Kimse bu söylentiye inanmayacaktır.Nobody will believe that rumor.
Böyle bir söylentiye inanmayacak kadar akıllıyım.I know better than to be believe such a rumor.
Hikayesine kimse inanmayacak.No one will trust his story.
Ona inanmayacak kadar akıllı olmalıydım.I should have known better than to believe him.
Böyle bir şeye inanmayacak kadar akıllıdır.He knows better than to believe such a thing.
Ona inanmayacak kadar akıllıydı.She knew better than to believe him.
Hiç kimse ona inanmayacak.No one will believe her.
Hiç kimse onlara inanmayacak.No one will believe them.
Hiç kimse bizi inanmayacak.No one will believe us.
Kimse inanmayacak bana.No one will believe me.
O buna inanmayacak.She won't believe it.
Az önce gördüğüme inanmayacaksın.You won't believe what I just saw.
Tom'un yaptığına inanmayacaksın.You won't believe what Tom just did.
Az önce kimi gördüğüme inanmayacaksın.You won't believe who I just saw.
Tom'un bana eski arabam için ne kadar para verdiğine inanmayacaksın.You won't believe how much money Tom gave me for my old car.
Tom ve Mary'nin balayları için nereye gittiklerine inanmayacaksın.You won't believe where Tom and Mary went for their honeymoon.
Benim yanımda kimin oturduğuna inanmayacaksın.You won't believe who sat down next to me.
Ne olduğuna inanmayacaksın!You won't believe what just happened!
Buna inanmayacaksın.You're not going to believe this.
Onlar bana inanmayacak.They won't believe me.
Tom bana inanmayacak.Tom won't believe me.
Sen buna inanmayacaksın.You won't believe this.
Belki bana inanmayacaksın.Maybe you won't believe me.
Bana inanmayacaksın.You won't believe me.
Tom bana niçin inanmayacak?Why won't Tom believe me?
Neden bana inanmayacaksın?Why won't you believe me?
Gözlerinize inanmayacaksınız.You won't believe your eyes.
Ne olduğuna asla inanmayacaksın!You'll never believe what happened!
Tom'un nasıl popüler olduğuna inanmayacaksın.You won't believe how popular Tom has become.
Tom'un bana az önce söylediğine inanmayacaksın.You won't believe what Tom just said to me.
Tom ona söylediğin tek kelimeye inanmayacak.Tom won't believe a word you tell him.
Bugüne kadar kimlerin geldiğine inanmayacaksın.You won't believe who came by today.
Sahip olduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I've got.
Duyduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I heard.
Bulduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I found.
Ne bulduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I found.
Sen buna asla inanmayacaksın.You'll never believe it.
Tom bize inanmayacak.Tom won't believe us.
Tom ona inanmayacak.Tom won't believe it.
Bugün beni kimin aradığına inanmayacaksın.You won't believe who called me today.
Bugün beni kimin aradığına inanmayacaksınız.You won't believe who called me today.
Ne olduğuna inanmayacaksın.You won't believe what happened.
Tom buna asla inanmayacak.Tom will never believe that.
Sana inanmayacaklar.They won't believe you.
Hiç kimse buna inanmayacak.Nobody's going to believe this.
Siz arkadaşlar ne olduğuna inanmayacaksınız.You guys won't believe what happened.
Bugün ne olduğuna inanmayacaksın.You're not going to believe what happened today.
Bugün başıma gelenlere inanmayacaksın.You won't believe what happened to me today.
Ne bulduğuma asla inanmayacaksın.You'll never believe what I found.
Hiç kimse Tom'a inanmayacak.No one will believe Tom.
Tom'a ne olduğuna inanmayacaksın.You're not going to believe what happened to Tom.
Sen kendine inanıncaya kadar hiç kimse sana inanmayacak.No one will believe in you until you believe in yourself.
Onun bana ne söylediğine inanmayacaksın!You won't believe what she told me!
Bugün ne olduğuna asla inanmayacaksın.You're never going to believe what happened today.
Hey, buna inanmayacaksın.Hey, you're not going to believe this.
Buna asla inanmayacaksın.You're never going to believe this.
Buna hiç inanmayacaksın.You're never going to believe this.
Buradan, manzaraya inanmayacaksın.You won't believe the view from here.
Bunda inanmayacak ne var?What's so hard to believe?
Tom'un bana söylediğine inanmayacaksın.You won't believe what Tom told me.