Ben oldukça inatçıyım.Я доволі впертий.
Ben oldukça inatçıyım.Я доволі вперта.
Williamson onu inatçı bir şekilde reddeder.Alison ho vtipně odmítá.
Çok inatçıdır.Je tvrdohlavý.
Dediğini yaptıracak kadar inatçıdır.Câteodată se încăpățânează foarte tare pentru a face ceea ce și-a propus.
Çok inatçıdır.Destul de încăpățânat.
Bazen son derece inatçı davranır ve kuzenleri gibi annesi için sorunlara neden olur.El este foarte matur pentru vârsta lui și de multe ori acționează ca părinte în relația cu mama lui.
Edward romanlarda Bella tarafından büyüleyici, kibar, kararlı ve oldukça inatçı olarak tasvir edilmektedir.Edward e descris drept fermecător, politicos, hotărât, și foarte încăpățânat.
Sieghardt Rupp (S. Rupp) - Esteban Rojo: Üç Rojo kardeş arasından en inatçı olanı.A varázslat kölcsönhatásokat Lásd itt! -Ursa: A leghatékonyabb hős Roshan ellen.
Çok inatçıdır.Igen makacs.
Edward romanlarda Bella tarafından büyüleyici, kibar, kararlı ve oldukça inatçı olarak tasvir edilmektedir.Edwardia kuvataan kirjoissa charmikkaaksi, kohteliaaksi, määrätietoiseksi ja erittäin itsepäiseksi.
Bazen son derece inatçı davranır ve kuzenleri gibi annesi için sorunlara neden olur.Maka taas nalkuttaa jatkuvasti ja haluaa tulla äidinsä tavoin asemestariksi.
Oldukça zeki, hırslı, inatçı.Ovela ja hauska, itsepäinen.
İnatçıdır ve kıskanacak kadar ailesine bağlanır.Είναι καχύποπτος και ζηλεύει τη γυναίκα του σε παρανοϊκό βαθμό.
Sadece çok inatçıdır."Hun er frygtelig hård."
Williamson onu inatçı bir şekilde reddeder.Men Williamson er urokkelig.
Midilliler genellikle zeki ve dostcanlısı ancak inatçı olarak tanımlanırlar.Malamuten beskrives ofte som intelligent men besværligt stædig.
Edward romanlarda Bella tarafından büyüleyici, kibar, kararlı ve oldukça inatçı olarak tasvir edilmektedir.I bøkene og av Bella er Edward beskrevet som sjarmerende, høflig, bestemt og veldig sta.
İnatçı ve pazarlıkçıdır.Han er både kontroversiell og prisvinnende.
İnatçıdır ve avını asla elinden bırakmaz.Han var lekmann og mottok aldri noen vigsler.
Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı alabildiğine inatçıdır.Ialah yang diberitakan dalam ibadah-ibadah kita, Ialah yang kita ingat dalam ibadah-ibadah kita.
İnatçı bir çocuktur.Ia adalah anak yang manja.
Çok inatçıdır.Ve çok gururludur.Bersifat terobsesi, dan sangat rakus.
Özgürlüklerine düşkünlükleri ve inatçılığıyla tanınırlar.Mereka dikenal atas kemasyhuran dan kekejaman mereka.
Edward romanlarda Bella tarafından büyüleyici, kibar, kararlı ve oldukça inatçı olarak tasvir edilmektedir.Edward được miêu tả theo lời Bella là vô cùng quyến rũ, lịch thiệp, quyết đoán và cứng cỏi.
İnatçıdır ve avını asla elinden bırakmaz.Một kẻ cứng đầu và không bao giờ chịu khuất phục.
İnatçıdır ve kıskanacak kadar ailesine bağlanır.上総に好意を寄せ、巴に嫉妬している。
Dediğini yaptıracak kadar inatçıdır.言いたいことをハッキリと言う気丈さを持つ。
Çok inatçıdır.Ve çok gururludur.非常に好戦的で、プライドが高い。
Çok inatçıdır.非常固执。
İnatçı bir karakteri var.有著苛烈的性格。
İnatçı bir çocuktur.是個頑固的父親。
Batılı yazarlar ve kendisi ile temas etmiş elçiler ise Sinan Paşa'nın inatçı ve zalim olduğunu yazarlar.동서양재는 명륜당(강당)의 전면에 있으며 동재에는 양반, 서재에는 서류(庶流)를 두고 보통 내외 양사(兩舍)로 갈라진다.
İnatçıdır ve kıskanacak kadar ailesine bağlanır.아빠에 대한 애착이 대단하여 선비를 질투한다.
Çok zeki ve inatçıdır.הוא אינטליגנטי וקפדן.
Kuzey kesimde beş no'lu kale, inatçı bir direnç göstermeyi sürdürdü.На север, пети форт се оказва голяма пречка.
Kuzey kesimde beş no'lu kale, inatçı bir direnç göstermeyi sürdürdü.Na sjeveru, utvrđenje # 5 se također pokazalo kao jaka točka otpora.
Çok inatçıdır.On pa je trmast.
Aslen Japonca’da “Fullmetal” tabiri inatçı birini tanımlamak için kullanılır.Originalioje Japonų kalboje, terminas „Fullmetal“ yra naudojamas apibūdinti užsispyrusį žmogų.
999 mil gayet iyi geçti. Son mil ise olağanüstü inatçı görünüyor.999 mil gick bra, men den sista biten visar sig vara otroligt trög.
999 mil gayet iyi geçti. Son mil ise olağanüstü inatçı görünüyor.999 миль мы прошли нормально, но последняя миля не хочет поддаваться.
Aksine zor ve inatçı soruları var.Bonyolult és konok.
Aksine zor ve inatçı soruları var.Den är svår och envis.
Aksine zor ve inatçı soruları var.È difficile e testarda.
Aksine zor ve inatçı soruları var.É difícil e teimosa.
Aksine zor ve inatçı soruları var.E grea şi încăpăţânată.
Aksine zor ve inatçı soruları var.Elle est difficile et têtue.
Aksine zor ve inatçı soruları var.Es difícil y dura.
Aksine zor ve inatçı soruları var.Es ist schwierig und eigensinnig.
Aksine zor ve inatçı soruları var.Het is lastig en koppig.
Aksine zor ve inatçı soruları var.Jest trudna i uparta.
Aksine zor ve inatçı soruları var.Je ťažká a tvrdohlavá.
Aksine zor ve inatçı soruları var.Je težavna in trmasta.
Aksine zor ve inatçı soruları var.Keyakinan sejati itu sulit dan keras kepala.
Aksine zor ve inatçı soruları var.실제 믿음은 어렵고 완고합니다.
Aksine zor ve inatçı soruları var.Nó khó khăn và khó đổi dời.
Aksine zor ve inatçı soruları var.Είναι δύσκολη και πείσμων.
Aksine zor ve inatçı soruları var.Вера — трудна и непреклонна.
Aksine zor ve inatçı soruları var.Вона важка та непоступлива.
Aksine zor ve inatçı soruları var.Трудно е и се иска упоритост.