Ana içeriğe geç
Sözlük

inanmayan ile cümle

inanmayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
55
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFinceTunnustukseton hautausmaasuomi
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFinceКладбища для лиц, не принадлежащих ни к какой конфессиифинский
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFinceمقبرة اللادينيين أي الملحدينالفنلندية
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFince无宗教信仰者墓地芬兰语
-İnanmayanı dışlamak gerekir. -Dışlaaaa -Dışşşşşlaaaaaaşa Tabii...Shun el no creyente, shunnn, shunnnnnah sí roaaar
-İnanmayanı dışlamak gerekir.불신자 타도
-İnanmayanı dışlamak gerekir.Это буквально говорится 7 раз х равна 14.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.A keď už s nimi nebeháte, aby ste tak prostopašili jako oni, divia sa tomu a rúhajú sa,
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.A mi miatt csudálkoznak, hogy nem futtok velök együtt a kicsapongásnak ugyanabba az áradatába, szitkozódván.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Das befremdet sie, daß ihr nicht mit ihnen laufet in dasselbe wüste, unordentliche Wesen, und sie lästern;
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Deaceea se miră ei că nu alergaţi împreună cu ei la acelaş potop de desfrîu, şi vă batjocoresc.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.derfor undrer de sig når I ikke renner med dem ut i den samme strøm av ryggesløshet, og spotter eder;
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.E acham estranho não correrdes com eles no mesmo desenfreamento de dissolução, blasfemando de vós;
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Họ thấy anh em chẳng cùng họ theo sự dâm dật bậy bạ ấy, thì họ lấy làm lạ và gièm chê.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Họ thấy anh_em chẳng cùng họ theo sự dâm_dật bậy_bạ ấy , thì họ lấy_làm lạ và gièm chê .
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.hvorfor de forundre sig og spotte, når I ikke løbe med til den samme Ryggesløshedens Pøl;
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.이러므로 너희가 저희와 함께 그런 극한 방탕에 달음질하지 아니하는 것을 저희가 이상히 여겨 비방하나
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Przetoż, że się wy z nimi nie schadzacie na taką zbyteczną rozpustę, zda się im rzeczą obcą i bluźnią to.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Sentähden he oudoksuvat sitä, ettette juokse heidän mukanansa samaan riettauden lätäkköön, ja herjaavat.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.varför de ock förundra sig och smäda eder, då I nu icke löpen med till samma liderlighetens pöl.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.zato se jim zdi čudno, da ne letate ž njimi v isto razuzdanost nezmernosti, in vas obrekujejo.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.почему они и дивятся, что вы не участвуете с ними втом же распутстве, и злословят вас.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Чим і дивують ся, що ви не біжете разом з ними на розлив розпусти, хулячи;
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.ועל זאת תמהים המה ומגדפים כי לא תרוצו עמהם לשטף בזמה כמוהם׃
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.الامر الذي فيه يستغربون انكم لستم تركضون معهم الى فيض هذه الخلاعة عينها مجدفين
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.他 們 在 這 些 事 上 、 見 你 們 不 與 他 們 同 奔 那 放 蕩 無 度 的 路 、 就 以 為 怪 、 毀 謗 你 們
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.他 們在這 些 事上 、 見你們不與 他 們同 奔 那 放蕩 無度 的 路 、 就 以 為怪 、 毀謗 你 們
Kendilerine inanmayan ülkeler başarılı olan ülkelerden değildir.Los países que no creen en sí mismos no son países que triunfen.
Monarşi konusunda gelince... ...bana inananlar ve inanmayanlar var.A monarchiát körüllengő gyanúsítgatásokat illetően, vannak, akik bíznak bennem és vannak, akik nem.
Monarşi konusunda gelince... ...bana inananlar ve inanmayanlar var.En ce qui concerne la monarchie, il y a ceux qui me font confianceNet ceux qui ne me font pas confiance.
Monarşi konusunda gelince... ...bana inananlar ve inanmayanlar var.بسبب الشكوك حول الملكية هناك اشخاص يصدقون واشخاص لا يثقون في
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.A aby odsouzeni byli všickni, kteříž neuvěřili pravdě, ale oblíbili sobě nepravost.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.aby boli odsúdení všetci, ktorí neuverili pravde, ale si obľúbili neprávosť.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.Aby byli osądzeni wszyscy, którzy nie uwierzyli prawdzie, ale sobie upodobali niesprawiedliwość.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.a fin de que sean condenados todos los que no creyeron a la verdad, sino que se complacieron en la injusticia
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.afin que tous ceux qui n`ont pas cru à la vérité, mais qui ont pris plaisir à l`injustice, soient condamnés.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.Akibatnya, semua orang yang suka akan dosa dan tidak percaya kepada yang benar itu, akan dihukum
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.auf daß gerichtet werden alle, die der Wahrheit nicht glauben, sondern haben Lust an der Ungerechtigkeit.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.da bodo sojeni vsi, ki niso verovali resnici, ampak jim je ugajala krivica.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.e così siano condannati tutti quelli che non hanno creduto alla verità, ma hanno acconsentito all'iniquità
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.että kaikki ne tuomittaisiin, jotka eivät ole uskoneet totuutta, vaan mielistyneet vääryyteen.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.forat alle de skal bli dømt som ikke har trodd sannheten, men hatt velbehag i urettferdigheten.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.for at de skulle dømmes, alle de, som ikke troede Sandheden, men fandt Behag i Uretfærdigheden.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.Hogy kárhoztattassanak mindazok, a kik nem hittek az igazságnak, hanem gyönyörködtek az igazságtalanságban.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.진리를 믿지 않고 불의를 좋아하는 모든 자로 심판을 받게 하려 하심이니라
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.para que sejam julgados todos os que não creram na verdade, antes tiveram prazer na injustiça.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.pentruca toţi cei ce n'au crezut adevărul, ci au găsit plăcere în nelegiuire, să fie osîndiţi.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.δια να κατακριθωσι παντες οι μη πιστευσαντες εις την αληθειαν, αλλ' ευαρεστηθεντες εις την αδικιαν.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.да будут осуждены все, не веровавшие истине, но возлюбившие неправду.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.Но верен е Господ, Който ще ви утвърди и ще ви опази от лукавия.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.щоб прийняли суд усї, хто не вірував правді, а кохавсь у неправді.
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.למען ידונו בל אשר לא האמינו באמת כי אם רצו בעולה׃
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.لكي يدان جميع الذين لم يصدقوا الحق بل سروا بالاثم
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.使 一 切 不 信 真 理 、 倒 喜 愛 不 義 的 人 、 都 被 定 罪
Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.使 一切 不 信 真理 、 倒喜愛 不 義 的 人 、 都 被 定罪
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod