiz ise, müzede yer alan pek çok heykel gibi, Roma döneminde yapılmış olan kopya.Дана робота є однією з багатьох римських копій, вона стоїть у цьому музеї поруч з іншою копією.
Bizim incelediğimiz ise, müzede yer alan pek çok heykel gibi, Roma döneminde yapılmış olan kopya.Например, в этом же музее есть еще одна.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.De exemplu, regiunea pe care am studiat-o e importantă pentru văz.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Diciamo, ad esempio, che la regione del genoma che stavo osservando era una regione importante per la vista.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Digamos, por ejemplo, la región del gen que estuve viendo era una región que es importante para la visión.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Digamos que, por exemplo, a região do genoma que eu estava a analisar era uma região importante para a visão.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.예를 들어, 제가 조사하던 유전자의 부분은 시각에 중요한 부분이었습니다.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Laat bijvoorbeeld dat gebied van het genoom belangrijk zijn voor het gezichtsvermogen.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Mondjuk például, az a régió, amit vizsgáltam, a látás szempontjából volt lényeges.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Nehmen wir einmal an, dass die Genregion, die ich mir da anschaue, für das Sehvermögen wichtig ist.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Przyjmijmy, że patrzymy na część DNA odpowiedzialną za wzrok.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Så, for eksempel, regionen af genomet som jeg kiggede på var en region der er vigtig for synet.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Vì vậy, ví dụ, vùng của bộ gen mà tôi đã nhìn vào là một khu vực quan trọng đối với việc nhìn.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Έστω,για παράδειγμα,ότι η περιοχή του γονιδιώματος που κοίταζα ήταν μια περιοχή σημαντική για την όραση.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Скажем, к примеру, что участок генома, который я рассматривала, был участком, который отвечает за зрение.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Скажімо, наприклад, що область геному, на яку я дивилась - була область, що відповідає за зір.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.אז נניח, לדוגמה, האזור של הגנום שהסתכלתי עליו היה איזור שחשוב לראייה.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.على سبيل المثال، كنت أدرس المنطقة الجينية الضرورية للرؤية.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.視覚に対して重要であるような領域でした コウモリのように 視覚が発達していない動物の
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Aşa că apoi ne-am întors şi ne-am uitat la animal.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.De modo que retornamos y miramos al animal.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Dus we gingen opnieuw naar het dier kijken.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.우리는 다시 원점으로 돌아가 동물을 연구했습니다.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Nous nous sommes intéressés à nouveau à l'animal.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Przyjrzeliśmy się, jak gekon wbiega po ścianie.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Quindi siamo tornati ad occuparci dell'animale.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Så vi gik hjem og kiggede på dyret.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Thế là sau đó chúng tôi quay lại quan sát con vật.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Wir gingen also ins Labor zurück und sahen uns das Tier genauer an.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Върнахме се обратно и разгледахме отново животното.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Мы решили ещё раз взглянуть на животное.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.אז חזרנו אחורה והתבוננו בחיה.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.فآخذنا رجعة وتأملنا في الحيوان.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.壁を登らせたのですが
Bu dünyayı biraz inceledik.Am discutat-o un pic.
Bu dünyayı biraz inceledik.Beszéltünk már róla egy kicsit.
Bu dünyayı biraz inceledik.Det har vi diskuteret en smule tidligere.